Maxit Yapı Malzemeleri Türkiye Genel Müdürü Cem Baki Sinal, inşaat teknolojilerinin çok geliştiğini, bu teknolojilerin de Avrupa'dan önce Türkiye'ye geldiğini kaydetti. Sinal, deprem tecrübesinden sonra Türkiye'de, binaların dayanıklılığını artıracak daha önce gözardı edilen boya ve sıvanın çok önemli olduğunun görüldüğünü ifade etti. 29 ülkede üretim yapan İsveçli Maxit Grup'un, Ar-Ge konusuna ciddi bir bütçe ayırdığını kaydeden Sinal, bu sayede çok yenilikçi ürünler piyasaya çıkardıklarını belirtti.
Sinal, kısa bir süre önce piyasaya çıkardıkları, 'Airfresh' sıvalarının, havayı temizlediğini vurgulayarak ürün hakkında şu bilgileri verdi: "Nano teknoloji ile çalışan bir ürün. Pis kokuları veya rahatsız edici kokuları karbondioksit ve su buharına çevirerek ortamdan def ediyor. Bu sistemin çalışabilmesi için ortamın güneş ışığı ya da lambayla aydınlatılması gerekiyor. Kanserojen madde içeren bizim duymadığımız zararlı kokuları da dışarı atıyor. Ayrıca bu sıvanın üzerine ayrı bir boya yapılmıyor. Malzeme kendi kendini temizlediği için boyama da gerekmiyor. Fiyatı ise normal sıvanın 4 misli daha pahalı." Maxit'in 4 alanda yapı malzemeleri ürettiğini kaydeden Sinal, bunların mantolama, yapı kimyasalları, endüstriyel zeminler ve boya bölümü olduğunu belirtti. Sinal, Türkiye'de en fazla ürünü bünyesinde bulunduran firma olduklarını vurgulayarak, Maxit Group hakkında şunları söyledi:
YÜZDE 35 BÜYÜDÜK
"1986'dan beri Türkiye'de. Bu grup 120 yıllık İsveçli bir firma. 29 ülkede fabrikası bulunuyor. Bizim 100 civarında bayiimiz var. Çerkezköy'de fabrikamız var. Yıl sonuna kadar muhakkak bir fabrika daha açacağız. Türkiye olarak grubun cirosuna baktığımızda 20'inci sıradayız. Ama çok hızlı büyüyen ülkeler arasındayız. Geçen yıl ve önceki yıl yüzde 35 büyüdük. 98 yılında Maxit'e genel müdür oldum. Çok iyi bir ekibimiz var. O zaman 3 milyon dolarlık bir firmaysak şimdi 20 milyon euroluk bir firma olduk. Üretimimizin yüzde 18'ini ihraç ediyoruz ama bu oran kârlılık olarak çok daha yüksek. İç piyasaya 100 liraya sattığımız bir şeyi dış piyasaya 112 liraya satıyoruz."
BİNANIN ÖMRÜNÜ UZATIYORUZ
Binaya uyguladıkları ısı yalıtımının, 2 sezonda kendini amorti ettiğini ifade eden Sinal, "Soğutma da ise bir sezonda mantolamanın maliyetini çıkarıyorsunuz. Mantolama ile ısıtmada yüzde 50 tasarruf sağlayabiliyorsunuz. Soğutmada ise yüzde 60 tasarruf sağlanıyor. Ayrıca binanın betonunu içindeki çeliğini koruduğunuz için binanın ömrünü de uzatıyoruz. Binaların gerçek ömrü neyse onu yüzde 10-15 uzatıyoruz" diye konuştu.
AYASOYFA'NIN YENiLENMESiNE TALiBiZ
Ayasofya'nın ulusumuza emanet edilmiş bir dünya mirası olduğunu vurgulayan Sinal, şunları söyledi: "Binada ciddi yapısal sorunlar var. Biz buranın dış yüzeyinin restorasyonuna, su izolasyonunun sağlanmasına ve çatısının yenilenmesine talibiz. Dıştaki orijinal sıvayı ve orijinal boyayı üretmeniz lazım. Bunu Ar-Ge'si çok güçlü olan bir firmanın yapması gerekiyor. Biz de bu firmalardan biriyiz. Anadolu'da bir çok kervansaray var, bunların da restorasyonuna talibiz. Şu anda Dolmabahçe Sarayı'nın su yalıtımını yapıyoruz. 2-3 yıl daha devam edecek bir proje."
Özlem Kamer





