Bülent Ersoy ve İbrahim Tatlıses gibi ünlü isimler bile onun sözünden çıkmıyor, şaşırıyorum" dedi.

Müzisyen bir prodüktörle çalışmanın mutluluğunu her yerde dile getiriyorsunuz. Önceki albümlerinizde memnun değil miydiniz? Ya da prodüktörünüzden? Albümün ismi 'Ama bir farkla' olunca hemen akıllara 'nedir bu fark?' diye bir soru geliyor. Ben de buna, prodüktörümün müzisyen olmasını cevap olarak veriyorum. Çünkü bir müzisyenin dilinden yine bir müzisyen anlar. Ercan Saatçi de gerçekten çok önemli bir müzisyen.

Bundan evvel her şeyi tam istediğiniz gibi yapamıyor muydunuz?

Yapıyordum ama başka şeyler önüne geçiyordu. Şimdi daha dengeli olduğuna inanıyorum. Artık değiştiğime inanıyorum görselliğimin, imajımın, şarkılarımın, bestelerimin ve sözlerimin de çok dengeli olduğuna inanıyorum.

HIRSIZLAR CEZALARINI ÇEKECEK

Bir gün radyolarda sizin " Doğum günü hediyesi" albümünüz çalındığında neler hissettiniz?

Öğrenince şok oldum. Düşünün ki size ait bir şey çalınıyor. Bu bir emek hırsızlığı, sanata saygısızlık. Türkiye'nin ilk resmi korsanıdır bu. Benim 5 tane bestemin ve sözümün altına başka birilerinin ismini yazmak suretiyle, üstelikte yorumcu iznim de olmadan çıkarılmış, sonra da adına " Doğum günü hediyesi" denmiş. Hukuksal platformda olduğu için konuşmak doğru değil. Hırsızlar bir gün cezalarını çekecekler.

" Doğum günü hediyesi" nin bu albüme etkisi ne oldu?

Çünkü hâlâ raflarda iki albüm duruyor. Bir kere o albüm müzikalite olarak çok düşük seviyede bir iş. Yaptığım yeni albümün müzikalitesi ortada, kaliteli olan şeyler de uzun vadede kazanacaktır.

Geçtiğimiz hafta bir radyo programında üst üste aksilikler yaşadınız. Bu ayarlanmış bir şey miydi?

Evet aksilikler yaşadım. Allah'tan yorumcu olduğum için problem değil CD'nin atlaması. Ama çıktığım programlar aranıyor, engellenmeye çalışılıyor. Mesela geçen hafta Star TV'de, ben, Ercan Saatçi ve Fatih Erkoç, Bülent Ersoy'un şov programına katılacaktık. Yine aynı şahıs tarafından (Erol Köse) programdaki bazı insanlar aranmak suretiyle, özellikle benim bulunmamam için girişimlerde bulunmuş. Böyle küçük insanların bir takım çabalarıyla bir şeyleri engelleyebileceklerini zannetmeleri gerçekten çok komik. Eminim ki üst düzey yöneticilerinin bu konudan haberi yok.

Peki Gülşen ne yapacak? Tek taraflı bir savaş var şu an herhalde. Siz karşı atağa geçmeyecek misiniz?

Savaşçı bir ruha sahibim ama ben iyilik için savaşmayı severim. Böyle karşı cepheden birilerine kötülük yapmak için enerjimi kullanmak istemiyorum. Koskoca dev bir sanatçı dediğimiz Bülent Ersoy ,sanatına yıllardır saygı duyan bu kadar büyük bir insan, dobra bir insan olmasına rağmen onun (Erol Köse) maşası olabiliryorsa, ben hiçbir şey söylemiyorum. İbrahim Tatlıses'in programı için de bizi aradılar, şovuna katılmam için menejerimle konuştular, yine aynı şahıs aynı şekilde davranarak, o programa katılmamı engellemek için bir takım girişimlerde bulundu.

EKMEKLE OYNAMAK GÜNAH

Ondaki sonuç nedir peki?

O programa da katılamıyorum. Tüm medya, tüm kamuoyu o insanların kiminle bağlantısı olduğunu biliyor. Benim çıktığım barlar aranıyor, sahne alacağım konserler, yetkililer aranıyor tehdit ediliyor, benim çıkmama bir kaç gün kala bedava sanatçı gönderilerek programım iptal ettiriliyor. Bu çok kötü bir şey, bu dünyada da Allah katında da çok ayıp, çok günah. Benimle beraber para kazanan insanların da ekmeğiyle oynuyorlar.

O kişinin en iyi sanatçısını elinden kaçırmanın verdiği bir hırs olamaz mı?

Birçok şey olabilir tabii.. benim tarafımdan bakıldığında ne düşündüğümden çok ,bunlardan haberi olan insanların ne düşündüğü çok önemli. Aslında herkes her şeyin farkında, ama bundan sonra susmamam gerektiğini düşünüyorum. Üst düzey yetkililerin, konserleri düzneleyen organizatörlerin, bunların bu şekilde olduğundan haberdar olması gerekiyor. Uzun zamandır süre gelen şeylerdi bunlar ve bu güne kadar dayanabildim, ama benim de artık boğazıma kadar geldi!!!

Batuhan ÖZKARDEŞLER