Yenen, sorunun taslaktaki bir cümlenin ifade şeklinden kaynaklandığını, bunda uzlaşmanın da bu kadar zor olmadığını vurguladı.

1618 sayılı yasa taslağına ilişkin çalışmalar konusunda rehberlerle birlikte hareket etmediği iddia edilen Türkiye Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Şerif Yenen, aslında ortada tartışılacak bir sorun olmadığını; zira Bakanlık, TÜRSAB ve rehberlerin aynı görüşü savunduğunu, karışıklığın ise TUREB'den kopan bazı kişilerin konuyu kişisel kavga haline dönüştürmesinden kaynaklandığını söyledi.

Yenen, TurizmdeBuSabah'a yaptığı açıklamada TUREB'in İstanbul, Ankara, Kapadokya, Kuşadası, Çanakkale, Bodrum ve Trabzon'u temsil ettiğini; bir tüzel kişilik olduğunu, sorunun kendilerinden kopan Antalya ve İzmirli rehber kuruluşlarının yöneticilerinin bakış açılarından kaynaklandığını ifade etti. Tüm rehberleri ilgilendiren bir konunun kişisel kavga haline getirilmemesini isteyen Yenen, konuya sağduyulu yaklaşılmasını istedi. Yenen, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Yasa konusundaki görüşüm diğer rehber odalarından farklı değil. Sadece tutumlarımız farklı. Beni ihanetle suçlayanlar belge sunmalı. Ben her türlü belgeyi sunmaya hazırım. Benim bakanlığa, TÜRSAB'a, Meclis Alt Komisyon üyelerine yazdığım yazılar var. Bu sunumların hiçbirisi arkadaşlarımdan farklı değil ki. Dediğim gibi sadece tutumumuz farklı. Onlar dünyanın sonu gelmiş gibi davranmak istiyorlar ki bence çok gereksiz. Oysa aynı şeyleri söylüyor ve savunuyoruz. Sanırım işin içine kişisellik giriyor. Rehberlerin kaygıları belli, neyi savunup, savunmadığımız da belli. TÜRSAB Yasası'nda bizimle ilgili olumlu bazı şeyler var, hoşumuza gitmeyen bazı şeyler de var. Hoşumuza gitmeyen yerleri zaten dile getiriyoruz.

ANA FİKİRDE ZATEN MUTABIKIZ

Benim iki itirazım var. Bir kere Bakanlık, TUREB ve TÜRSAB zaten bir konuda mutabık.. Günlük turlarda veya 24 saati aşan paket turlarda rehber olmalı diyor. Bu konuda hemfikiriz.
Ancak bunu ifade ederken taslak cümle hoşumuza gitmeyen bir hal almış. Biz diyoruz ki 'bu taslak cümle tamam ama söyleyiş içeriği olarak çok da olmamış'. Gelin bunu düzeltelim,
Yani 'tur bir kişi dahi olsa mutlaka rehber olmalı ve rehber başına düşen turist sayısı da 45'i geçmemeli' diyoruz.

Bu konuda hem Bakanlık ile hem de TÜRSAB ile temaslarımız sürüyor. Bu uzlaşılmayacak bir konu değil ki. Ankara'da katıldığım komisyon toplantısında da görüşlerimizi ifade etim. O gün, şimdi beni eleştiren arkadaşlarım da beni tebrik etmişti. Şimdi ne oldu da iş bu hale getirildi. Ben bir meslek grubunun geleceği ile ilgili çok önemli bir konu üzerinde çalışılırken, kişisel sorunların karıştırılmaması taraftarıyım.

Meclis komisyonunda ilgililer sorun yaratan cümlenin değişmesi yönünde notlarını aldılar. Muhtemelen lehimize çıkacak. TÜRSAB yönünden de Sayın İkinci Başkan Rıza Epikmen ile görüşüyoruz ve aynı dili konuşuyoruz. Henüz ortak metin çıkartamadık ama problem yok, uzlaşma sağlanmak üzere.

Bu arada şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim.. Beni eleştiren Uğur Ayyıldız isimli rehber arkadaşımızın benimle kişisel sorunları vardır. Bizim kendi iç sorunlarımız ve çekememezlikten kaynaklanan sorunlardır bunlar. Güç birliği yapmak, sağduyu ile tartışmak, fikir üretmek varken; kişisel sorunları mesleğimizle ilgili böyle önemli bir çalışmaya karıştırmak kesinlikle doğru değildir.."