Ford Otosan'daki görev değişikliklerinin ardından gerçekleştirilen ilk toplantıda Türk otomotiv sanayine gurur veren bir üretim haberi çıktı. Ticari üretiminide tartışmasız lokomotif konumundaki firma, 3.2 litrelik 200 beygir gücünde bir motor ürettiğini açıkladı. Bu tip yatırımların ve üretimlerin diğer firmalarda da hayata geçirilmesi ile birlikte Türk otomotiv sanayinin, ülke ekonomisinin lokomotif gücü, amiral gemisi olma özelliği çok uzun yıllar devam edecektir.

TEDBİRLİ AÇIKLAMA

Toplantıda açıklanan bir başka detay ise kısa vadeli piyasa açısından önem taşıyordu. Zira, geleceğe yönelik her zaman olumlu mesajlar vermesiyle tanıdığımız ekip, bu kez tedbirli bir açıklama yapmışlar ve satış hedeflerini revize ettiklerini açıklamışlardı. Yıla 114 binlik satış ve 650 binlik toplam pazar hedefiyle başlayan firma, satış hedefini 100 bine, toplam pazar hacmini ise 585 bine çekmişti. Bu önemli bir gelişme. FordOtosan toplam otomotiv pazarının lideri. Lider firmadan gelen yüzde 10'un üzerindeki revizyon orta ölçekli firmalarda daha da yoğun hissedilecek gibi görünüyor. Zira, Ford Otosan, uzun yıllardır beklediği Yeni Mondeo'sunu pazara sunmaya hazırlanırken ve bu ürün geçmişe göre çok kuvvetli gelirken bu revizyonu yapıyor.

HERKES BİLİYORDU

Bu çerçevede, konuştuğum diğer sektör yetkilileri de 23 Temmuz sabahına yönelik, alternatif senaryo üretimlerine hız verdiklerini söylüyor. Yıla başlarken, siyasi riskin ekonomi ve pazar üzerinde büyük etkisi olmayacağını savunan yöneticilerin bu tezleri çürüyor gibi. Aslında açık konuşmak gerekirse, çürüyor demek yanlış olur. Çünkü, "etkilemez" demeçleri inanarak söylenmiyordu. Sadece daha yıl başlamadan belirsizlik yaratmamak için "piyasaya güven vermek" adına "etkilemez" deniyordu.

SENARYOLAR ARTTI

Yoksa hemen herkes seçimlerin etkisinin belirli bir yüzdede pazarı vuracağını öngörüyordu. Ama beş ayda gelişen durum, beklentilerin de ötesinde bir durgunluğa işaret ediyor. Herkesin gözü sandıkta demek de işi çözmüyor. Zira, gelişmeler nedeniyle sandıktan ziyade, sandıktan çıkacak sonuca kilitlenilmiş durumda. Firmalar, sene başında yaptıkları iki alternatif senaryoyu, üçe-dörde çıkardılar. Bunun en büyük nedeni ise yıl başındaki siyasi ortamın tahmin edilebilirliğinin, artık olmaması. Bu kapsamda Ford'un açıkladığı yaklaşık yüzde 10'luk daralmanın yıl sonunda daha yüksek oranda gerçekleşmesi kesin gibi görünüyor. Pazara tedbirli bir iyimserlikle yaklaşan yöneticiler, yılın 550-585 bin aralığında gerçekleşeceğini yani yüzde 10- 15 aralığında bir gerilemenin yaşanacağını, şirket hedeflerinin bu senaryoya göre revize edilmesi gerektiğini belirtiyor.

DIŞ PAZAR TALEBİ İYİ

Olumsuz senaryolar ise ki bunlar genel anlamda tüm ekonomi açısından büyük olumsuzluklar barındırıyor, daralmanın 100 bin adetten fazla yani yüzde 15'in üzerinde olacağı üzerine inşa ediliyor. Sonuçta, siyasi belirsizlik bir kez daha otomotiv pazarı üzerindeki ağırlığını hissetirmeye başladı. Ancak, bu kez genel anlamda en büyük rahatlama noktası, dış pazardan gelen yüksek taleple özellikle üreticilerin ve yan sanayinin finansal anlamda çok büyük kayıp yaşamıyor olması.

Gültekin KARA