Kendisine yazılı olarak iletilen sorulara yanıt veren Çiçek, bir soru üzerine şu yanıtı verdi: ''Kapkaç olaylarında, hırsızlık ve yağma suçlarında cezalar artırılmıştır. Halbuki sorulduğunda, 'cezalar azaldı, yeterli değil de bundan dolayı bu işler oluyor' deniyor. Cezalar artmıştır, eskiden 6 ayla 2 yıl arasında olan basit hırsızlık olayı, şimdi en az 1 yıldan başlıyor, 'nitelikli hırsızlık' dediğimiz şeyin 7 yıla kadar cezası var. Elde veya üstte taşınan bir eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle bunu alıyorsanız, 3 yıldan 7 yıla kadar... Hakim isterse 7 seneden de gerekçesini gösterir, cezasını verir. Dolayısıyla bir kimse, 'cezalar azdı, azaltıldı da bundan dolayı bu suçlar işleniyor' diye bir beyanda bulunuyorsa doğruyu söylemiyor. Eğer bunu kamu görevlileri söylüyorsa, kendi tembelliğine mazeret arıyor. Bunu da bilerek söylüyorum. Oturduğu masa başından 'ben gitsem ne olacak, yakalasam ne olacak' diyorlar. Kardeşim senin görevin gidip, yakalayıp, getirip, savcıya teslim etmektir, bahane uydurmak değil. Gideceksin, yakalayacaksın, getireceksin. Ondan sonrası savcının, hakimin sorumluluğunda.''
ESAS MESELE YASAYI UYGULAMAK
Türkiye'de eskiden bireysel olan suçların örgütlü suçlar haline geldiğine de işaret eden Çiçek, ''Yani 11-12 yaşındaki çocuk kendi iradesiyle değil, onu yönlendiren bir çete var. O çeteyi bulup getireceksin'' dedi. Çiçek, Türkiye'nin probleminin yasa problemi olmadığını vurgulayarak, ''Esas mesele, uygulamadadır, insanımızdadır'' diye konuştu.





