BBC'nin Türkçe internet sitesi http://www.bbc.co.uk/turkish/'te yer alan basın özetlerine göre İngiltere gazetelerinden Financial Times bu sabah, Amerikan Merkez Bankası'nın faiz hadlerini düşürmesinin önemine dikkat çekiyor.
Amerikan Merkez Bankası, 3 hafta içinde 2'inci kez faiz hadlerini yarım puan düşürdü. Reel ekonomi üzerindeki baskılar yoğunlaşırken, kalan son mermisini de kullanması, doğru bir adımdı.
" Bir çok yorumcuya göre Amerikan ekonomisi, zaten resesyonda. Tüketici güven endeksi bu hafta rekor seviyede düştü, son üç aylık Gayrı Safi Milli Hasıla verilerinde de düşüş var. Amerikan Merkez Bankası, kredi piyasalarını canlandırmak için ek vasıtalara başvuruyor, piyasalara sınırsız likidite sunuyor, ticari senetler satın alıyor. Ama reel ekonomiyi doğrudan canlandırmak için, Merkez Bankası'nın maliye politikasıyla desteklenmesi şart. Yetkililer, yeni destek paketi üzerine görüşmeleri hızlandırmalı."
Independent, İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling'in dün akşam vergilerde artışa gidilebileceği yolunda mesajlar verdiğinin altını çiziyor.
" Alistair Darling, hükümet gelirlerinin resesyon yüzünden çöktüğü uyarısında bulundu. Darling, bakanların ekonomiyi canlandırmak için, hükümetin borçlanmasını artıracak olsa dahi, harcama projelerini de hızlandırabileceklerini belirtti. Maliye Bakanı'nın, sıkı ticari koşullarla karşı karşıya olan küçük işletmelere yardım amacıyla hazırlanmış 4 milyar sterlinlik kredi paketini de bugün açıklaması bekleniyor."
Amerika Birleşik Devletleri'nde giderek kızışan başkanlık yarışında Demokrat aday Barack Obama, televizyonlardan yayınlanan kampanya konuşmasıyla gündemde. Guardian yazarlarından Ewen MacAskill, " Obama'yı 3 milyon dolarlık reklamıyla kaçırmak mümkün değildi" yorumunu yapıyor.
" Dün gece Obama'yı atlamak güç bir işti doğrusu. Obama, 30 dakikalık bir konuşmasının CBS, NBC, FOX 'un yanı sıra bir İspanyol iki de Afrikalı Amerikan vatandaşlarını hedef alan kanalda yayınlanması için, tam 3 milyon dolar yatırdı. Bu, bugüne kadar siyasi bir televizyon kampanyası için en çok para harcanan yayın.
Üstelik o sırada dışarıda olanları ise aynı gece hayli popüler televizyon şovlarından birinde bekliyordu Obama. Herhangi bir kanalda aynı süreyi satın alacak nakdi olmayan Cumhuriyetçi aday John McCain ve ekibi ise Obama'yı aşırılıkla suçluyor. Ancak McCain de Larry King'in şovuna çıkarak Amerikan halkına bedavaya ulaşmayı umuyor."
Daily Telegraph, Cumhuriyetçi Parti'nin yükselen yıldızlarından, aynı zamanda Afrika kökenli Amerikalı üyelerinden Michael Steele'in partiye yönelik uyarılarını öne çıkarıyor.
" Steele, partinin gelecek Kongre seçimlerinde büyük bir darbe alabileceğini savunuyor ve bu şekilde devam ettikleri takdirde, 2020'ye kadar da bir etkinlik göstermekte zorlanabilecekleri uyarısını yapıyor. Steele, bundan on sekiz ay önce tanıştığı İngiltere'de Muhafazakar Parti lideri David Cameron'ı örnek gösteriyor ve benzer adımlar atmalarını öneriyor."
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde isyancıların Goma kentini tehdit etmeleri ve çıkan çatışmalar, son iki ay içinde 200 bin kişinin evlerini terk etmesine neden oldu.
Independent gazetesi son günlerde giderek artan şiddet karşısında konuyu baş yorum sayfalarına taşıyor. Independent, " Soykırımın uğursuz yankısı" başlığını kullanıyor.
" Bu son çatışmalar, bildik bir tabloyu yansıtıyor, kökleri 1994'te Ruanda soykırımına dayanıyor ki o dönem, azınlıkta ancak iktidardaki Hutular, askeri rejim altında, 500 bin Tutsi'yi öldürmüştü.
Bu rejim, Tutsi güçlerince düşürüldükten sonra, iki milyon Hutu azınlık, Kongo'ya kaçtı. Bölge, o zamandan beri barut fıçısından farksız. Daha da kötüsü, Ruanda hükümeti, Tutsi milislere üstü kapalı destek veriyor. Kongo, tam 17 bin askerle, dünyanın en büyük barış gücü askeri birliğine sahip yerlerinden biri. Uluslararası toplum, yüz yüze görüşmeler için bastırmalı ve geçmişte yapılan hatalara düşmemeli."
Times, Afganistan'dan dönen yüzlerce askerin karşılaştıkları sağlık sorunlarına dikkat çekiyor. Habere göre Afganistan'da görev yapan her 10 askerden birinin işitme duyusu, şiddetli çatışmalar nedeniyle ağır hasar alıyor.
" 2004 ve 2005 yıllarında Şii militanlara karşı çarpışan bir çok askerin kalıcı işitme hasarlarıyla İngiltere'ye döndükleri biliniyor. Ama Afganistan'da yol kenarına konan bombalar, yakın çarpışmaların yoğunluğunun yanı sıra, koalisyona bağlı güçlerin attıkları bombaların da kulak zarına zarar verdiği hatta bazı vakalarda tamamen sağırlıkla sonuçlandığı belirtiliyor."
Geçtiğimiz aylarda Avusturyalı bir adamın öz kızını 24 yıl evinin bodrumunda hapsetmesi ve ondan 7 çocuk sahibi olmasına ilişkin haberler, basında geniş yer bulmuştu.
Olay, çocuklardan birinin hastalanması üzerine ortaya çıkmış, Josef Fritzl polise, ailesiyse doktor kontrolüne teslim edilmişti.
Daily Telegraph, Fritzl'in psikoloğuna anlattığı söylenen bazı notları sayfalarına taşıyor. Habere göre 73 yaşındaki Fritzl, öz annesini de yıllarca evinin çatı katında kilit altında tutmuş.
" Psikolog kayıtlarından basına sızan haberlerde, Fritzl'in," Evin çatısına kilitledim, pencereye de tuğla ördüm ki, bir daha gün ışığı göremesin" dediği belirtiliyor.
" Fritzl komşularına annesinin evi satın aldığı 1959 yılında öldüğünü söylemiş. Ancak Avusturya basını, annesinin 1980 yılına dek ölmemiş olabileceğini iddia ediyor. Habere göre Fritzl, annesini çocukluğunda kendisine zalimce ve sevgiden uzak davrandığı için cezalandırmak istemiş. Zanlının davası, Şubat ayında görülmeye başlanacak."
Independent gazetesi " erkeklerin sadakatsizliği fark etmekte daha başarılı olduğunu" yazıyor.
" Bilim adamlarrı zamanda Afrika kökenli Ameriı, araştırma kapsamında 203 heteroseksüel çifte, ilişkileri üzerine sorular yöneltmiş. Erkeklerin yüzde 94'ü eşinin kendisini aldattığını fark ettiğini söylerken, bu oran kadınlarda yüzde 80'de kalıyor.
Human Nature dergisinde yayımlanan araştırmanın sonucuna göre, erkekler kadınlara kıyasla sadakatsizliği daha çabuk fark ediyorlar ama aynı zamanda da eşlerinden, sadık oldukları zaman bile şüphe duyabiliyorlar."
İNGİLİZ BASININDA BUGÜN
İngiliz basınında bugün, Amerikan Merkez Bankası'nın beklendiği gibi ekonomiyi canlandırma amacıyla faiz hadlerini yarım puan düşürerek yüzde 1'e indirmesi öne çıkıyor.







