Tuba Ünsal manken, fotomodel, dizi ve sinema oyuncusu, televizyon sunucusu, fotoğrafçı... Hani derler ya, 'On parmağında on marifet var' aynen öyle. Şimdilerde, Fox TV'de yayınlanan dizide Serhan Yavaş ile başrolü paylaşan Ünsal, dizinin sezon tatiline girmesiyle oyunculuğunu geliştirmek adına Amerika'da birkaç ay geçireceğini söyledi. Genç ve güzel oyuncu Tuba Ünsal ile keyifli bir söyleşi yaptık...

Derler ya, nasıl başladı bu işler... Mankenliğe ve oyunculuğa ne zaman ve nasıl adım attınız?

Her şey birden bire oldu... İzmir Bornova Hayrettin Duran Lisesi'nde okurken, daha 16 yaşındayım. Bulutsuzluk Özlemi'nin klibinde oynamam için teklif geldi. Klipte oynadım.

"YENİ YETME" DEDİLER

Rolüm büyük değildi. Ben de herhalde ilk ve son rolüm diye düşündüm. Meğer öyle olmayacakmış. Birkaç hafta sonra, o zamanlarda epey reyting alan 'Kara Melek' dizisinden teklif geldi. Kabul ettim ve ardı arkası çorap söküğü gibi geldi.

Oyunculukta tanınmanızı 'Vizontele Tuuba'ya borçlusunuz diyebilir miyiz? Filmin isminde adınızın geçmesi o günlerde olay olmuştu...

Bana çok haksızlık yapıldı o zamanlar. 'Yeni yetme bir oyuncuya bu kadar değer verilir mi?' gibi yaklaşımlarla üzerime geldiler. Halbuki ben o filme kadar pek çok dizi ve sinema projesinde yer almış ve başarılı da sayılıyordum eleştirmenlerce. Üstelik Yılmaz Erdoğan'ın yazdığı hikayeye göre filmin ismi başka türlü olmazdı. Bu gerçeği görmeyip, başka anlamlar çıkarmaya çalıştılar.

"GÖRÜRSÜNÜZ SİZ"

Bu olumsuz tutum sizi yıldıracağına kamçıladı gibi... Fotoğrafçılık eğitimi almaya karar verdiniz, NTV'de 'Life Style' adlı programla sunuculuğa adım attınız...

Valla, yaşadıklarımı çok iyi özetlediniz. Karşılaştığım o haksızlıklar beni çok yaralamıştı. Ben de bir çocuk gibi 'Görürsünüz siz' diyerek, kendime hedefler koydum. Allah'a çok şükür tüm dileklerim yerine geliyor.

SLOGANI BİLE ÇARPICI

Hangisi daha zor; poz vermek mi, pozu yakalamak mı?

Şunu söyleyeyim sizin bu sorunuz çok daha zor. (gülüşmeler) Fotoğraf çekmek biraz daha zor. Çünkü poz verirken hata dahi yapsanız sizi uyaran biri var. Ama fotoğraf çekerken, kendinizle baş başasınız. Diyeceksiniz ki, " Siler geçersin" ama o anki büyüyü bir daha yakalayamazsınız.

'Yemin' dizisi nasıl bu kadar tuttu? Senaryosu, müziği ve oyuncuları herkesin dilinde...

En başta senaryosu çok değişik. Sloganı dahi çarpıcı 'Bir yüreğe kaç sevda sığdırırsınız?' Oyuncular da çok deneyimli ve elinden geleni fazlasıyla ortaya koyunca geriye yönetmenin sanatını konuşturması kalıyor. Sadullah Çelen de bu işi layıkıyla yapıyor. Hani hep derler ya, " Bizim sette arkadaşlık havası mükemmel, büyük zevk alıyoruz" valla boşa denmiyormuş, bu duyguyu bire bir yaşıyoruz. Şimdi tatildeyiz. Ben de Amerika'ya Hollywood'a gidip, oyunculuk dersleri almayı planlıyorum. İyiyim bu konuda ama daha iyiye ulaşma çabası hayat boyu sürer, bilirsiniz...

Okan IŞIK/ İSTANBUL