Ulusal Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi (TUSAM) tarafından düzenlenen ''Türk Jeopolitiği ve Türkiye'nin Yeni Ufukları'' konulu panelin açış konuşmalarını yapan CHP lideri Deniz Baykal, " Türkiye'de uluslaşma süreci bırakılarak ayrıştırma sürecinin tezgahlanmasına göz yummamak gerektiğini'' ifade ederek, milliyetçiliğin Türk toplumunun çimentosu olduğunu söyledi.
Türkiye'nin ulusal bütünlüğünü içinden geçilmekte olan kritik ortamda özenle sahiplenmesi, ulusal yararlarına uygun olmayan politikalar karşısında, kararlılıkla dik durması gerektiğini belirten Baykal, ''Türkiye ulusal yararları konusunda teslimiyete sürüklenirse bunun çok tehlikeli bir domino etkisiyle, bir zincirleme teslimiyet sürecini beraberinde getirmesinden kaygı duyuyoruz'' diye konuştu.
'KİMSEDEN KORKMUYORUZ'
Türkiye'nin bölgede kendisine dayatılmak istenen politikalar karşısında kendine güvenen, kararlı ve dik durması gerektiğine dikkat çeken Baykal, Kıbrıs konusunda da sergilenen direncin sadece Kıbrıs için değil, Türkiye'nin bu coğrafyadaki konumu ile ilgili bir direnç olduğunu ifade etti. Baykal, " Türkiye'nin bir eli doğuda, bir eli batıdadır. Bir yüzü kuzeyde bir yüzü güneydedir. Biz dünyaya karşı dik duran bir ülke olmalıyız. Dünya ile ilişkilerimizi bu noktada kurmalıyız. Biz kimseden korkmuyoruz, onlar bizden korksun. Biz bin yıldır buradayız, bin yıl daha var olacağız. Rusya ile de, Avrupa ile de, Çin'le de, ABD ile de ilişki kuracağız. Bu coğrafya bizim ve yapmamız gereken içimize fitne sokmalarına izin vermemektir" diye konuştu.
'BİZDE HUSUMET YOK'
''İçimize fitne sokulmasına izin vermemeliyiz'' diyen Baykal, Türkiye'de uluslaşma süreci bırakılarak ayrıştırma sürecinin tezgahlanmasına göz yummamak gerektiğini söyledi. Milliyetçiliğin Türk toplumunun çimentosu olduğunu belirten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bu, bizi biz yapan temel değerimizdir. Bizim milliyetçiliğimiz hiçbir zaman başkalarına husumet duyan bir milliyetçilik olmamıştır. Biz düşmanlıklara hedef olduk bu coğrafyada. Varlığımızı ortadan kaldırmak için yapılmadık şey kalmadı. Milliyetçilik bizim kimliğimizdir. Biz milliyetçiliğimizle dayanışmamızı en alt düzeylerden en yukarı düzeylere çıkarıyoruz. Hiçbir etnik, inanç ayrıştırması yapmadan bu topraklarda yaşayan insanları, kader ortaklığı içinde birleştirecek bir anlayış ortaya koyuyoruz. Bu saygıdeğer bir milliyetçiliktir. Bu milliyetçilik bizim onurumuzdur, gururumuzdur, bununla iftihar ediyoruz. Biz bir imparatorluğun çocuklarıyız. Bizim milliyetçiliğimiz ayrıştırıcı değil, birleştiricidir. Düşmanlık edici değil, dostluğu öne çıkaran bir milliyetçiliktir."





