-ATATÜRK HAVALİMAN'INDA APRON'UN BASIN MENSUPLARINA YASAKLANMA İDDİASI ÜZERİNE

-VALİ YARDIMCISI CAFER YILDIZ:

-''BASINA YASAK DİYE BİRŞEY YOK.APRONA GİRİŞ DAHA DA SIKI DENETİME BAĞLANMIŞTIR'' GAZETECİLER ,"BİZ ZATEN APRONA DENETİM ALTINA GİRİYORUZ.BU YAPILAN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE YAPILAN BIR KISITLAMADIR."


Atatürk Havalimanı'nda görev yapan gazetecilerin en önemli haber kaynaklarının oluştuğu bölge olan aprona çıkış hakları kısıtlandı. İstanbul Vali Yardımcısı Cafer Yıldız, Atatürk Havaliman'ında basın mensuplarına bir yasaklamanın söz konusu olmadığını belirterek,'' Basına yasak diye bir şey yok. Apron'a giriş daha da sıkı denetime bağlanmıştır'' derken,gazeteciler," Biz zaten denetim altında apron da görev yapıyoruz.Özel bir kapıdan çıkarken görevli polise her türlü bilgiyi veriyor,form dolduruyor ve özel yelek giyiyoruz." Dediler

Ulaştırma Bakanlığı Müfettişleri ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün teklifi sonucu her ay toplanan Havalimanı Güvenlik Komisyonu toplantısında bu kararın alındığını belirten Atatürk Havaliman'ından sorumlu Nöbetçi Vali Yardımcısı Cafer Yıldız, havalanında basın mensuplarına bir yasaklama getirilmediğini söyledi.

Atatürk Havalimanı'nda 2000 yılında alınan basın mensuplarının Apron giriş prosütürünün devam ettiğini belirten Yıldız şunları söyledi:

''Basına yasak diye birşey yok. Aprona giriş daha da sıkı denetime bağlanmıştır. Eskiden kapılara giderek aprona girebilen basın mensupları, alınan yeni kararla mesai saatleri içinde idari amir kimse ona ulaşarak aprona giriş izni alacaktır.Mesai saatleri dışında ise nöbetçi idari amirden izin alacaklardır. İdari amirin ilgili izini vermesi sonucu gazeteci arkadaşlar Apron'a girerek haberlerini yapacaklardır.'' dedi.

Bu arada Havalimanı Muhabirleri Derneği yetkilileri, gazetecilerin aprona çıkışlarının zaten denetim altında olduğunu belirterek,'' Havalimanı muhabirleri aprona çıkacakları zaman meteoroloji kapı adı verilen bölümdeki görevli polise başvururlar. Burada kendilerine verilen formu doldurarak hangi işe gittiklerini ve kimliklerini yazarak çıkış-giriş saatlerini imzalarlar. Daha sonra gerevli polisin verdiği özel yeleği giyer, aprona çıkış hakkı olan özel kartı alırlar, bu şekilde sıkı bir denetimin ardından göreve giderler. şimdi alınan bu kararla göreve giderken aranacak olan makam zaten gecikmelere neden olan butür uygulamalar neden olancaktır. Bu uygulama aynı zamanda makam kargaşasına da yol açacaktır.Belli zamanlarda örneğin Başbakan'ın geliş ve gidiş saatlerinde ,Güvenliği etkiyecek bir konuğun geliş ve gidişlerinde zaten çıkış yasağı uygulanıyor.Buradaki uygulama basın özgürlüğünün kısıtlanmasıdır.Akla bir çok soru geliyor.Örneğin apron da deve kesilmesi ,şehit cenazesinin kamyonetle taşınması ,kaybolan külçe altının hala bulunamaması gibi haberlere gazeteciler ne kadar geç giderlerse veya hiç gitmezlerse o kadar iyi olur zihniyetidir.''

Bu yeni uygulamanın ciddi sıkıntılara yol açacağını belirten, dernek yetkilileri uygulamanın kaldırılmasını istediler.