Yolsuzluğu önlemek için ise hem Türkiye hem dünyada bir dizi çalışma yürütülüyor ama henüz ìyolsuzluğun 'düşük riskle yüksek kazanç' sağladığı yönündeki görüşün yerini 'düşük kazançla yüksek risk' görüşü almalı." Bu görüşü dile getiren, merkezi Berlin'de bulunan Uluslararası Saydamlık Enstitüsü'nün Yönetim Kurulu Üyesi Michael Wiehen ve yine aynı örgütün yönetiminde yer alan Dr. Anke Marteny, önceki gece gazetecilerle buluşarak, yolsuzluk hakkında görüş alışverişinde bulundu.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÖNEMLİ

Yolsuzluğun devlet, yönetim ve özel sektörün kesişme noktasında ortaya çıktığını vurgulayan Wiehen, bunu önleme için çeşitli öneriler yaptı: "Yolsuzluk yapan kişilerle ilgili sicil hazırlanmalı ve bu kamuya açık olmalı. Devlet-yönetim -şirket üçlüsü arasında dürüstlük kuralı kabul edilmeli. Şirket içinde, sevilmese de dürüstlüğü tartışılmayacak birileri olmalı." Sorular üzerine, Türkiye'deki tartışmalara da değinen Wiehen, bilgi edinme hakkının sadece kişi ile ilgili bilgilerle sınırlı olmasını eleştirdi. Yolsuzlukla mücadelede, iyi işleyen bir demokrasiye özel vurgu yapan Marteny, medyanın gücüne ve basın özgürlüğüne de dikkat çekti ve "Yolsuzlukla mücadele için kamuoyu baskısı şart. Bunun için örgütlenmek gerekiyor" dedi.

İSTANBUL (Bugün)