Finansinvest Yatırım Danışmanlığı Grup Yöneticisi Osman Nuri Özcan, uzun yıllar Türkiye'de yaşanan yüksek enflasyon ortamının getirdiği alışkanlıklarla hareket eden yatırımcıların, son dönemde yaşanan iyileşmeyle yavaş da olsa kabuk değiştirdiğini açıkladı. Özcan, bu konudaki değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Ancak bu gelişmeye rağmen Türk yatırımcılar kendi ülkelerine yatırım yapma ve para kazanma konusunda yabancılara oranla yavaş. Kısa vadeli düşünen ve minimum risk alan bir "Türk tipi" yatırımcı profilinden söz etmek mümkün. Türk yatırımcıların bu kadar katı olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Biraz daha hızlı hareket edip fırsatları değerlendirebilen bir yatırımcı tipi oluşmalı çünkü bu ülkede yaşıyorsunuz ama ülkeden yeteri kadar verim alamıyorsunuz, paranıza değer katamıyorsunuz. Oysa yabancılar, dışardan bakan insanlar sizden daha fazla para kazanabiliyorlar."

PARALAR REPODA

Türkiye piyasalarında yabancı yatırımcıların payının giderek arttığına işaret eden ancak bunların eskisi gibi sadece ìsıcak para" şeklinde gelmediğini vurgulayan Özcan, "Eskiden bahsettiğimiz sıcak para, o kaymağı yiyip gidiyordu. Artık doğrudan sermaye yatırımlarıyla yabancılar da elini taşın altına koyuyor bizimle beraber. O sermayeyi ve yatırımı bu ülkeden kaldırıp götürmesi o kadar kolay değil. Dolayısıyla yabancı yatırımcı vadeyi uzatmış oluyor" dedi. Yabancıların şirket veya arazilere ödedikleri yüksek meblağlar sayesinde varlıkların değerinde de bir artış yaşandığına dikkat çeken Özcan, "Türk yatırımcısı da hızlı hareket edip, kendi ülkesinin ekonomisine güvenen tarzda yatırımlar yapması gerekiyor ki para kazanabilsin. Hâlâ likit fonlar ve repolarda park etmiş olan ciddi miktarda atıl bir kapasite var. Bunun bir şekilde ekonomiye kanalize olması gerekiyor" değerlendirmesi yaptı.

UÇ SENARYOLAR OLMAZ

Uzun vadeli bakıldığında, likitte kalmanın çok avantajlı olmadığını söyleyen Özcan, yerli yatırımcılarda da kısa vadeli likit varlıklardan daha uzun vadeli yatırım araçlarına dönüş yaşandığını belirtti. Yaşanacak iki seçime ve bunların sonuçlarına ilişkin kafalarda çok sayıda soru işareti olmasına karşın, bu iyileşmenin sürmesini beklediklerini ifade eden Özcan, şöyle konuştu: "Yaşanacak şeylerin boyutuna ve niteliğine bağlı olarak, kırılmalar yaşanır veya yaşanmaz. Ama bizim gördüğümüz şu ki, o bahsettiğimiz hem pozitif hem negatif yönde en uç senaryolar gerçekleşmeyecek gibi duruyor."

LİRA'YA TALEP ARTACAK

İhracat ve cari açık tarafında "aşırı değerli" tartışmaları süren Türk Lirası (TL), yatırım ve tasarruf tarafında da ağırlık kazanıyor. Yatırımcıların tercihini TL'den yana kullandığını kaydeden Özcan, "Yurtdışından Türkiye'ye bu kadar sermaye geldiğini konuşuyoruz; bu kadar dövizin bol olduğu bir yerde döviz fiyatlarının yukarı yönde hareket etmesi gerçekten zor" dedi. Gelişmelerin, TL'nin önümüzdeki dönemde de değerli kalmaya devam edeceğini gösterdiğini söyleyen Özcan, "Bu ülkedeki yatırım araçlarının getirisinin yüksek cazibeli olduğu ve bu yüzden de TL talebinin artacağı" görüşünü taşıdıklarını belirtti. Hisse senedine yatırımın ise bunlardan bağımsız, bambaşka birşey olduğunu vurgulayan Özcan, şu an borsadaki şirket ederlerinin çok ucuz olmadığına da işaret etti.

Mine ZEYBEKOĞULLARI / İSTANBUL