Yerli firmaların yurtdışına turizm sezonunda uçmak yerine, iç pazarda tüm yıl boyunca uçmayı tercih ettiğini belirten Ulubay, iç pazara yapılan uçuşlarının yanında, yurtdışı pazarlara da uçuşlarının devam etmesinin, turizmin geleceği açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Uçak olmadan turistin Türkiye'ye gelemeyeceğini anlatan Ulubay, "Mesela Mısır Hükümeti uçuşların devamlılığını sağlamak için, boş koltuğun maliyetini havayolu firmasına ödüyor. Oysa Türk turizmcisi bırakın destek görmeyi; ÖTV, KDV, telif hakları, enerji gibi yüksek girdi maliyetleri karşısında sırtını doğrultamıyor. Yurtdışına uçuş gerçekleştiren yerli havayollarının desteklenmesi gerekir" diye konuştu.
2007'DE RUSYA PAZARINDA SIKINTI YAŞANABİLİR
2007 yılı turizminde ciddi bir büyüme yaşanmayacağını ifade eden Ulubay, gelecek yıl Avrupa pazarında yaşanan daralmanın devam edeceğini ve Rusya pazarında da sıkıntı yaşanacağını söyledi.
Ulubay, "Bu yıl, Avrupa pazarında yüzde 35 ile 40'ları bulan daralma gözlendi. Ne yazık ki, 2007 yılında da, Avrupa marketindeki sıkıntı devam edecek. Çünkü Avrupa genelinde bir sıkıntı yaşanıyor. İşsizlik oranı çoğalıyor. Mesela, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde sosyal güvenlik haklarıyla ilgili bazı kısıtlamalar bu durumun göstergesidir. Diğer taraftan, gelecek yıl Rusya pazarında daralma yaşanabilir. Rus turistin İspanya, Yunanistan gibi AB ülkelerinden daha kolay vize alması ve Rus uçaklarının Avrupa ülkelerine daha rahat uçmasıyla, Rus turistler önümüzdeki yıl İspanya ve Yunanistan gibi diğer ülkeleri tercih edecek. En son Rusya'daki acentalar ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, Rus turistlerin İspanya ve Yunanistan'a daha yoğun ilgisi olduğunu gözlemledik. Önümüzdeki tablo ne yazık ki, turizmde işlerin toz pembe olmadığını gösteriyor. Türk turizmcileri olarak bizlerin, mevcut pazarlarımızın yanında, dünyanın dört bir yanından turist getirmek için daha çok çalışması gerekiyor. Şili'den Arjantin'den, Afrika'dan Ortadoğu'dan daha fazla turisti ülkemize getirmek için, birçok ülkedeki etkinliğimizi arttırmalıyız" şeklinde konuştu.
TURİZMDE TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR
Mevcut yükler ve global pazarlardaki sıkıntılar karşısında yatırımcının, 'yatırım heyecanı'nın kalmadığını kaydeden Ulubay, "KDV, ÖTV, Telif Hakları, Yüksek Elektrik- LPG fiyatları, SSK gibi sırtımızda o kadar çok yük var ki, sırtımızı bir türlü doğrultup önümüze bakamaz hale geldik. Getirilen her ilave yük, bizim İtalya, İspanya, Mısır, Yunanistan gibi rakiplerimizin karşısında elimizi kolumuzu bağladı. Her geçen gün rekabet etmemiz zorlaşıyor ve rekabet edebilmemiz için acilen tedbirlerin alınması gerekiyor. Bugün Türk turizmcisi bırakın yatırım yapmayı, zihninde 'otelini satma' fikri ile dolaşıyor. Çünkü, Türk otellerinin ortalama yüzde 80'inin kredi borcu var. Borcunu ödemekte zorlanan birçok otelci ne yazık ki, otelini kiralamak veya satmak istiyor. Sektör için biran önce acil önlemler alınmazsa, yakın gelecekte yoğun olarak iflaslar ve el değiştirmeler yaşanacaktır. Turizmde tehlike çanları çalıyor ancak duyan yok" diye konuştu.
Yarattığı katma değer ile sektörleri tetikleyen turizmde, devlet politikasının oluşturulması gerektiğine işaret eden Ulubay, "Hükümet politikası günü kurtarır, devlet politikası geleceği kurtarır. Turizmde yaşanan bir sorun karşısında hastalığın ne olduğun biliyoruz, ancak tedaviye geç kalıyoruz. Hastalığı erken tedavi etmek için, kısa orta ve uzun vadeli stratejilerimizi hazırlamalıyız" dedi.







