Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) 22 Temmuz'da yapılacak seçim öncesi siyasi parti genel başkanlarıyla yapacağı toplantıların ilki, Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla başladı. Açılıştan sonra söz alan Başbakan Erdoğan iktidar döneminde yaptıklarını anlatıp, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşananlara ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Sayın merhum Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanı seçilmesinde, siz hiç 367 diye bir şey duydunuz mu? Anayasa'da zaten bu çok açık net. Burada 367 diye bir toplantı yeter sayısı yoktur. Toplantı yeter sayısı 367 olmaz, olsa, orada birinci ve ikinci turda 367'nin aranıp üçüncü turda 276, 4'üncü turda ise en fazla oy alan iki kişiden birinin 276 almasının yeterli olması ifadesi neden yer alsın? Efendim filanca böyle yazmış, filanca öyle yazmış olabilir ama ülkeyi filancanın söylediği üzerinden yönetemeyiz. Eğer filancanın dediği rağbet görseydi. Anayasa'da onun ifadeleri yer alırdı.

Bu ülke Anayasa'ya göre yürütülen bir Türkiye'dir. Bu ülke birinin yorumuna göre yürütülen bir Türkiye değildir. İdeolojik yaklaşımlarla yürütülen bir Türkiye değildir. Olmamalıdır. Eğer bunu yaparsak bu ülkeye yazık etmiş oluruz.

Anayasa Mahkemesi 367 ile ilgili bir karar verdi. Hepimiz, karara saygı duymak zorundayız. (Bu nihai karardır, efendim bunun üzerinde konuşulmaz) Hayır bal gibi de konuşulur.

Niye konuşulmasın? Bu karar kesinleşmiş bir karardır. Tarih bu kararı alanları hep yargılayacaktır. Buna inanıyorum. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliği paketiyle ilgili olarak da millete gitmeye karar verdiklerini belirterek, bu işin zor olmadığını, rahatlıkla bu seçime bile yetişebileceğini anlattı. Erdoğan, şu anda değişiklik paketinin Cumhurbaşkanı'nda olduğunu ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

Şu anda sayın Cumhurbaşkanında, bakın kaç gün oldu? 15 günlük hakkı var. Sayın cumhurbaşkanı şimdi bu hakkını kullanıyor. Niye? 'Acaba bu işi geciktirip ne kadar erteleriz' Peki bunu nasıl izah edeceğiz?

İstenirse, bu işe objektif yaklaşılırsa, hakikaten bir çözüm üretme noktası ki ben Cumhurbaşkanlığı makamını çözüm makamı olarak görüyorum.

Ama demek ki Sayın Cumhurbaşkanının da ön kabulü var. Belki o da millete gidilmesini istemiyor. Erdoğan, ''CHP halk partisi ya, millete gitmekten kaçtı ve parlamentoya girmedi'' diyerek şöyle konuştu: n Muhalefet kesintisiz demokrasinin olmazsa olmaz unsurudur. Ancak, muhalefet etmek, meşruiyet çizgilerini çiğnemek, demokrasiye gölge düşürmek, evrensel değerleri göz ardı etmek olmaması gerekir. Türkiye'ye yeni bedeller ödettirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur.

TÜSİAD PROGRAM BEKLEDİ ERDOĞAN DEMOKRASİ DEDİ

TÜSİAD'la Başbakan Tayyip Erdoğan'ın buluşmasında karşılıklı anlayışla diyalog sağlandı ama işadamlarının beklentilerine net cevaplar yoktu. Daha çok 5 yıllık icraatlerini anlatan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçiminde karşılaştığı engeller nedeniyle başta CHP olmak üzere Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Anayasa Mahkemesi, YÖK, Genelkurmay ve kendisini eleştiren köşe ve kitap yazarlarını şikayet etti. TÜSİAD'dan demokrasi ve hukuk düzeninin işlemesi için destek istedi. İstikrarı öne çıkaran Erdoğan, TÜSİAD'a biraz da aba altından sopa gösterdi ve " 5 yıl öncesine ve 5 yıl sonrasına bakın, sonra karar verin" dedi. İki başkan Arzuhan Doğan Yalçındağ ile Mustafa Koç ve üyeler, Erdoğan'dan AK Parti'nin yeni programında neler olacağına dair başlıklar görmek istiyordu. Erdoğan ise bir program açıklamadı ve " Şu anda çalışmalar devam ediyor. Biz seçim startıyla beraber yapacağımız ilk toplantıda 2013 yılına kadar olan kısa ve orta vadeli seçim beyannamemizi açıklayacağız" dedi. Yüksek büyüme, işsizlik, enerji darboğazına ve küresel ısınmaya karşı tedbirleri gündeme getiren Yalçındağ, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kararının dar bir zaman dilimine sıkıştırıldığı görüşünü tekrarladı ve konunun hem yetkiler, hem de seçilme konusunun geniş bir siyasi sistem tasarımı çerçevesinde tartışılmasının doğru bulunduğunu söyledi. Erdoğan ise, cumhurbaşkanlığı seçiminde cereyan eden olayları anlatarak sandığı halka götürmek istediklerini anlattı. Basına kapalı toplantıda Erdoğan'ın daha rahat davrandığını söyleyen işadamları, ona 20 soru sorduklarını anlattılar. Emre Can adlı üye, " İktidar olursanız hayat tarzımız değişecek mi?" sorusunu yöneltince gülen Erdoğan, bu endişeleri anlayamadığını ifade etti. KAGİDER Başkanı Gülseren Onanç, Erdoğan'a mitinglerden hangi mesajları aldığını ve kadınların siyasete daha fazla katılımı için neler yapılacağını sordu. Başbakanın cevabında mitingleri saygıyla karşıladığını ancak seslendirilen konularda özel bir mesaj algılamadığını çünkü zaten laikliğe kendisinin de inandığını anlattığı belirtildi. Kadınların en çok kendi partisinden aday adayı gösterildiğini ileten Erdoğan, kota konusunun ise gündemde olmadığını ifade ettiği kaydedildi. Bir işadamı, Erdoğan'ın TÜSİAD'a değil de sanki halka seçim konuşması yapar gibi konuştuğunu söylerken, " Doğrusu, esas programı görmeden herhangi bir yorum yapmak zor" dedi.herhangi bir yorum yapmak zor" dedi. İşadamları, Erdoğan'ın AB ile ilişkilerde gelecek dönem için daha kararlı irade izlediklerini belirtirken, seçim sonrası için öteki konularda yeni bir şey anlatmadığını ifade ettiler.

Perihan ÇAKIROĞLU