Eğer Cumhurbaşkanı yasaklanmaz da yasaklı Erdoğan'ın uzaktan yönettiği AK Parti milletvekillerince oluşturulacak bir hükümetin ve yeni partinin başında kim olabilir.
İşte burada çok önemli bir tuzak var. Özal Çankaya Köşkü'ne çıkarken ANAP'ın başına geçmesi için 8 isim belirlenmişti. Daha sonra "8 Türk büyüğü" denildi bunlara. İçlerinden sadece Mesut Yılmaz partinin başına geçebildi ama o fitnenin etkisiyle ANAP'ta belini doğrultamadı, o isimler de param parça oldu. Şimdiden isim öne sürülmesi, Ali Babacan mı, Mehmet Ali Şahin mi yok Cemil Çiçek mi şeklinde isimlerin ortaya sürülmesine bir de bu açıdan bakmak lazım.
TBMM Başkanı Köksal Toptan bu süreçleri çok iyi bildiği için dün bir açıklama yaparak,
"Asılsız ve mesnetsiz siyasi yapılanma senaryolarının şahsımla uzaktan yakından hiçbir ilişkisi yoktur" diye yazılı açıklama yapma gereği duydu. Bence de iyi yaptı. Köksal Toptan mücadele insanı. 12 Eylül'e, Büyük Türkiye Partisi'nin ve DYP'nin kapatılması girişimlerine karşı çıkıp yiğitçe mücadele etmiş bir siyaset ve devlet adamı.
Ara dönemlerin fırsatçıları gibi bir beklenti içinde olması düşünülemez. Hatta siyasi geçmişleri çok uzun olmasa da aralarında gelişen dostluk nedeniyle kendisine dava arkadaşı olarak gördüğü Erdoğan uğruna koltuğunu bırakmayı göze alacak kadar da yürekli bir insan.
Zor dönemler dayanışma duygusu ve güçlü isimlerle aşılacak.







