Fatih Terim önceki gün medyanın isteğini kırmadı... Bütün basının özel röportaj talebi ile çıkmaza giren Terim, herkese maksimum 10'ar dakika ayırabileceğini söyledi. Ki, akşam idamanına yetişebilsin... Hal böylece olunca bir ilk yaşandı. Genelde özel röportajlarımız en az bir saat olurdu. Bunun için Terim'e en fazla 4-5 soru soru sorma durumu çıktı ortaya. Bunlara da ne kadar tatminkar cevap verebilirdi ki, diye düşünüp, tek ama ayrıntılı soru soralım dedik. İşte soru ve Terim'in açıklaması..
- Malta'yı yendik, 'Aman canım zayıf takım' dendi. Macaristan'ı evinde devirdik, 'Sıradan galibiyet' havasına soktular. Moldova galibiyeti çok normal bulundu. İtalya ile deplesmanda berabere kaldık, 'Özel maç' diye önemsenmedi. Farklı Yunanistan maçı şans ve rakip kaleciye mal edildi. Ve son Norveç beraberliği kaleci Myhre'nin ikramı diye sunuldu. Bütün bunların ışığında Bosna ve Brezilya maçları için görüşleriniz neler? Bir de hocam, Biz hiç mi güçlü takımla oynamıyoruz?
Biz kazanalım, tarihimize galibiyetler ekleyelim de, gerisi aslında pek de önmeli değil. Malta, Commerzbank Arena'da ki sessiz ilk maçımızdı. Bu öyle kolay iş değil. Konuştuğumuz birkaç saniye sonra aynen geri bizlere döndü. Macaristan'ı tarihinde evinde ilk kez yendik. Sanki sürekli yeniyorduk da, yine mi yendik! İtalya son Dünya Şampiyonu. Ortaya koyduğumuz futbol ortada. 'Beraberliğe sevindiler' diye sizler yazdınız. Yunanistan galibiyeti dünyada bir numaralı gündem oldu. Çıkıp aslanlar gibi o kadar eksiğe rağmen oynayıp kazandık. Norveç maçını 2-0'dan beraberliğe taşımak da öyle kolay iş değil.
Yiğidin hakkını yiğide vermek lazım. Çocuklarımız da yiğittir... Biz; küçük, normal, büyük rakip kim olursa olsun yenelim de ülkemize puan kazandırıp yolumuza gidelim. Sonuçta bir konsensus sağlanır. Bizim açımızdan bütün bu sonuçlar çok ama çok önemli. Önemini çok iyi biliyoruz. Bilmeyenler de öğrenecekler...
Bosna ve Brezilya maçlarına yine bildiğiniz gibi kendimize has futbolumuzu ortaya koyup kazanmak için mücadele vereceğiz.
Tek düşüncemiz iki maçı da kazanmak. Zaten benim olduğum yerde bunun aksini kimse aklından bile geçirmez, geçiremez!..
Söz yıldızlarda
Ay-Yıldızlı ekibimizin 4 önemli ismi, 2 Haziran'da Bosna Hersek ile Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu'nda oynanacak maçı değerlendirdi. Ve Söz onlarda...
Rüştü Reçber: Teknik direktörümüz Fatih Terim şans vermesi durumunda elimden geleni yapacağım. Milli takım ortamında, oynayıp oynamamak gibi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Burada bulunma şerefinin farkındayız. Sakatlığım süresince hocam benimle çok yakından ilgilendi.
Tümer Metin: Milli takım kampı, forması ve bu atmosfer çok farklı. Kampa katıldığımız dakikadan itibaren artık daha fazla yoğunlaştığımız, dış etkenlerden sıyrılıp sadece burayı düşündüğümüz bir atmosfer var. Hep şuna inanıyorum. Rakibin kim olduğu önemli değil. Kendi oyunumuzu onlara kabul ettirebilirsek, istediğimiz sonucu alırız.
Emre Belözoğlu: Milli takımın imajı kulüplerden daha önde. 2002 yılında dünya üçüncüsü olan ekip gerçekten çok iyiydi. Akabinde iki turnuvayı pas geçen bir milli takım var. Bence 2002 Dünya Kupası'ndan sonra sarsılan imajımızı tazelemeye başladık. İngiltere ligi Türkiye'den önce bitti. Ciddi bir sakatlık geçirdim. 3-4 hafta maç oynayamadım. Oynayıp oynamayacağıma karar verecek olan teknik direktörümüzdür. Ağrılarım devam ediyor.
Servet Çetin: Bosna-Hersek maçı zor olacak, ama bu karşılaşmayı kazandığımız takdirde hemen hemen işi yarılayacağız. Kazanırsak rahatlayacağımızı düşündüğümüz için, daha çok konsantre olmamız gerekiyor.

*********************
Ümitler'e 3 takviye
A Milli Takımı aday kadrosuna davet edilen Colin Kazım, Nuri Şahin ve Serdar Kurtuluş, Ümitler'le çalışmalara başladı. Bu futbolcuların, Avrupa Ümitler Futbol Şampiyonası Eleme Grubu'nda 1 Haziran'da Ukrayna ile yapılacak maçta oynacağı kaydedildi.

Bu haber Fanatik gazetesinden alıntıdır.