TERCİH DEĞİŞMİYOR
Bazı sektörlerde hareketlilik yaşanması beklenirken, bazı sektörlerde ise ''bekle-gör'' dönemine girildiği belirtiliyor. Otomotiv satışlarında seçimin yapılacağı temmuz ayında bir miktar düşüş beklenirken, ulaşım ve ''az da olsa'' reklamcılık sektörlerinde hareketlilik yaşanması bekleniyor. Gayrimenkul sektörü ise beklegör dönemi yaşıyor. "Türkiye seçim sürecindeyken ihracatın unutulduğu" görüşü öne çıkarken, yabancı yatırımlar açısından ise trend devam edecek. Seçim sürecinde vatandaşların yatırım tercihlerinde ise bir değişiklik beklenmiyor.
REKLAMCILAR ÜZGÜN
Reklamcılar Derneği ve Reklamcılık Vakfı Genel Müdürü Ayşegül Molu, seçim hazırlıklarının normalde 6 aylık zaman dilimine yayıldığını ifade ederek, ''Ancak 22 Temmuz gibi yakın dönemli seyredecek bu seçimin, özellikle Yüksek Seçim Kurulu kısıtları sebebiyle pazarı büyütücü etkisi asgari düzeyde olacak'' görüşünü aktardı. Açık hava ve basının kalabalıklaşması sonucu, düzenli ve kurumsal reklam verenlerin piyasadan kısmen uzaklaşacaklarını vurgulayan Molu, bu çerçevede erken seçimlerin reklam sektörüne getireceği katkı ile düzenli reklam verenlerin çekilecek olmasının neden olduğu götürünün aynı düzeyde gerçekleşeceğini söyledi. Molu, ''Sürenin kısa olması, anketlere, televizyon ve radyo tanıtımına getirilen kısıtlar, hiç şüphesiz medya harcamalarını olumsuz etkileyecektir. Kanımca daha da önemlisi, yeni oluşumların, girişim ve iş birliklerinin kendini duyurma olanağının böylece kısıtlanmasıdır'' diye konuştu.
EKONOMİ EYLÜLDE RAYINA OTURUR
Tuncay Özilhan (Anadolu İcra Kurulu Başkanı): Bir süredir ekonomide durgunluk yaşanıyor. Yani tüketimde bir daralma ve yine ekonomide bir durgunluk hissediliyor. Seçimde makul birtakım neticelerin çıkmasıyla Türkiye tekrar seçim ortamından çıkıp bir büyüme trendine girecektir. Hükümetin kurulması ve cumhurbaşkanlığı seçimi 3. çeyreğin sonunu bulur ve ekonomi eylül ayından sonra tekrar normal rayına girer. Bu dönem için bir risk görmüyorum. Türkiye ekonomisi güçlendi.
TÜRKİYE GÜLDÜR GÜLDÜR AKIYOR
Hakan Ateş (Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı): Türkiye'de belli bir yol haritası var. Bundan sonra kim gelirse gelsin, ister koalisyon isterse tek parti hükümeti, çok fazla farklılık olacağını düşünmüyoruz. Seçimin ilan edildiği bir ortamda İzmir Limanı 1.3 milyar dolara satıldı. Halkbank'a gelen talep sevindirici. Artık Türkiye bir yoldan geçti, güldür güldür akmaya başladı. Bu bakımdan, her ne kadar siyasi istikrar önemliyse de kısa süreli istikrarsızlığın eskisi kadar ekonomi üzerinde olumsuz etkisi olmaz.
VADELER UZADI SENEDE DÖNÜLDÜ
Ahmet Nakkaş (Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı): Seçim süreci nedeniyle iç piyasa satışlarında geçmiş yıla göre bir durağanlık söz konusu. Özellikle toptan satışlarda vade süreleri 7-8-9 aylara geldi. Piyasada çek karşılığı satışlar düştü, onun yerine senetle alımlar başladı. Seçim sürecinde insanlar alışverişlerde tedbirli davranma gayreti içinde; firmalar da stokları kontrol altında tutuyor. Bu süreçte sektörde çok daralma söz konusu olmayabilir.
SEÇİM SÜRECİNDE İHRACAT UNUTULDU
Süleyman Orakçıoğlu (İHKİB Başkanı): Türkiye iktidarı ve muhalefeti ile seçime endekslendi; üretim, ihracat ve rekabet unutulan sözcükler oldu. İhracatçı seçimden çok, artık aldığı siparişin karşılığında, ne kadar süre sonra bu kur seviyesinin kendisine zarar vereceğini ya da vermeyeceğini düşünüyor. Cumhurbaşkanlığı adaylığının belirlenmesi sürecinde aldığımız telefonlarda 'Başkan artık biz dayanamıyoruz, yapamıyoruz, nereye gidecek bu süreç' şeklinde ihracatçıların feryadı vardı.
GAYRİMENKULDE BEKLE-GÖR DEVRİ
Bekir Cumurcu (GYODER Başkanı): Gayrimenkul sektöründe bu dönemde alım satımlar beklemeye alındı. Sektörde şimdi bekle-gör dönemi yaşanıyor. Maliyetin boyutu görülmeye çalışılıyor. Bu dönemde yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılara göre biraz daha sakin davranıyor. Piyasayı kontrol eden yabancılar sert hareketlerden zarar göreceklerini iyi biliyor. Konut geliştiricileri ve yatırım ortaklıkları da kısa vadeli bir bekleme süreci içindeler.
OTOMOTİV 2006'NIN ALTINDA KALABİLİR
Müfit Ataseven (Otomotiv Yetkili Satıcılar Derneği Genel Koordinatörü): Otomotiv pazarında geçen yılın ilk yarısı iyi bir dönemdi. Bu yıl ise pazar geçen yılın gerisinde, ancak son dönemde mevsimsel olarak belli toparlanmalar görülüyor. Seçimlerden ziyade şu anda genel eğilimler pazara hakim. Yaza doğru bir miktar rakamlar yükselir. Temmuz ortasında bir miktar düşüş olur. Seçimler de bu döneme denk geliyor. Bu yıl pazarın 2006'nın bir miktar altında kalması çok sürpriz değil diye görüyoruz
YABANCI YATIRIMI SÜRDÜRÜYOR
Mustafa Alper (YASED Genel Sekreteri): Türkiye'de bulunan uluslararası yatırımcılar seçimden etkilenmedi, yatırımlarını sürdürüyor. Yatırımları ertelemeye dair bir duyum almadık. Seçim dolayısıyla Türkiye'ye gelme konusunda beklemeye geçen yatırımcılar da bulunmuyor. Şu andaki süreç Türkiye'de çok iyi geçiyor. Bu, Türkiye'nin kuvvetli bir mali altyapı oluşturduğunu gösteriyor. Yabancı yatırımcıların endişe duyduğu bir alan yok. Hatta bu seçimin bir an önce sonuçlanmasını çok olumlu buldular.
OTOBÜSÇÜLERDE TALEP SIKINTISI
Mustafa Yıldırım (TOFED Başkanı): Seçim döneminde Türkiye'de yaklaşık 10- 15 milyon kişilik yolcu hareketi yaşanacak. O tarihler zaten işlerimizin en yoğun olduğu dönem. Dolayısıyla bu talebin karşılanmasında ciddi bir sıkıntı yaşanacak. Ek talebin karşılanması, taşımaların korsan bir şekilde olmaması ve güvenli bir şekilde yapılması için düzenleme yapılmalı. Geçici genelgenin çıkması ile 9 bin 900 olan şehirlerarası yolcu taşıyan otobüs sayısı 17 bine çıkacak.
EK UÇAK SEFERİ MÜMKÜN OLMAZ
Şahabettin Bolukçu (Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği Başkanı): Seçim tarihi havayolu taşımacılığı sektöründe yüksek sezona denk geliyor. Bu yüzden iç hatlarda artı yönde çok büyük bir etkilenme olmaz. Ancak haziran içerisinde şehirlerarası seçim görüşmeleri, partililerin bir şehirden diğerine gidip gelmesi hareketliliği nedeniyle pozitif bir artış olur. Bu, sektöre doluluk oranında ek yüzde 5 civarında bir artış getirebilir. Seçim döneminde ilave uçak seferleri ise pek mümkün olmayacak.





