Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, teröre karşı ordunun, siyasetçilerin ve toplumun tüm kesimlerinin kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Siyasi kutuplaşmaların ülkenin önünü kesmemesini isteyen Hisarcıklıoğlu, "Biz daha fazla yatırım yapmak, daha fazla istihdam yaratmak istiyoruz. Bunun için istediğimiz bir tek şey var: Ufkumuz kararmasın. Biz Türk müteşebbisleri, bundan sonra da birlik içinde, dur durak bilmeden çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Türkiye; lobilerle değil, KOBİ'lerle kalkınacaktır. Rantiyeyle değil, şantiyeyle kazanacaktır" dedi. TOBB'un 62. Genel Kurulu Ankara'da yapıldı. Genel Kurul'a Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal, DP lideri Mehmet Ağar delegelerin alkışları arasında yan yana salona girdi.
YARGI TARAFSIZLAŞMALI
Hisarcıklıoğlu konuşmasında, Türkiye'de suç oranının giderek arttığını ifade ederken, " Polisimizin ve adaletimizin elini güçlendirip insanlarımızın mal ve can güvenliğini sağlamalıyız. Yargının çağın gereklerine ayak uydurması için etkin ve hızlı çalışan bir hukuk sistemi lazım. Artık yargı tarafsızlaşmalıdır" dedi. YENİ BİR ANAYASA 1982 Anayasası'nın miadını doldurduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Artık yeni bir anayasa yazmanın zamanı gelmiştir. Yeni meclisimiz, yeni anayasayı katılımcı bir şekilde hazırlamalıdır. Yeni Meclis'imizin ilk ve öncelikli görevi bu reformlar olmalıdır. Siyasilerden ekonomide tedbirler paketi hazırlamalarını bekliyoruz. Bütçesi açık vermeyen, enflasyonu tek haneleri geçmeyen, kişi başına geliri 10 bin dolar olan Türkiye istiyoruz" diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:
YOLSUZLUK İSTEMİYOR
"Biz tek bir şey istiyoruz, güven ve istikrar. Sancılı bir dönemden geçiyoruz. Ama yaşadıklarımız milletimizin beklentilerini karşılayamayan siyasi yapımızdan kaynaklanmaktadır. Türk halkı dünyaya kapılarını kapamak istemiyor, kamu yönetiminde şeffaflık istiyor, yolsuzlukları daha fazla görmek istemiyor."
HALK GEREKEN CEVABI SANDIKTA VERECEK
B aşbakan Tayyip Erdoğan, TOBB Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "Sandıktan A veya B partisinin çıkması değil, istikrarı sürdürecek bir tablonun çıkması önemlidir. Değişimci yaklaşımları savunan, demokratik gelişmelere güç veren bir anlayışın kazanmasını istiyoruz Egemenliği başka yerde arayanlara 22 Temmuz'da halk gerekli cevabı verecektir" dedi.
SAĞDUYU ÇAĞRISI
Demokrasi olmadan ülkenin kalkınamayacağını ifade eden Erdoğan, "Demokrasi olmadan bir ülke ileri hedeflere doğru yol alamaz. Herkesi sağduyulu davranmaya çağırıyoruz. Kimse Türkiye'nin ulus ve uluslarası çıkarlarına zarar vererek bu ülkeye bu millete hizmet ettiğini söyleyemez. Halka rağmen, hukuka rağmen meşruiyet de demokrasi de olmaz. Türkiye için değişim bir tercih değil, mecburi istikamettir. Türkiye içe kapanmamalı, küresel aktör haline getirilmeli. İnsanlarımızın refahını artırmak, gelir adaletini sağlamak, sosyal devlet ilkesini canlandırmalıdır" diye konuştu. "Türkiye bugün tarihi eşiktedir" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Atatürk'ün belirttiği muasır medeniyetler eşiğindedir. Sizleri hep dinledik. Türkiye kapalı kapılar ardından yönetilemez."
YENi PROGRAMLARA iHTiYAC VAR
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a cevap verdi. "Demokrasinin hiç kimsenin babasının malı olmadığını'' belirten Baykal, ''Kimse milli irade hamaseti yapmaya kalkmasın'' dedi. "Hükümet devrilen değil kalkınan ekonomiyi devraldı" değerlendirmesini de yapan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: "2001 krizi için reçete yazıldı. O reçete 6 yıldır aynen uygulanıyor. Reçetenin uygulama süresi bitti. Şimdi yeni sıkıntılar var. Yeni politikalara, programlara ihtiyaç var. 2001 krizi için yazılan reçetenin amacı bütçe açığını indirmek, mali dengeyi kurmak, enflasyonu aşağı indirmekti. Artık sorun farklı. Türkiye'de reel sektör sorunu var."
SAYISAL ÇOĞUNLUK iSTiKRAR iÇiN YETERSİZ
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar da Hükümetin, "istikrar" kavramının üzerinde çokça durduğunu ifade ederek, "Eğer bir siyasi iktidar, tek başına istikrarın temsilcisiyse, Niye 2 ay sonra ne olacak korkusu oluyor? Bunun sebebi nedir? Sebebi, sadece iktidarın sayısal çoğunluğunun, istikrar sağlamakta yetersiz olduğudur" dedi. Konuşmasında ekonomideki gelişmelere de değinen Ağar, şunları söyledi: "Birtakım mukayeseler yapılıyor. Bu mukayeseler içinde ihracatın artmasından hiçbirimiz memnuniyet duyarız. Peki ithal a t r a - kamları n e r e d e ? Yerli sanayiye ara malı üreten KOBİ'lerin feci durumu nerede?"
iŞTE TOBB'UN iSTEKLERi
Hisarcıklıoğlu, konuşmasında hem hükümet hem de muhalefet liderlerine iş dünyasının taleplerini aktardı. İşte Hisarcıklıoğlu'nun dikkat çektiği talepler:
Vatandaşın gerçek gündemi işsizliktir. İstihdamı artırmak için eğitim reformu şart. Okullarımız iş aleminin istediklerini öğretmemekte, iş alemi ise okullarımızın öğrettiklerine ihtiyaç duymamaktadır.
KOBİ'lerimiz üzerindeki ağır vergi nedeniyle kayıt dışına çıkmaktadır. Acilen mevzuat değişikliğine gidilmeli, vergi sistemi yeniden düzenlenerek, basitleştirilmeli. Uzakdoğu rekabeti karşısında, katma değeri yüksek, küresel alanda üretime teşvik etmeliyiz.
İYİ BİR SINAV VERİLEMEDİ
Türkiye, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, bir bütün olarak iyi bir sınav verememiştir. Artık, "kimin kabahati en büyük" diye tartışmayı bırakıp, sistemin işlemeyen yönlerini doğru tespit etmek zorundayız. Türkiye'de siyasetin sorunu, kişilerde değil, sistemde aranmalıdır.
Türk iş camiası olarak siyasi partilerimizden, ekonomide istikrar ortamını güçlendirecek bir tedbirler paketi hazırlamalarını ve Türkiye'nin geleceği için bir ufuk çizmelerini istiyoruz.
Hızlı büyümenin, ayrılmaz bir parçası haline gelmiş olan, cari açığın neden olduğu kırılgan ve hassas yapı, her zaman akılda tutulmalıdır. Kamu maliyesindeki disiplini gevşetecek ve şeffaflığı zedeleyecek adımlardan uzak durulmalıdır.
Büyümeden olumlu etkilenenler kadar, bundan nasibini alamayanları, siftahsız kepenk indirenleri, kapanan çok sayıdaki küçük işletmelerimizi, esnaf ve sanatkarlarımızı akıldan çıkarmamalıyız.





