Karayalçın, partisinin MYK toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, 3 Kasım 2002 yılından bu yana ülkedeki gelişmeler dikkate alındığında sol iktidara duyulan ihtiyacın giderek arttığını ifade etti. Sol değerleri öne çıkarmadan cumhuriyetin temel değerlerinin korunamayacağını savunan Karayalçın, sol partilerin bir iktidar seçeneği oluşturması gerektiğini dile getirdi.

Karayalçın, ''SHP'nin ve 10 Aralık hareketinin içinde yer almadığı bir birliktelik, halkımıza sol seçenek diye sunulamaz. Sol birliktelik içinde kimlerin yer alacağını parti yöneticileri değil, halkımız karara bağlayacaktır. Bana göre de bu karar verilmiştir'' diye konuştu.

''HERKESİ SOL İTTİFAKI İNŞA ETMEYE ÇAĞIRIYORUM''

Halkın, solun iktidarına katkıda bulunacak partileri ve kişileri Türkiye'nin meydanlarında yapılan açık hava toplantılarında göreve çağırdığını belirten Karayalçın, şöyle devam etti: ''Kimse sosyal demokrat siyaset alanını tekelleştiremez. Sosyal demokrat siyaset alanı, sol alan yalnızca çalışanların, üretenlerin tekelindedir. Amaç, milletvekili seçilme ya da milletvekili seçtirmek değildir. Amaç, AKP iktidarından mümkün olan en kısa sürede kurtulmaktır. Konuya böyle yaklaşılmalıdır. Bu düşüncelerin ışığında herkesi, AKP'nin iktidarından en kısa sürede kurtulmak için en güçlü şekilde sol ittifakı inşa etmeye çağırıyorum.''

Karayalçın, bir gazetecinin ''CHP'den bir çağrı aldınız mı?'' sorusu üzerine ise ''Bize halktan çağrı geldi. Bizim için önemli olan, halkın çağrısıdır. Ben de zaten o çağrının gücüne dayalı olarak bunları söylüyorum'' yanıtını verdi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile 1 Mayıs günü Ali Dinçer için taziye ziyaretinde bulunmak amacıyla bir araya geldiğini hatırlatan Karayalçın, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve parti yöneticileri ile 10 Aralık Hareketi'nin sözcüleriyle ise yaklaşık 2 aydan bu yana ittifak konusunda görüştüklerini, söyleştiklerini söyledi.

Karayalçın, ''Şimdiye kadar bir araya gelemeyenler, CHP ve DSP bu görüşmeleri yapmaktalar. Bunun çok doğal sonucu olarak en geniş birlikteliğin inşa edileceğine içtenlikle inanıyorum. Bunun böyle olmasının gerekli ve zorunlu olduğunu biliyorum. İnsanlarımızın mesajlarını da bu doğrultuda değerlendiriyorum'' diye konuştu.