Kütahya'nın öyle bir coğrafyası ve konumu var ki, Ankara, İstanbul ve İzmir'e 300 kilometre mesafede bulunuyor. Yani, üç büyük kentin göbeğinde yer alıyor. Son yıllarda Kütahya, önemli ataklar yaptı. Kütahyalı firmalar da bu atağa katıldı ve birçok marka öne çıktı. Güral Porselen'in marka anlamında başı çektiği kentte özellikle inşaat sektörüne malzeme üreten firmalar ile madenciliğin patlama yapacağına kesin gözüyle bakılıyor. Çünkü, Kütahya, Türkiye'nin bor rezervinin en çok olduğu illerin baş sıralarında geliyor. Kentin topraklarında bor yanında, kalsit, kömür, feldispat, quartz da bol bulunuyor. Bu madenler, kendilerine gönül verecek girişimcileri bekliyor. İnşaat sektöründe ve özellikle yapı kimyasalları alanında çalışan Aragonit, Kütahya'nın hem yurtiçinde hem de yurt- dışında adını duyuran, öne çıkan markaların başında geliyor. Marka olmak kolay değil. Markalaşmak, kimi zaman aile şirketleri için birkaç nesilin hırsla, inanç ve azimle durmadan kendilerini yenilemelerini, doğru vizyona yönelmelerini gerektiriyor.
DEDE MESLEĞİNDEN KÜRESEL OYUNCULUĞA
Kütahya'nın en eski marangozu olan dedesi İbrahim Eskioğlu, hemşehrilerinin gönlünde öyle taht kurmuş ki, evine ahşap eşya yaptırmak isteyen ona koşarmış. Hayat böyle devam ederken oğlu Bekir Eski de aile mesleğini sürdürmüş epey süre. Sonra bakmış, düzen değişiyor, iki oğlu Umut ile Tolga da büyüyor, marangozluk da eskisi gibi gözde değil, inşaat malzemeleri ve en çok para edeni yapı kimyasallarına yönelmiş. Aragonit markasının temellerini o atmış, işini de üretime yöneltmiş. Şimdi şirketi yöneten oğulları küresel piyasalarda iyi oyunculuk sergiliyorlar. "Kardeşim Tolga işin beynidir" diyen ağabey Umut Eski, Aragonit'in öyküsünü anlatırken, serüvende nasıl başarıyı yakaladıklarının ipuçlarını da veriyor. Kütahya Organize Sanayi Bölgesi'ndeki tesislerinde günde 500 ton yapı kimyasalları üreten Aragonit, kendi alanındaki büyüklere adeta meydan okuyor. Firmanın en büyük kozu, müşteri memnuniyeti çalışmalarına önem vermesi. Dıştan bakıldığında 50 kişinin çalıştığı tipik bir Anadolu KOBİ'si olan firma, yaratıcı çözümleriyle büyüklere taş çıkartıyor.
USTALARIN KULUBÜ VAR
Örneğin ürünlerini kullanan ustaları bir arada tutmak, çeşitli promosyon ve hediyelerle ödüllendirmek için "Aragonit usta kulübü"nü yaşama geçirmiş. Kulüp üyesi ustalara iş tulumu, şapka, kartvizit (üzerinde Aragonit logosu olan) üye kartı veriliyor. Özel günlerinde Aragonit bayileri ellerinde pastaları ile ustaların kapılarını çalıyorlar. Ayrıca tüm bayi ve müşterilerin aynı platformda iletişim kurduğu iki adet Aragonit yahoo grubu oluşturulmuş. İnternet üzerinden bayiler, ustalar ve Aragonit sürekli iletişim halinde. En önemli uygulaması ise "Müşteri velinimetimizdir" sloganını lafta bırakmayarak, tüm müşterilerine bir yıllık Genareli Ferdi Kaza Sigortası hediye etmesi.
11 KİŞİLİK ÖZEL EKİP SÜREKLİ TÜRKİYE'Yİ GEZİYOR
Dedeniz ve babanız yerel bir meslek olan marangozlukta söz sahibiyken, firma nasıl zirveye çıktı?
Dedem de, babam da, marangozluk ve mobilya işinde gerçekten adını duyurmuş kişiler. Babam, bakmış ki mobilya sektörüne çok firma girip çıkıyor; inşaata geçmiş, daha geniş bir alan ve ürün yelpazesi de geniş. Kütahya'da bu işi yapan kişi sayısı da fazla yok. Boş ve yükselecek bir dalda ilerlemiş, hem de sermaye birikimi sağlamış. 1996'dan bu yana 2 milyon doları aşkın yatırım yaptık. ISO belgeli tesislerde 4 temel grupta 67 çeşit ürün imal ediliyor ve 23 ülkeye ihracat yapılıyor. Bu alanda 1000'den fazla firma bulunuyor. Biz, ilk 10 firmanın içindeyiz. Halen 1000 bayimiz var. 4 binin üzerinde noktaya ulaşıyoruz. Sürekli Türkiye'yi gezen 11 kişilik ekip, ellerinde çanta dolaşıyorlar. Bu ekip, her ilin nabzını tutmanın yanında bayilerle ilgili de bir tür kalite kontrol misyonu üstleniyorlar.
Yaptığınız iş tam anlamıyla nedir?
XPS denilen Isı Yalıtım Levhaları ile fabrikaları giydiriyoruz. Bunu da 45 ürünle yapıyoruz ama sayı yakında 80'e ulaşacak. Toplu parasit sayısı ile 400'ü geçecek. n Aragonit'in özel bir anlamı var mı? Aragonit adı altında 108 ürün var. Aragonit, mermerin oluşma hali olan kristal kalsiyum karbonat anlamına geliyor. Kristal kalsit yani. İlaç, deterjan, plastik sanayinde de kullanılıyor. Denizli ve Muğla'dan hammadde sağlıyoruz. AB ile ilgili tüm standartlara sahibiz. ISO 9001: 2005, ISO 14001 var. Şimdi OHSOS için çalışılıyor.
Şirketin yeni işleri nasıl yönlendiriliyor?
Markamızın kurmayı, kardeşim Tolga'dır. O bir maestro gibi inanılmaz öngörü ve piyasa bilgisi ile yeni yatırımlara, yeni ürünlere karar verir.
CAD VE ORTA AFRiKA'DAN SONRA SIRA AMERiKA'YA GELİYOR
İnşaat sektörü geçen yıllarda aşırı daraldı. Firmanızı nasıl ayak tuttunuz?
Sektörün yüzde 70 daraldığı 2001 ekonomik krizinde bile kalite ve fiyattan taviz vermedik. Evet, doğrusu büyük sıkıntı çektik. Ama sektöre kalitemiz çok iyi olacak, fiyat da pahalı olacak diyerek girdik ve başardık. Biz zoru seven bir firmayız.
Geçen yıl inşaatta iyi bir yıl yaşandı. Bu durum size ciro olarak nasıl yansıdı?
Geçen yıl, ciromuz 5 milyon dolar civarında oldu. Hatta yeni yatırım kararı aldık. 3 milyon dolarlık bu yatırımla alçı fabrikası kuruyoruz.
Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz?
Pek keşfedilmeyen ihracat pazarlarını seçiyoruz. Çad, Orta Afrika ülkeleri gibi pazarlara giriyoruz. Yeni hedefimiz, gelişmiş pazarlarda rekabet. Avrupa'nın en büyük yapı marketleri zincirleriyle çalışma hedefimizi ilk Macaristan'la başlattık. 5 milyon dolarlık anlaşma imzaladık. Ardından ABD'de pazar arayışlarımız var, buralara yöneliyoruz.
Marka bilinirliğinizi nasıl artırıyorsunuz?
Markamıza sürekli yatırım yapıyoruz. Aragonit'in reklamları ulusal kanallarda yayınlanıyor. Birçok TV programına sponsorluk yaptık. Bu sponsorluklarımız 2005'te 500 bin doları geçmişti.
KÜTAHYA KENDiSiNi KESFEDECEKLERi BEKLiYOR
Umut Eski, yaşadığı kente daha fazla yatırım yapılması için özellikle Kütahyalı olup da başka şehirde yaşayan işadamlarından destek bekliyor. Türkiye genelinde 4 bin 500 işadamına yatırım davet mektubu gönderen Eski, bunu niye yaptığını şöyle anlatıyor: "İstanbul, Ankara ve İzmir'e aynı uzaklıkta, 300 kilometre mesafede olan ilimizin önemi gelecek yıllarda daha iyi ortaya çıkacak. Kalkınma alanında öncelikli iller kapsamına alınmasıyla Kütahya'ya daha çok yatırımcı gelmesi için her türlü kolaylığı sağlıyoruz. Tarihe tanıklık etmiş, tarih kokan, Evliya Çelebi'nin kenti, Germiyanbeyliği'nin başkenti, Beylerbeyliği'nin başkenti, Osmanlı padişahı Yıldırım Beyazıt'ın vakfettiği topraklar, Şair Şeyhi'nin şehri olan ve 650 bin nüfusu ile bakir tabiatı, potansiyel kaynaklarıyla keşfedilmemiş bir yerdir Kütahya. Bu şehir şimdi yatırımları bekliyor. Organize Sanayi Bölgesi'nden başlayıp büyüyen yatırımlar artarak devam ediyor. Gelecek girişimciler için her zaman kapımız açık."
iKiNCi ORGANiZE DOLARSA KENT KABUĞUNU KIRACAK
Umut Eski, aynı zamanda Kütahya Genç İşadamları Derneği Başkanı. Kentin gelişmesi için elbirliğiyle çalıştıklarını belirtirken, kentteki 1. Organize Sanayi Bölgesi'nin (OSB) tümüyle dolduğunu, yakında faaliyete geçecek ikinci OSB'nin dolmasıyla da Kütahya'nın kabuğunu kıracağını düşünüyor. Eski yıllara oranla kentin yatırım almaya başladığını belirten Eski, yatırım için sermayeden başka kriterlerin de yerine getirilmesi gerektiğini söylüyor. Kütahya'nın en büyük sıkıntısının yetişmiş eleman noktasında olduğunu belirten Eski, girişimcilerin daha fazla gelmesi ve kaliteli insan sayısının artması için kentte sosyal hayatın da tatmin edici düzeye getirilmesi için çalıştıklarını anlatıyor. Doğalgazın girdiği kentte 15 yıl önce kurulan Dumlupınar Üniversitesi'nin de kentin gelişmesine büyük katkıda bulunduğunu söylüyor.
PERİHAN ÇAKIROĞLU





