Toplantının ardından açıklanan bildiride, Arap Ligi ülkeleri, PKK terör örgütünün Türkiye'de gerçekleştirdiği hain terör saldırılarını şiddetle kınadı. Forumun, barış güvenlik ve istikrar tehdit eden uluslararası terörizmle mücadelede tüm ülkelerin sorumluluklarının hatırlatıldığı bildirildi. Açıklamada katılımcıların, Türkiye ve Arap ülkelerinin derin tarihi, coğrafi ve kültürel ilişkilerle bağlı olduğuna işaretle, Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkileri, tüm karşılıklı çıkar alanlarında
işbirliği ve kapsamlı danışmaları geliştirmek üzere kurumsal bir çerçeve sağlayarak tüm alanlarda daha da genişletip derinleştireceğine inandıklarını Türk-Arap Forumu'nun kurulmasını memnuniyetle karşıladıkları ifade edildi.
Forum toplantısı vesilesiyle Orta Doğu'daki gelişmelerin, ortak endişe yaratan bölgesel ve uluslararası birçok sorunun, Orta Doğu'da istişare ve işbirliği ile Türkiye ve Arap Ligi üyesi devletler arasında ve işgal altındaki topraklardaki uygulamaların barış sürecini tehlikeye attığı yolundaki endişesini ve derhal durdurulması gerektiğini dile getirildiği bildirildi. Forumda, bu müzakerelerin başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, yaşayabilir ve egemen Filistin Devleti'nin kurulmasıyla sonuçlanması
gerektiğinin teyit edildiği açıklandı.
Forumun, uluslararası finansal kriz konusundaki endişelerini dile getirdiği ve uluslararası toplum tarafından sarf edilen çabalar çerçevesinde üye ülkelerin çıkarlarını korumak amacıyla üye ülke ekonomileri üzerindeki etkilerini incelenmesine karar verildiği kaydedildi.
Katılımcıların Orta Doğu'da adil barış, güvenlik, istikrar ve refaha erişilmesi konusunda Türkiye ve Arap devletlerinin ortak vizyona sahip olduklarını teyit ettiği belirtilen açıklamada, Arap-İsrail ihtilafına üç kanalda (Filistin, Suriye ve Lübnan), barış için toprak ilkesi, Arap Barış Girişimi ve Yol Haritası temelinde kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulunması gerektiği ifade edildi.
Forumun, Filistin ile İsrail arasında Annapolis barış süreciyle öngörülen çerçevede faali ve etkin müzakereler yürütülmesine olan desteğini ifade ettiği ve forumun, karşı karşıya bulunulan güçlüklerin Kudüs, mülteciler ve 4 Haziran 1967 sınırlarına çekilmeyi de içeren tüm konular üzerinde varılacak anlaşmasıyla aşılması konusundaki acil gereksinimi vurguladığı kaydedildi. Açıklamada, " Bu bağlamda, Forum, tek taraflı eylemlerin, özellikle yerleşim politikaları ve işgal altındaki topraklardaki
uygulamaların barış sürecini tehlikeye attığı yolundaki endişesini ve derhal durdurulması gerektiğini dile getirmiştir. Forum bu müzakerelerin başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, yaşayabilir ve egemen Filistin Devleti'nin kurulmasıyla sonuçlanması gerektiğini teyit etmiştir" denildi.
Forumun, Filistinliler arasındaki bölünmüşlüğün Filistin davasına ve barış sürecine zarar verdiğini belirttiği, Filistinliler arasındaki birliğin sağlanmasına yönelik girişimleri desteklediğini ifade ettiği ve bu bağlamda Mısır'ın Filistin'de uzlaşının sağlanmasına yönelik çabalarına verdiği desteği vurguladığı kaydedildi.
Forumun, Paris Bağışçılar Konferansı, Beytüllahim Yatırım Konferansı ve Güvenlik ve Adalet Sektörlerinin desteklenmesine yönelik Berlin Konferansı'nda ve AHLC toplantılarında alınan kararlar uyarınca Filistin devlet inşası sürecine ve değişik alanlarda Filistin ekonomisi ve kapasitelerinin inşasını amaçlayan tüm ilgili girişimlere olan desteğini vurguladığı belirtildi.
Forumun ayrıca, Orta Doğu Barış Süreci'ndeki bütün kanallarda ilerleme sağlanmasının önemi hususunda mutabık kaldığı bu bağlamda, Arap Ligi'nin, Suriye-İsrail dolaylı barış görüşmelerinde Türkiye'nin rolünden memnuniyet duyduğunu ve desteklediğini ifade ettiği bildirildi.
Bakanların Bölgesel Seçim Kanunu'nun kabul edilmesini ve Kerküklü 3 ana grup arasında adil ve dengeli güç paylaşımı konusunda uzlaşmaya varılması için sarf edilen çabaları memnuniyetle karşıladıkları belirtilen açıklamada, " Bakanlar, BM Güvenlik Konseyi kararlarına, UNAMI ve BM Genel Sekreteri Özel Temsilcisinin çalışmalarına verdikleri desteği yinelemişlerdir" denildi.
Forumun terörizmin, uluslararası barış, güvenlik ve istikrara büyük tehdit oluşturduğunu teyit ettiği belirtilirken, terörizmin belirli bir din, ırk, milliyet ya da coğrafyayla özdeşleştirilmesi girişimlerini reddettiği açıklandı. Forumun, BM'nin terörizmle mücadele alanındaki öncü rolünü kaydettiği ifade edildi.
Kıbrıs konusunun da ele alındığı forumda, Kıbrıs'ta siyasi eşitlik temelinde iki kesimli, iki toplumlu ortaklık devleti kurulması amacıyla BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde ve BM'nin yerleşik parametleri temelinde adil, kapsamlı ve kalıcı çözümün desteklendiği ifade edildi.
Gürcistan'da yaşanan gelişmelerin de ele alındığı forumda şöyle denildi:
" Forum, Gürcistan'da meydana gelen gelişmelerden duyduğu kaygıyı belirtmiş ve bu gelişmelerin sonuçlarının Güney Kafkasya ve ötesinde barış ve istikrara ciddi tehdit olduğunu vurgulamıştır. Forum, tarafların ölçülü hareket etmeleri ve müzakere yoluyla ulaşılmış bir çözüme varmaları çağrısında bulunmuştur. Forum, ayrıca Türkiye'nin Kafkasya Bölgesi'nde barış, istikrar ve işbirliği için elverişli bir ortam yaratılması bakış açısıyla 'Kafkas İstikrar ve İşbirilği Platformu' kurulması inisiyatifini not
etmiştir."
TÜRK-ARAP İŞBİRLİĞİ FORUMU DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANTIS
Türk-Arap İşbirliği Forumu Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda, Arap Birliği ülkelerinin PKK terör örgütünün Türkiye'de gerçekleştirdiği hain terör saldırılarını şiddetle kınadığı belirtildi.







