Yüce Divan'da yaklaşık 2 yıldır yargılanan eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer ile eski Enerji Bakanı Zeki Çakan'ın davasında dün savunmalar vardı. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç başkanlığında toplanan Yüce Divan'da Ersümer'in avukatı Bülent Acar, mahkemeye 2 klasör halinde 704 sayfalık savunma dilekçesi sundu. Acar, daha önce verdikleri dilekçelerle birlikte toplam savunmanın 800 sayfayı geçtiğini söyledi. Davanın dünkü duruşmasına Ersümer'in gözyaşları damgasını vurdu. Ersümer, TBMM Soruşturma Komisyonu'nun görevde bulunduğu süre içindeki tüm işlemleri ayrı ayrı incelediğini belirterek, "Bütün hasmane tavırlarına rağmen bakanlık dönemimde DSİ tarafından ihalesi gerçekleştirilen 357 trilyon bedelle 28 baraj, 47 trilyon bedelle 77 ihale ile ilgili hiçbir tespit, işlem, iddia ileri sürülememiştir" dedi. Ersümer, 3 ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, "3 ayrı olur ve her olurda bir tek imzam var. Bütün iddia bu tek imzam üzerine kurulmuş. Bu imzalarıma eklemlendiği ileri sürülen ne bir fiil ne de bir beyan söz konusu değildir" diye konuştu.

HAKSIZLIK YAPILDI

"Ne kendime, ne başkasına ne maddi ne manevi ne de siyasi bir menfaat temin etmedim"diyen Ersümer, "Yaptığım her işin yasaya, mevzuata uygun olmasına dikkat ettim. Bana büyük bir haksızlık yapılmıştır" dedi. Ersümer, kendisi hakkındaki suçlamaların "siyasi husumet ve garez" sonucu olduğunu savundu. Avukat Bülent Acar, müvekkilinin öncelikle beraatini istedi. Acar, lehe olan yasaların uygulanmasını isterken, zaman aşımına dikkat çekti. Yargıtay Cumhuriyet eski Başsavcısı Nuri Ok, mütalaasında Ersümer için 3 ihaleye fesat karıştırmaktan 36 yıla kadar hapis cezası istemişti.

MAL VARLIĞIM ARTMADI, AZALDI

Ersümer, gözyaşlarını tutamadığı savunmasında şunları söyledi: "Ben bu ihaleleler fesat karıştırdım da ne oldu mesela, benim, annemin, eşimin, oğullarımın, yeğenlerimin, kuzenlerimin hasılı efradı sülalemin hayatı, yaşam şartları, hayat tarzları halkın gözü önündedir. Aleme muhtaç olmadan, sahip olduklarımızı da çarçur etmeden, bugüne kadar mütevazi hayatımızı sürdürdük. Sonunda Ankara'da oturduğum 18 milletvekili kooperatifinde 14 yıl bekledikten sonra edindiğim bir evim var, Çanakkale'de 1988'de bir yazlığım, Emlak Bankası kredisi ile aldığım evi satarak 1992'de sahip olduğum bir kışlık evim var. Mazbut hayatımı sürdürebilecek, banka birikimimden başka ailemin de benim de bir başka birikimimiz yok. Bakan olduktan sonra benim mal varlığım artmadı, azaldı? Hayatım boyunca gırtlağımdan haram lokma geçirmedim, çoluğuma çocuğuma da haram lokma yedirmedim. Ben bu yüce millete, devlete daha fazla nasıl hizmet edebilirimin kavgasını yaptım."