Dolayısıyla Türkiye'de olabilecek herhangi bir türbülanstan onlar da çok ciddi sıkıntı duyarlar. O nedenle artık menfaatlerimiz ortaktır" dedi.
ASIL TEHDİT DIŞARIDAN GELECEK
2007 yılı içerisinde seçimler dolayısıyla rakamlarda küçük sapmalar olsa bile, seçimler sonrası düşünülüp, biraz uzun dönemli bakıldığında ivmenin yukarı doğru ve olumlu olduğunu ifade eden Eroğlu, " Türkiye ekonomisi için ana tehdidin global likiditeden geleceğini bir kere daha belirtmek istiyorum. İç dinamikleri biz artık kendimiz çözebiliriz; o erişkinlikteyiz. Ama global piyasalardan gelebilecek tehditleri ekonomimizin hemen karşılaması çok kolay olmayacaktır" diye konuştu. Bu yüzden ülke içinde yabancı-yerli sermaye ayrımı yapılmaması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, " Unutulmamalı ki eğer sermaye için bir tehdit varsa, herkes için vardır demektir" görüşünü dile getirdi.
ÖZEL SEKTÖR SINIRIN ÜZERİNDE
Özel sektörün taşıdığı kur riskine ilişkin olarak da " 2001 krizinden bu yana finans sektörü olarak kendimize çeki düzen vermiş olmamıza rağmen, reel sektörde bu çeki düzen verme işleminin çok net olmadığı" yorumunu yapan Eroğlu, ancak süreç içinde özel sektörün de kur riskine duyarlılığını asgariye indirecek tarzda hareket edeceğini belirtti. " Reel faizimiz TL üzerinde yüksek olduğu sürece yatırım yapabilmek için yabancı paradan başka alternatifi kalmayan özel sektörümüz, bu yabancı paradan taşıdığı yatırım risklerini bir şekilde hedge etme yollarını aramalıdır. Ya da yönetilebilecek miktarda yabancı para riski taşımalıdır" diyen Eroğlu, yönetilebilirlik anlamında, çok net olmasa da özel sektörde görünen rakamların toplam içerisinde büyük olduğunu dile getirdi.
Mine ZEYBEKOĞULLARI / İSTANBUL





