Ankara Valiliği tarafından Hilton Oteli'nde düzenlenen Anadolu Sağlık Turizmi Zirvesi'ne Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Koç'un davetlisi olarak Ankara'da bulunan Tunus Turizm Bakanı Tijani Haddad ve sektör temsilcileri katıldı. Zirvede bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin asıl sınavının bundan sonra başladığına işaret ederek başarıların devamını getirmek, ulaşılan hedefleri daha ileri hedeflerle değiştirmek adına daha çok çalışmak ve daha çok üretmek mecburiyetinde olduklarını ifade etti. Türkiye'nin büyüme sürecinde turizm sektörünün, ekonomiye en fazla katkıda bulunan sektörlerden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, Hükümet olarak bu potansiyeli ilk günden görerek turizmcinin önünü açma, yatırım yapanlara azami desteği sağlama gayreti içinde olduklarını söyledi. Turizm sektörünün önümüzdeki 10-20 yılını planlamak için reform niteliğinde düzenlemeler gerçekleştirdiklerini kaydeden Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye Turizm Stratejisi Eylem Planı'nın hazırlandığını anlattı. Erdoğan, böylece Türk turizminin yakın, orta ve uzun vadedeki yol haritasının ortaya çıkarılmış olduğunu dile getirdi. Erdoğan, bu planı sektörün düşüncelerini alarak, öneri ve uyarılarını dinleyerek hazırladıklarını kaydetti. Son 25 yılda turizm açısından büyüyen bir Türkiye olduğuna işaret eden Erdoğan, 2005 yılında Türkiye'nin en çok turist çeken ülkeler sıralamasında 9. sırada, turizm gelirleri sıralamasında ise 8. sırada yer aldığını hatırlattı. Erdoğan, " Bundan da önemlisi Türk turizminin, artan büyüme grafiği ile dünyada 1. sırayı yakalamış olmasıdır" dedi. Turizm gelirlerinin ihracata oranının 1980 yılında yüzde 13 iken 2005 yılında yüzde 25'e yükseldiğini bildiren Erdoğan, turizm gelirlerinin GSMH'ya oranının ise yüzde 5 olduğunu açıkladı. Turizm konusunda ilk günden beri ısrarla birşey söylediklerini hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu: " Turizm, deniz, kum, güneş üçgenine mahkum olmamalıdır. AK Parti iktidarı olarak biz bunu reddediyoruz. Türk turizmi içinde bunun bir yeri ve ağırlığı var, inkar etmiyoruz ama Türkiye insanlığa sunabileceği çok daha büyük bir zenginliğe sahip" .
Türk turizmini destinasyon odaklı ve çok fonksiyonlu olarak geliştirmek ve tüm yurda yaymak yönünde çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Başbakan Erdoğan, 12 aya, 4 mevsime yayılan bir turizmin Türkiye'de egemen olmaya başladığını dile getirdi. Erdoğan, hedefler yüzde 100 vurulduğunda olayın çok daha farklı bir alanda kendini hissettireceğini bildirdi. Termal, kış, yayla, kültür, inanç, golf, kongre ve fuar turizmi gibi çok çeşitli alanlarda oluşan birçok destinasyon bulunduğuna işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin tüm bu alanlarda çok zengin bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Sağlık turizminin son yıllarda ağırlığı gittikçe artan, büyüme potansiyeli çok yüksek, tek başına bir sektör haline gelebilecek bir alan olduğunu vurgulayan Erdoğan, önümüzdeki dönemde Türkiye'yi sağlık turizmi alanında önemli ülkelerden biri haline getirmek için biraraya geldiklerini belirtti. Erdoğan şunları kaydetti: " İçte bu kolay ama dış turizmin buraya yönelmesi için bu, çok önemli bir teşvik ve tahrik unsuru olacaktır. Biz artık iş işten geçmeden yol haritamızı çıkarmanın gayreti içinde oluyoruz. Bu arayış hem Hükümet olarak bizim, hem de turizm sektörünün arayışıdır. Kalkınmanın birinci adımı planlamadır. Göreceksiniz ki gelecek yıllarda bu planlama, neticesini verimli şekilde ortaya koyacaktır. Bir planınız olmazsa yıllarca yerinizde sayarsınız da haberiniz olmaz" .
Başbakan Erdoğan, 2006 yılı verilerine göre 1 milyar civarında olan yatak kapasitesinin 2013 yılında 1.5 milyona yükseleceğini, 21 milyon olan yabancı ziyaretçi sayısını ise 2013'te 40 milyona yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi. Erdoğan, 2006'da 16.8 milyar Dolar olan turizm gelirinin, aynı trendin sürmesi halinde 2013 yılında 50 milyar Dolar olarak gerçekleşeceğini duyurdu. Başbakan Erdoğan, 2007 yılının ilk 3 ayına ilişkin turizm rakamlarını bir müjde olarak vereceğini bildirdi. 2006 yılında, 2005'e göre ufak bir sıkıntı olduğunu ve yüzde 7 oranında düşüş yaşandığını hatırlatan Erdoğan, turizm mevsimi olmamasına rağmen 2005'in ilk 3 ayında Türkiye'ye 2 milyon 504 bin turistin geldiğini hatırlattı. Erdoğan, " 2007'nin ilk 3 ayında ise 2 milyon 600 bin kişi ülkemize gelmiş durumda. 2005 yılı zirveydi. 2006'da biraz gerileme oldu. Bu rakam ise 2005'teki zirveyi aştı" dedi. Erdoğan, İstanbul'da yaşanan artışın yüzde 30, Antalya'daki artışın yüzde 8.58, İzmir'deki artışın yüzde 60, Muğla'daki artışın ise yüzde 54 olduğunu bildirdi. Aynı sesi Erzurum'da da duyacaklarını ifade eden Erdoğan, Üniversite Kış Oyunları ile birlikte Erzurum'un Kış Olimpiyatları için önemli bir merkez haline geleceğini belirtti. Erdoğan, Erzurum ve Sarıkamış gibi merkezlerin ulaşım açısından da sıkıntı yaşamadıklarına işaret ederek, İstanbul'dan Uludağ'a gitmek isteyen bir vatandaşın 3.5-4 saatten önce Uludağ'a varamayacağını, İstanbul'dan Erzurum ya da Kars'taki merkezlere ulaşımın ise en fazla 2.5 saat olduğunu dile getirdi. Bu merkezlerin karının da çok güzel olduğunu vurgulayan Erdoğan, " Elinde sıkman mümkün değil. Kum gibi dağılıyor. Bunlar dünyada istisna. Allah bize vermiş bu nimeti, bunları değerlendireceğiz" şeklinde konuştu. Erzurum'a giden bir turistin orada farklı medeniyetleri de görebileceğini belirten Erdoğan, dünyada bunun örneklerinin fazla bulunamayacağını bildirdi. Erdoğan, " Davos derler. Davos'ta tarih yok, sadece kar var" dedi.
Bu tablo içinde termal turizme önemli bir rol biçtiklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin jeotermal kaynaklar açısından dünyanın en zengin 7 ülkesi arasında yer aldığını vurguladı. Bu tesisleri de geliştirmeye başladıklarını anlatan Erdoğan, hedeflerinin Türkiye'yi dünyanın en büyük termal destinasyon ülkesi haline getirmek olduğunu kaydetti. Turizm sektörünü çok bireyli bir aile gibi gördüklerini vurgulayan Erdoğan, " Bu ailenin aynı duyguda birleşmesi, aynı çizgide uyum içinde, dayanışma içinde ilerlemesi ülkemiz açısından çok önemli. Ben bu iradeyi sektörümüzde görüyorum. İnşallah geleceğimiz de bu iradeden doğan enerji ile, sinerji ile aydınlanıyor" diye konuştu.