ANAP Lideri Erkan Mumcu, Türkiye'nin uyguladığı IMF programını eleştirdi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneğinin (TÜSİAD) siyasi parti liderleriyle düzenlediği toplantıda konuşan Mumcu, 4.5 yıldır uygulanan ekonomik programın Türkiye'yi üretimsizliğe götürdüğünü iddia etti. Türkiye'nin katmadeğeri yüksek ürünler yerine işgücü maliyetinin düşük olduğu alanlarda rekabet ettiğini ifade eden Mumcu, bu durumun sürdürülemeyeceğini ifade etti. Mumcu şöyle konuştu: " Hans'ın emekli fonunda bulunan parası Türkiye'ye getiriliyor. Yabancılar bu paralarla büyük kârlar sağlıyor. Hans emekli olduğunda yüksek maaş alıyor. Ancak Hasan'ın ömrü tüketiliyor. Ben tabii ki Hans'tan değil, Hasan'dan yana olacağım."

MALİ DİSİPLİN YÜZ KIZARTICI

Mumcu, Türkiye'de gerçek dalgalı kurun bulunmadığını iddia ederek, " Madem dalgalı kur uygulaması var, neden geçen yıl mayısta Merkez Banaksı piyasaya müdahale etti. Faizler yüzde 13'lerden 25'lere fırları. Dalgalı kur bir gün tsunamiye dönüşebilir" dedi. Mumcu, son 5 yıl içinde programın en çok alkışlanan boyutunun mali disiplin olduğunu belirterek, şöyle devam etti: ''Mali disiplin dediğiniz tablonun kalitesi yüz kızartıcıdır. Yegane kalite unsuru, faiz dışı fazla hedefini tutturmaktaki başarısıdır. Bu başarı da, sadece ve sadece geniş halk kesimleri üzerinde uygulanan sömürünün bir sonucudur.''

YILMAZ BAŞVURU YAPMADI

Erkan Mumcu, ANAP eski lideri Mesut Yılmaz'la ilgili değerlendirmeler de yaptı. Yılmaz'ın siyasete dönme kararını yorumlamak istemediğini belirterek, şunları söyledi: " Yılmaz Rize'den bir kez daha güven oyu istediğini beyan etti. Bunu bağımsız veya DP listesinden bağımsız yapabileceğini ifade etmiştir ama DP'ye henüz bir başvurusu yoktur. Bir grup insanın da DP listesinde yer alması konusunda şartının bulunduğu yazılıp çiziliyor. Böyle bir şey yok. Olsa da bu bizim açımızdan mümkün değil. Kişisel görüşüm DP herhangi bir özel grup ve toplulukla ittifak gibi bir arayış içinde değil. Aday olmak isteyen partiye müracaat eder, değerlendirme de parti yetkili kurullarında yapılır."

AĞAR: SOKAKLARIN SESİ İLE SİYASET YAPILMAZ

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, sokakların sesiyle siyaset belirlenemeyeceğini ifade ederek, ''Sokakların arkasına takılan değil, sokakları arkasına takan bir siyaseti yapmak mecburiyetinde olduğumuzu fevkalade net bir şekilde biliyoruz'' dedi. Türkiye'yi tebeşir dairesi içindeki çocuğa benzeten Ağar, "Türkiye, adeta tebeşir dairesinin içerisindeki çocuğun ızdırapları gibidir. Herkes bir tarafından çekmek suretiyle Türkiye'nin enerjisini tüketmeye, varlığını acıtmaya çalışmaktadır'' dedi.

TÜSİAD'A ELEŞTİRİ

İstikrar konusuna da değinen Ağar, istikrarın sadece parlamentodaki bir sayısal gücün yansıması olmadığını ve yönetişim, hesap verebilen siyaset, öngörülebilirlik gibi temel unsurlara sahip olması gerektiğini kaydetti. Ağar, erken seçim istedikleri dönemde TÜSİAD'ın da aralarında bulunduğu bazı kesimlerin istikrarı korumak adına buna karşı çıktığını, seçimin istikrarı bozucu değil kuvvetlendirici bir unsur olduğunu söyledi. Ağar, ''Sandıktan çıkan sonuçlar belirleyicidir. Sandıktan çıkan iktidarın meşruiyet tartışması yapılamaz. Ama sandıktan çıkan iktidarın, en temel meselesi de kendisine oy vermeyen kesimin güvenini sağlamak konusunda bir zaafiyetinin olmamasıdır'' dedi.