Otomotiv sektörü zor bir dönemden geçiyor. Satışlar istenen düzeyde değil. Ancak, bu yılki seçimleri ve onların etkilerini gözönüne alan ve programlarını baştan bu duruma göre ayarlayan firmalar hedefleri doğrultusunda yollarına devam ediyor. Bu arada hemen belirtelim, bu hedefler yüksek satış adetlerinden ziyade daralan pazarda, bir de stok maliyeti yükü ile karşılaşmayalım doğrultusunda belirleniyor.
KOBİ DURUMUNDA
Ancak yine de satışların en büyük destekçisi kampanyalar. Firmaların kampanyalı satışları, bayi kârlarını ve gelirlerini de önemli oranda azaltıyor. Satılan otomobillerden bayiye kalan rakam 200-300 YTL'ye kadar gerilemiş durumda. Ford, FIAT, Toyota, Volkswagen, Renault gibi sektörün önemli oyuncularının yetkili satıcıları, otomobil satış noktası olmayı çoktan geride bırakmış durumdalar. Gerek yatırım miktarı, gerekse çalıştırdıkları personel itibariyle hemen hepsi birer KOBİ durumunda. Söz konusu işletmelerin yeni araç satışlarından gelecek rakamlarla ayakta kalabilmesi imkânsız.
PRİMLER ÖNEMLİ
Durum böyle olunca, bayilerin hemen hepsi işin satış ayağında hedeflerini tutturup ana firmadan primi haketmeyi hedefliyor. Zira, firmalardan gelen primler önemli bir gelir kalemi. Bir bayinin ikinci önemli girdi kaynağı ise hiç şüphesiz, verdiği servis hizmetleri. Genel anlamda, insanlar araçlarının bakımlarını ve/veya tamirlerini otomobillerini satın aldıkları bayide yaptırıyor. Bu durum toplamda gayet iyi bir girdi sağlıyor. Ancak, son dönemde satış sonrası gelirlerinde önemli sorunlar yaşanmaya başladı. Zira, satış sonrası hizmet gelirleri, ana firmalar için de önemli bir girdi. Ana firmaların, yeni araç satışlarında uyguladıkları kampanyaları, satış sonrasına da kaydırmaları, yetkili satıcıların hayati gelirlerinden bir tanesinin azalmasına yol açıyor.
PLAZALAR BOMBOŞ
Bugün hemen hemen tüm firmalar, detaylarda ayrıldıkları ancak özünde büyük paralellik taşıyan satış sonrası kampanyaları yapıyor. Bu kampanyalarda asıl amaç garanti süresini tamamlamış 2-5 yaş arasındaki araçları servislere çekmek. Özellikle insanların araçlarını en yoğun bir şekilde servislere soktukları bahar sonu yaz başlangıcında startı verilen kampanyalar, yeni müşteri çekmekte istenildiği derecede başarılı olamıyor. Bununla birlikte kampanya ile indirilen fiyatlar, zaten kampanya olsun olmasın servise girecek modellere de uygulandığında bayinin gelirlerini törpülüyor. Türkiye'de bayi yatırımları incelendiğinde azalan gelirlerle yetkili satıcı açmanın ya da yatırımı büyütmenin ekonomik olarak çok bir anlam ifade etmediği, daha önce sadece binasına 3-5 milyon dolar- euro yatırım yapılan plazaların bomboş kaldığı ortada. Ancak buna rağmen firmaların kapısında yetkili satıcılık için kuyruklar oluşuyor. Bunun da nedenini ayrıca incelemek gerekiyor.
Gültekin KAYA





