BAĞIMSIZ DURUŞUNU BOZMADI
"MÜSİAD bugünlere ulaşırken 'Yüksek Ahlâk-Yüksek Teknoloji' ilkesini bayraklaştırdı. Daha fazla yatırım, istihdam, üretim ve ihracat amacıyla reel sektörün üreten kesiminin sorunlarına çözümler aradı. Dış rekabeti benimsedi; her zaman üretimde ve tüketimde milli hassasiyet bilinciyle hareket etti. Hükümetler ile olan ilişkilerinde yapıcı yaklaşımı yanında doğruları vurgulayan, çözümler öneren anlayışını ve bağımsız duruşunu hiçbir zaman bozmadı. Reel sektörün gelişmesine önemli katkılar sağlayan, iş dünyasına güçlü aktörler kazandıran MÜSİAD, gerçekleştirdiği projeler ve faaliyetlerle sadece iş dünyamızda değil, halkımızın da gönlünde haklı bir itibar ve saygınlık kazanmıştır." Sivil toplum kuruluşlarının öneminin her geçen gün daha fazla anlaşıldığını vurgulayarak, MÜSİ- AD'ın "sokaktaki insanın, esnafın, işadamının sesi, temsilcisi ve vicdanı" olduğunu dile getiren Ömer Bolat, "17 yıldan beri bu sesin, vicdanın getirdiği sorumluluğa layık olmak için çalıştık ve çalışmaya da devam edeceğiz. MÜSİAD, inandığı doğruları hiçbir etki ve endişeye kapılmadan cesaretle ve kararlılıkla savunmuştur ve savunmaya devam edecektir" şeklinde konuştu.
MÜSİAD Türkiye ile büyüyor.
Ömer Bolat, bu yıl 17. kuruluş yıldönümünü kutlayan MÜSİAD'ın "Anadolu'nun teşebbüs gücünü temsil eden" bir başarı öyküsü olduğunu vurguladı
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) kuruluşunun 17. yıldönümünü kutluyor. MÜSİAD'ın 17. kuruluş yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Genel Başkan Dr. Ömer Bolat, "Bugün, geçmişe dönüp baktığımızda gururla görüyoruz ki, Türkiye büyüdükçe MÜSİAD, MÜ- SİAD büyüdükçe Türkiye büyüyor" dedi. Bolat, 5 Mayıs 1990'da bir grup işadamının öncülüğünde, "Yüksek Ahlâk-Yüksek Teknoloji" ilkesi ile yola çıkan MÜSİAD'ın bugün, Anadolu'ya yayılmış 28 şubesi, 2 bin 700 üyesi, ayrıca 1000 genç girişimciye sahip Genç MÜSİAD oluşumuyla, sürekli büyüyen ve gelişen dinamik bir sivil toplum kuruluşu olmayı başardığını dile getirdi. MÜSİAD'ın "yerliliği, üretimi ve bereketi, dışa açılmayı ve Anadolu'nun teşebbüs gücünü temsil eden" bir başarı öyküsü olduğunu belirten Ömer Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:





