Kahveci de Adnan Kahveci gibi milletvekili olmak istiyor. Niyazi Kahveci, Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanlığı, Diyanet İşleri Başkan Danışmanlığı yapmış, Suudi Arabistan, Kanada ve Londra Büyükelçiliği'nde diplomatik görevler yürütmüş, yine İngiltere'de ekonomi, siyasal bilimler, hukuk felsefesi, aydınlanma çağı felsefesi, sanayi devrimi gibi konular üzerine eğitim almış. Manchester Üniversitesi'nde master ve doktora yapan Kahveci'nin özgeçmişi göz kamaştırıyor. Kahveci'nin bir de " Adnan Kahveci" hassasiyeti var, " Adnan Kahveci'yi kullanmak istemiyorum. Adnan Kahveci ismi ile bir yerlere gelmek istemiyorum. Onun zamanında çok iyi yerlerde bulunabilirdim ama böyle bir tercihte bulunmadım. Onunla yakın çalışan biri olarak Kahveci'nin 'Milletin reyi ile iktidar olursun ama, muktedir olmak bilgili beyinledir ve ancak, bu şekilde milletine hizmet edebilirsin' sözünü şiar edindim" diyor.

BECERİ EGEMEN OLMALI

Kahveci'nin vefatından sonra sağ partilerden gelen milletvekili adaylığı tekliflerini o dönemde reddetmiş, eğitimi seçmiş. Siyasete yeterli donanıma sahip olduğuna kanaat getirdikten sonra girmeyi tercih ettiğini anlatırken, " Kahveci usulü siyaset çizgisi" üzerinde duruyor. Niyazi Kahveci, " Kahveci usulü siyaset çizgisini Türkiye'ye egemen kılmak istiyorum. Kahveci usulü siyaset şudur: Yalansız dolansız, parasız pulsuz, politik oyunsuz ama bilgi ve becerinin egemen olduğu siyaset. Bu siyaset boşta gezen meşhurlarla değil, kafası dolu olup, tenhada duran değerlerle yapılabilir" diyor. Kahveci, Türkiye'de devletin verdiği mevki, makam ve nimetlerle insanların meşhur olduğunu, bunlar ellerinden alındığı zaman becerileri olmayan meşhurların " aylak meşhur" olarak ortada kaldıklarına işaret ediyor. Türkiye'yi geleceğe taşıyacak siyasi kadroların ise " bu aylak meşhurlardan" oluşturulmasından duyduğu kaygıyı paylaşıyor. Din ile din dışı kamplaşmasına karşı, bir " siyasal bileşke" öneriyor. Kahveci, " Ülkemizin hem felsefi hem de siyasal alanda bu bileşkeye ihtiyacı var. Bunu yapabilmek için dinsel ve din dışı, birbirine zıt iki alanı hazmetmiş beyinlere ve düşünürlere ihtiyaç var. Türkler müslümandır ve dinsel bir geçmişten geliyor. Dolayısıyla onlarda dinsel okuma malzemesi mevcuttu. Büyük bir nimet olarak Büyük Atatürk, cumhuriyet ile birlikte dünyada var olan din dışı bilgi malzemesini Türkiye'ye kazandırmıştı. Şimdi yapılması gereken bunların zıt ve çapraz şekilde okunarak bileşkesinin sağlanmasıdır. Ülkemiz bugün yapay, basit krizlerle, açmazlarla, çıkmazlarla boğuşuyorsa, bunun sorumlusu 80 yıldır ülkemizde bir tarafın dinsel, diğer tarafın da din dışı şeklinde tek boyutlu kalması için uğraşanlardır. Bu da düz kontak ve kısa devre yapıyor, sürekli sigorta atıyor" görüşünü dile getiriyor.

ÜÇ YARIM KALMIŞ MAÇ VAR

Kahveci, partileri birleştiren kamuoyu gücünün partilerden artık bunu istemesi gerektiğini belirtiyor. Kahveci, " Türkiye'de üç tane yarım kalmış maç var, Atatürk'ün felsefe, Özal'ın ekonomi, rahmetli Kahveci'nin dürüstlük ve beceri maçları yarım kaldı. Bunların tamamlanması lazım. Aldığım çok boyutlu eğitimler gereği ben bu maçların ülkemiz için tamamlanmasına katkım olacağı düşüncesiyle siyasete girdim" diyor. Ne dersiniz, kamuoyunda popüler aday arayan siyaset arenasında sizce bir şansı olabilir mi?