Açıklamada, Yunanistan ile Türkiye arasındaki diyalog ve işbirliği süreci kazanımlarını tehdit eden ve iyi komşuluk ilişkilerinin ruhuna aykırı olan girişimlerin durdurulması ve gerekli önlemlerin alınması istenirken şu ifadelere yer verildi:
"Yunanistan'daki ve diğer ülkelerdeki Pontus Dernekleri'nin, bazı Yunanlı siyasetçilerin de aktif desteğiyle son dönemde ivme kazanan sözde "soykırım" iddialarının hiçbir tarihi ve bilimsel temeli yoktur. Ayrıca, 19 ve 20 Mayıs 2007 tarihlerinde Selanik ve Atina'da düzenlenen etkinliklere Hükümet yetkililerinin, siyasi parti temsilcilerinin ve yerel yöneticilerin katılmış olmalarını ve bu vesileyle ülkemiz aleyhinde kabul edilemeyecek iddiaların gündeme getirilmesini kuvvetle kınıyoruz.
Sağduyuyla bağdaşmayan bu tutumun sürmesi, Türk ve Yunan halkları arasında oluşturulmaya çalışan dostluk ve güven ortamını zedeleyeceği gibi, iki ülke arasında güçlendirilmeye çalışılan işbirliği zeminini de aşındıracaktır. Bu vesileyle, Kurtuluş Savaşımız sırasında Yunanistan'ın Anadolu'da tevessül ettiği vahşet ve mezalimi hatırlatmak isteriz. Nitekim, Lozan Andlaşması'nın 59'uncu maddesindeki, 'Yunan ordusu veya yönetiminin Savaş Hukuku kuralları hilafına Anadolu'da sebep oldukları yıkımın Yunanistan tarafından tazmin edilmesi'ni öngören hüküm unutulmamalıdır."





