Yusuf ZENGİN
Otomotiv endüstrisi, son beş yılda dikkat çekici gelişmelere tanık oldu. Ancak, çip krizi, ham madde sıkıntıları, lojistik zorluklar ve tedarik sorunları gibi engellerin ardından, elektrikli araçlarla ilgili belirsizlikler hala tüketicilerin zihninde yer edinmiş durumda.

Sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, bu konuda önemli bir değerlendirme yaparak, Türkiye'de pazarın 2023'te 1 milyon seviyelerine ulaşacağını ve minimum 100 bin elektrikli aracın satılacağını öngördü. Ayrıca, Nazik'in aktardığı verilere göre, 2023 yılında dünya çapında elektrikli araç satışları bir önceki yıla göre yüzde 35 artarak 14 milyon 182 bin adede ulaştı. Elektrikli araçların küresel pazar payı ise yüzde 15,8'e yükseldi. Bu büyüme trendi, özellikle Çin'in elektrikli araç pazarındaki domine edici konumu ve Avrupa ile Türkiye gibi pazarlardaki tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisinin artmasıyla destekleniyor.

Ancak, endüstrideki yönlendirici gücün asıl kaynağının tüketiciler olduğunu vurgulayan Nazik'e göre, vergi avantajları nedeniyle daha uygun maliyetli olan elektrikli araçların talebi artacak ve bu da üreticilerin yatırımlarını buna göre şekillendirmesini sağlayacak. Özellikle, 2025 yılında devreye girecek olan trilyonlarca dolarlık batarya üretim tesisleri, elektrikli araç pazarının daha da genişlemesine katkı sağlayacak.

Tüketicinin tercihlerinin endüstriyi nasıl etkilediğine dair önemli bir örnek de Tesla'nın Türkiye'ye özel bir model geliştirmesiyle fiyatının düşmesi ve bu durumun rekabeti artırması oldu. Benzer şekilde, yerli otomobil Togg'un yanı sıra Tesla'nın Türkiye pazarına girişi, elektrikli araçların popülerliğini artırdı ve diğer markaların da fiyat indirimlerine gitmesine yol açtı.

Ancak, elektrikli araçların yalnızca bireysel kullanım değil, ticari ve lojistik alanlarda da yaygınlaşması gerektiğini belirten Nazik'e göre, bu segmentteki büyüme henüz istenilen seviyede değil. Ancak, regülasyonların esnetilmesi ve Togg'un seri üretim adetlerinin artırılması gibi faktörlerin, ticari kullanım için elektrikli araçların daha yaygın hale gelmesini sağlayabileceği ifade ediliyor.

Sonuç olarak, otomotiv endüstrisindeki gelecek, tüketicilerin tercihlerine ve elektrikli araçların benimsenmesine bağlı görünüyor. Bu durum, üreticilerin stratejilerini ve yatırımlarını şekillendirirken tüketicinin rüzgârının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.