'Hepinize dua edeceğim'
Türkiye'de yaşadığım 6 yıl boyunca bana kucak açan Türk insanına çok teşekkür ediyorum. Türkler'i, Galatasaray taraftarını asla unutmayacağım. Onların sevgisi kalbimde ve gittiğim her yerde hatırlayacağım. Hiç kimseye kırgınlığım yok. Tam tersine beni aralarına kabul edip, her türlı sıkıntımda yanımda oldukları için hepsine dua edeceğim.
'Yeter ki onlara güvenin'
Kimse merak etmesin. Galatasaray kalesi emin ellerde. Aykut ve Fevzi gibi iki çok yetenekli kaleci var. Kesinlikle yokluğumu aratmayacaklar, göreceksiniz. Takımın başına kim gelirse gelsin onlara güvenmeli. En önemlisi de, taraftar onlara güvenmeli. Çünkü bu, bir futbolcu için en önemli unsurdur. Yeni kaleci aranmasına bence hiç gerek yok...
'Canaydın benim babam gibi'
Özhan Canaydın artık benim babam gibi. Ona minnettarım. Ona karşı olan borcumu ancak 3 kupa vererek yerine getirebildim. Yaşadığım 2 lig şampiyonluğu ve 1 Türkiye Kupası'nı babam gibi sevdiğim Özhan Canaydın'a adamak istiyorum. Ayrıca kulüpteki çalışanlara, eski antrenörlerime, çalıştığım tüm hocalara, yöneticilere teşekkür ediyorum. Özellikle de beni Galatasaray'a getiren sevgili Ali Dürüst'e teşekkürü bir borç biliyorum.
'Almanya, Türkiye gibi!'
Köln'le anlaşmaya gittiğimde uçaktan inince kendimi bir an hâlâ Türkiye'de sandım. Çünkü her yerde Türkler vardı ve benden imza istiyorlardı. O kadar güzeldi ki, anlatamam. Sanırım çok fazla yabancılık çekmeyeceğim. Türkiye'yi, hepinizi çok özleyeceğim. Zaten Temmuz'da Galatasaray'la hazırlık maçı yapacağız. O gün, yeniden görüşmek üzere...
Erol DEMİRKOL





