Mart 2008'de Galatasaray'ın kongresi var; bir kez daha 'patron' seçilecek. Bu görevi 5 senedir Başkan Özhan Canaydın yürütüyor. Ve Mart 2002, Mart 2004 ile Mart 2006 seçimlerini kazanan Canaydın, Mart 2008'den de galip çıkacak. Bu kadar emin olmamızın bir nedeni var.
Duyduğumuz, bildiğimiz bir şeyler vardı aslında. Ancak uzun süren sessizliğini önceki gün 'yakın dostlarına' bozan Canaydın'ın, "2 senedir transfere karışmıyorum" sözü, duyduğumuz her şeyi tetikledi bir anda. "Proje için 15, Jardel için 16 milyon Dolar mı harcadım?" demesi de cabası. Doğrudur. Maalesef, takımı şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale kadar taşıyacak kalitede, Jardel gibi bir yıldız getiremedi Canaydın. Borç ise yine aynı borç. Tabii bu, ayrı bir yazı konusu. Biz yine Canaydın'ın seçimi nasıl kazanacağına dönelim.

Seçime çoktan hazır...
Bahri Havadır, Akşam Gazetesi'ndeki bir yazısında, vizyon ve misyon sahibi bir başkan adayı olarak Adnan Öztürk'ten bahsediyordu. Galatasaraylılar için heyecan verici olmalı. işin ilginç olan yanı, Canaydın, Öztürk'ü de listesine almaya çalışıyormuş, Mart 2008 öncesi! Hemen aklımıza Mart 2006 öncesi, yani Adnan Polat hamlesi geldi. Bu hamle Canaydın'a hem seçimi hem de şampiyonluğu kazandırdı belki de. Ama, "Ya Polat aday olmaya kalkarsa?" Bu işin önüne geçilmeliydi. Sözü neden Polat'a getirdiğimi açıklamak istiyorum.
"2 senedir transfere karışmıyorum" diyen Canaydın, bu işleri kime devretti? Adnan Polat önderliğindeki komiteye. Bu komitede Haldun Üstünel ve Adnan Sezgin gibi başarılı isimler var. Buna karşın transferde ne kadar başarılı (!) olunduğu ortada. Bu arada yılan hikâyesine dönen Seyrantepe projesinde aşama kaydedildi, bürokratik engeller ortadan kalktı. Bu işlerle kim uğraştı peki? Bizzat Özhan Canaydın. İşte Canaydın'ın Mart 2008 kozu burada gizli. Gizli değil aslında, apaçık ortada.
Kongre günü Başkan Canaydın kürsüye çıkıp diyecek ki, "Son 2 senede büyük işler başardım. Stat projesini bitirdim. 52 bin kişilik, üstü de kapalı..." Stadı bir güzel anlattıktan sonra devam edecek, "Riva da satılmak üzere. iyi para geliyor, düzlüğe çıkacağız. Her şey güzel olacak, olacak." Sonra bir üye çıkışacak, "Peki söz verdiğin yıldız transferler ne oldu Sayın Başkan?"
işte tam burada Canaydın'ın son darbeyi indirecek sözleri gelecek: "Üstüme gelmeyin bu kadar. Kalbime inecek. Son 2 senedir ben transfere karışmadım ki. Bu işleri Polat kardeşime bıraktım, biliyorsunuz. Ona sorun!"
Bu sözlerle ve hem eski hem de yeni vaatleriyle saygıdeğer kurul üyelerinin kalbini fethedecek olan Özhan Canaydın, 2 sene daha Galatasaray'ın patronu ünvanına kavuşacak. Polat'ın gardını ise zaten düşürmüş olacak.

'Biri' engel oldu!
Bu arada... Polat, Üstünel, Sezgin gibi isimler transferde neden başarısız oldu sizce? Bir Juninho gelseydi örneğin. Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu bile unutturmaz mıydı taraftara? Hem de ne unutturmak.
Oysa onlar, üzerine düşeni yaptı. Hem de fazlasıyla. Sponsoru bulup, ayrı ayrı uçaklarla Fransa'ya
gitmekten tutun (sırf gizlilik politikası için), Lyon'la anlaşmaya kadar... Juninho'yla el sıkışmak da cabası...
Sonra ne mi oldu? Biri transferi medyaya sızdırdı... Gelişmeleri, anlaşma sağlandıktan sonra öğrenen 'biri'... Neden mi? Transfer gerçekleşmesin diye olabilir... 'Biri' kim mi?