Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Osman Çetin Budak, Ocak ayı Olağan Meclis toplantısında Türkiye'nin ilk yüz naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan'ı kutladı.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Ocak ayı Olağan Meclis toplantısı, Osman Çetin Budak yönetiminde yapıldı.
Ocak ayı Türkiye gündemine ilişkin haberleri değerlendiren Budak, aslında gündemde olması gereken konuların Türkiye'nin şu anda ekonomi ile ilgili 2012 yılında neler yapılacağı ve neler yapması gerektiği olduğunu söyledi.
Türkiye'de en büyük sıkıntılardan bir tanesinin şu an işsizlik ve yüzde 4 büyüyeceğiz tavrı olduğunu belirten Budak, şöyle konuştu: "Geçen senenin yüzde 8 büyümesine göre yarı yarıya daha az bir büyüme. Ama bazı kurumlar yüzde 2 büyüyeceğini söylüyor. Ekonomi ile ilgili neler yapılacağı ile ilgili asıl gündem bunlar olmalı. Turizm, tarım sanayi cari açık çok yoğun tartışılmalı. Türk ticaret kanunu hatta hal yasası gibi kanunlar çıktı, bir yığın eksiklikler görüldü."
ORGANLARINI BAĞIŞLADI
Akdeniz Üniversitesinde çok önemli bir operasyonun yapıldığını savunan Budak, şunları söyledi: "Hakikaten gurur duyacağımız bir üniversitemiz, bir tıp fakültesi, öğretim görevlisi kadrosu var. Yapılan iş öyle sıradan cesaret gösterilip yapılacak iş değil. Çok ciddi bir organizasyon ve bunu yapa bilecek bir alt yapının olması lazım. Antalya'nın dünyaya duyurulması işte böyle marka tavırlar ve bilimsel çalışmalarla olur, başka şeylerle değil. Bu operasyonu özgüvenle yaptıkları için onları kutluyorum,
bundan sonrada büyük işlere imza atacaklarına inanıyorum."
Organ bağışının ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken Budak, organ bağışıyla ilgili Türkiye'de bir sıkıntı olduğunu, o yüzden de bir kampanya başlatacaklarını bildirerek "Öncelikle ben kendim burada sizlerin huzurunda organ bağışı yapmak istediğimi ifade ediyorum, organlarımı bağışlamak istiyorum, bu kampanyayı hep birlikte başlatalım ve Antalya'ya yayalım. Böyle bir başarı ancak böyle bir jestle karşılanır. Katılmanızı umuyorum" dedi.
RAUF DENKTAŞ CADDESİ
KKTC cumhurbaşkanlarından Rauf Dekntaş'ın vefatı ile ilgili olarak da konuşan Budak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Neredeyse doğduğu günden itibaren bir dava uğruna yaşamış, tüm hayatını buna adamış çok büyük bir kahramandan bahsediyoruz. Gelmiş geçmiş Türk milletinin en büyük bekası ve varlığı için çok büyük mücadeleler vermiş bir şahsiyetten bahsediyoruz, kendisine bir vefa borcu olarak Antalya'da önemli bir caddenin adının Rauf Denktaş olarak verilmesini oda olarak temenni ediyoruz."
Toplantı öncesinde yapılan anket sorgulamasından bahseden Çetin Osman Budak, Antalya'nın turizmden yeteri kadar pay almadığı soncuna da değindi, bu konuda gayret edilmesi gerektiğini söyledi.
FRANSA'NIN ARDINDAN SIRADA HANGİ ÜLKE VAR
Fransa senatosunun onayladığı yasa tasarısını da toplantının gündemine getiren Budak, Ermeni diasporasının Türk diasporundan çok güçlü olduğunu ifade etti. Fransa'nın ardından hangi ülkelerin sıraya gireceği konusunun önemli olduğunu belirten Budak, konuşmalarını şöyle sürdürdü: "Çek Cumhuriyeti dahil Macaristan da meclislerine, senatosuna bu konuyu götürmeye başladı. İki gün önce Almanya senatosunda Merkel'in yardımcısı çıktı dedi ki biz Fransa'yı destekliyoruz. Biz de böyle bir konuyu kendi meclisimize
getirebiliriz. Bunun arkasından hangi ülkeler sıraya girecek bu çok önemli."
Artık bundan sonra içerideki vatandaşlarımıza değil dışarıya iyi mesajlar vermemiz gerektiğini anlatan Budak, şunları söyledi: "Geçmişte savaşlarda mağlubiyet alınırdı, şimdi artık senatolarda alınıyor. Bu bizim için büyük bir yenilgi. Bunun karşılığı Türkiye'nin geleceği için mutlaka bir şekilde verilmeli. Burada atılacak ilk adımların birisi ilişkilerin Fransa'yla en aza nasıl indirileceğini bir şekilde Ankara'nın gündemde tutması gerekiyor. Bu Türkiye'nin onuru için kesinlikle gereklidir, ikinci
adım, konuyu mutlaka adalet divanına götürmektir."
DÖVİZ KURULU YUKARI ÇIKTIĞI ZAMAN TÜRKİYE'DE ENFLASYON YÜKSELİYOR
Dünya ekonomisinde ciddi bir sessizlik söz konusu olduğunu da ifade eden Budak, fakat her yıl yüzde 10 büyüyen Çin'de de bu durgunluğun rakamlara yansıdığını belirtti. Aralık ayında ihracatın yüzde 4 büyüdüğüne dikkat çeken Budak, şöyle konuştu: "Ara malların ithalat yoluyla ihracat içi montaj sanayisinden çıkıp gerçek yerli sanayinin desteklenmesi gerekiyor. 2000 ve 2010 arasında Türkiye Avrupa'ya ihracatını yüzde 100 civarında artırmış. Ama Çin 4 kat, Çek Cumhuriyeti 3 kat, Polonya, Romanya 3 kat
artırmış. Ama biz güya gümrük birliğindeyiz, onlar gümrük birliğinde değil, bu bir çelişki. Brezilyanın bile artışı bizden fazla. İthalatın ihracatı karşılama oranı eksi yüzde 52, çok büyük bir oran."
Son günlerde döviz kurlarının seviyesinde de yaşanan değişikliklere değinen Budak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Büyük bir mücadele ve müdahale ile döviz kurları tekrar aşağı çekildi. Bu bir tansiyon hastasının bir 20'ye bir 12'ye ya da 18'e düşmesi gibi. Bütün ekonomi inanılmaz etkileniyor. Döviz kurulu yukarı çıktığı zaman Türkiye'de enflasyon yükseliyor. Cari açık Türkiye'de her zaman 1994'ten itibaren ne zaman bu seviyelere gelmişse, Türkiye dibe vurmuş. Kriz yaşamış. Şimdi yine aynı"
ÜRETİCİ BİR KASA DOMATESTE BİR DİŞ MACUNU ALIYOR
Çözüm önerilerine ilişkin de konuşan Budak, Türkiye'de geçen yıl sadece 8 ölçekli yatırım olduğunu ve bunun da 7'sinin İstanbul'da, bir tanesinin Anadolu'da olduğunu söyledi. Tarımsal teşviklerin geçen yıl hayvancılık yatırımları ile sıçrama yaptığını, bu yıl ise yeniden düşüşe geçtiğini ifade eden Budak, sözlerini şöyle sürdürdü: "En önemlisi tarımla ilgili çok çarpıcı bir destek rakamı var. Tarımsal alanda 23 milyon lira gibi bir destek almış Antalya. 7.7 milyar lira üretim yapan 70 bin üreticiye
verilmiş destek 23 trilyon lira. Böylesine biruy almadığı soncuna da de destekle tarım gibi riskli bir sektörün ayakta kalabilmesi bir mucize. Enflasyon açıklamalarında tarımda direk bizim domates, patlıcan salatalık suçlanıyor. Salatalıktaki, biberdeki artıştan dolayı deniyor, rakamlara baktık. 2010 yılındaki rakam ortalama rakam 85 kuruş, 2011 de 89 kuruş. Üreticinin kazandığı 1 kasa domateste bir diş macunu alıyor. Olay bu kadar net ve çarpıcı."
ANKARA MERKEZLİ YAPILIRSA KORKARIM SINIFTA KALABİLİRİZ
Expo 2016 konusuna değinen Budak, şöyle konuştu: "Aslında biz bayrağı aldık geldik çok önemli bir iş başardık. Ama bir konuda da korkumu açık söylüyorum. Bu işin altından bu 4 sene içerisinde kalkabilir miyiz. Daha hiçbir şey yapmadık, sadece yerimiz belli, daha kanun çıkmadı. Her konunun Ankara'da bittiği bir konu haline getirilirse, Ankara merkezli yapılırsa bu işin bir ayağı kısa kalır. Eğer Ankara'dan bitecek bir organizasyon olursa korkarım bu 4 sene içinde dünyanın en büyük organizasyonunda
sınıfta kalabiliriz. Bu 4 sene Antalya için çok büyük bir şans. Antalya için çok doğru kullanılması lazım. 100 ülke gelecek diyoruz, 6 ay boyunca burada konuk yapacağız. Bu insanlar burada kalıp kendi kültürlerini tanıtırken Antalya'yı tanıyacaklar. Antalya'nın eksiklerinin tamamlanması gerekir."