Biz Türkler'in, yeni ve yaratıcı fikirlere yatkınlığı, bu yönde geliştirilen ürünleri kullanmada da Avrupa ülkelerinin çoğundan çok önde olduğumuz, AB'nin araştırma kuruluşu Eurobarometre tarafından da tescillendi. Eczacıbaşı CEO'su Erdal Karamercan'ın açıkladığı araştırmada, AB, üye ve üye olacak ülkelerin nüfuslarının inovasyona yatkınlığını ölçmeyi hedefledi. Araştırmada aldığımız oranları açıklayan Karamercan, bu alanda AB ortalamasının üzerinde olduğumuzu belirtirken, "Gelecek için çok umutlu sonuçlar çıktı. Ancak, hâlâ proje üretmede ve patent almada zayıf olduğumuz da bir gerçek" dedi.
PATENT SAYISI ARTMALI
Karamercan'ın açıklamasına göre, araştırmada Türkler, yüzde 25 oranla, yeniliklere karşı heyecan taşıyan bir nüfus olarak görülüyor. AB'de bu oran yüzde 11. Türkler'in oranı yüzde 71 iken, AB'nin ortalaması yüzde 57'de kalıyor. Yine Türkler, yeni ürünleri aile ve arkadaşlarıyla paylaşmada yüzde 35'lik paya ulaşırken AB ortalaması yüzde 28'lerde seyrediyor. Eczacıbaşı Topluluğu'nun bu yıl 8'incisi düzenlenen "Yaratıcı ve Yenilikçi Buluşmalar" toplantısında paylaşılan bu bilgileri değerlendiren ünlü yerli ve yabancı CEO'lar, "Türkler, fikir bazında yakaladıkları bu düzeye, proje ve patent sayısını artırmada da ulaşırlarsa, AB'nin en aktif ülkesi olurlar" dediler.
TURKCELL, MICROSOFT'TAN DAHA KOMPLEKS YAPIDA
Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, firmasının yeni vizyonunu anlatırken, Türkiye'deki teknik üniversitelerle sıkı bir işbirliğine gidileceğini ve bu yolla yenilikçi birçok ürüne imza atmak istediklerini söyledi. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı toplantıda Ciliv'e ilginç sorular soruldu. Kendisinin daha önceki firması Microsoft'la şimdiki firması Turkcell'i nasıl kıyasladığı sorusuna Ciliv, şu cevabı verdi: "Turkcell çalışanlarının çok daha yenilikçi olduğunu söylemeliyim. Microsoft'un bir dev olmasına rağmen daha basit ve pratik bir yönetime sahipti. Turkcell'de ise daha kompleks bir durum var. Ayrıca, Microsoft'ta çalışanlar, daha kurum aidiyeti taşıyorlar, Turkcell'de bu biraz eksik. Sanırım, Microsoft çalışanları arasında, kurumdan hisse sahibi olanlar var, onun için böyle. Bence, Türkiye'de de artık firmalar, sürdürülebilir büyüme ve şirket kültürü için çalışanlarına hisseler vermeliler. Bu durum, elemanların markaya ve kuruma bağlılıklarını artırıyor." Ciliv, Turkcell'in bir Türk ve dünya şirketi olarak gelecek vizyonunda yakında açıklanacak yeni projeleri de yürürlüğe koyacaklarını ve bilgisayara ihtiyaç hissetmeden bir cep telefonuyla insanların her işini göreceğini söyledi.
AKIL, KURESEL ISINMA iCiN DE CARE BULACAK
Son dönemlerde inovasyon, rekabet ve yeni iş trendlerinde yazdığı kitaplarla ülkesi ABD'de sık sık "en çok satan yazarlar" listesine giren Daniel H. Pink, kendi deyimiyle "Kavram çağı"nın yaşandığı küresel düzende hızlı, etkin ve küçük olan şirketlerin ve grupların başarılı olacağını söyledi. Kitaplarında geleneksel akla meydan okuyarak yepyeni bir aklın doğduğunu savunan Pink'e göre, sağ beynin hakimiyet kuracağı yeni dönemde en çok ihtiyaç duyulan yetenekler, tasarım, öykü, ahenk, empati, oyun ve anlamdan oluşuyor. Pink, "Biz Türkler, size uygun davranıyor ve en çok sağ beynimizi kullanıyoruz. Bu bize gelecekte başarıyı getirir mi?" sorusuna, "Sizi fazla tanımıyorum ama İstanbul'da katıldığım seminerlerde çok yaratıcı insanlara rastlıyorum. Hem batının hem de doğunun özelliklerine sahipsiniz. Yeni çağda ekonomik başarılar size yakın" cevabını verdi. Pozitif düşünmenin yeni ve teknolojik ürün yaratmada büyük etkisi olduğunu ifade eden Pink'le söyleşimizde, Türkçeye de çevrilen "Aklın Yeni Sınırları"ndan da söz ettik. Kapitalist sistemde insan aklının nereye ulaşacağını, küresel ısınmaya ve bitmeyen savaşlara nasıl çözüm bulacağını sorunca şu cevabı verdi: "Aklın sınırı yok, sonsuzluğa uzanıyor. Hangi noktaya gideceğini bilemeyiz. Akıl, küresel ısınmaya çevreye zarar vermeyen, doğa ile uyumlu yeni teknolojik ürünlerle çare bulacaktır. Savaşların bitmesine ise bir şey diyemem. Çünkü, silah üreticileri de beyinlerini bu yönde kullanmaya devam edecektir."





