Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Antalya'da, faiz dışı fazlanın (FDF) yüzde 3.5 olduğu açıklamalarının ardından bazı çevrelerden, "Maliye'de, mali disiplinde gevşeme" diye tepkiler geldiğini belirterek, eleştirilere çok sert yanıt verdi. Unakıtan şöyle konuştu:
"Ya arkadaş, hesap mı bilmiyorsun, dayak mı yemedin? Türkiye'nin borcuna bir bak. Avrupa standartlarına, AB standartlarına göre kamu borcunun gayrisafi yurtiçi milli hasılaya oranı yüzde 39'a düşmüş. Bu senenin sonunda daha da düşecek. Fransa'da bu rakam yüzde 60'ın üzerinde. İtalya'da yüzde 100'ün üzerinde. Belçika'da çok daha fazla. Yunanistan'da yüzde 100'lere yakın. Türkiye'de yüzde 39. Yüzde 39'a inmişse çok güzel. (Bu inerse faiz dışı fazla da iner). Faiz dışı fazla, sihirli bir rakam değildir. Bir tane alacaksın, ömür boyu kullanacaksın, yok öyle bir şey... Türkiye'nin şartları yüzde 3.5 faiz dışı fazlayı gerektiriyor. Biz de onu alalım."

Oysa geçtiğimiz hafta boyunca ekonominin önde gelen temsilcileri tam da yerel seçimler öncesi FDF'deki gevşemenin mali disiplinden bir uzaklaşma olduğunu belirten açıklamalar yapmışlardı. Nitekim faizin yüzde 20'ye çıkmasının ana sebeplerinden biri de Unakıtan ve Mehmet Şimşek tarafından açıklanan bu yeni hedef olarak ortaya konmuştu.

Unakıtan'dan petrol arama taktiği: İyi delin, olmadı sınırlara gidip yamuk delin

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, 23'üncü Maliye Sempozyumu'nun gala yemeğinde yaptığı konuşmada petrol arama çalışmaları ile ilgili ilginç açıklamalar yaptı:

"Bizde petrol kuyusu yok. Adam su arıyor petrol çıkıyor. 'Yine petrol çıktı' diyor. Bizde böyle bir şey yok. Enerji Bakanı'na dedim: 'İyi delin şunları.. Azerbaycan'da var, İran'da var, Irak'ta var, Suriye'de var, hatta Romanya'da bile var, çıkıyor görüyorum, bizde yok' dedim. Burada bir enayilik var. Hiç bir şey yapamazsanız sınırlara gidin, yamuk delin. Sınır, o tarafa doğru delin. Çünkü 200 dolara çıkabilir diye tahminler yapılıyor. Yani fevkalade rahatsız oluyorum. Enerji fiyatlarının artması Türkiye'yi menfi etkiliyor. Faturamız 40 milyar dolarlara yaklaşıyor."

'Lan otel bahçesinde mi görüşme yapayım'

BAKAN Kemal Unakıtan ülkeleri tek tek gezerek yatırımcıları Türkiye'ye davet ettiğini de anlattı.

Unakıtan, "Falanca ile görüştün mü? Görüştüm arkadaş, ne o otel odasında görüşmüşüm. Lan Davos'ta her yer eksi 20, otel bahçesinde mi görüşeyim? 'Gelin Türkiye'ye yatırım yapın', dediğimiz de bu. Beni ondan dolayı tenkit etmeye başladılar. Herkes işine baksın. Biz ne yaptığımızı biliyoruz, ne yapacağımızı da biliyoruz" diye konuştu.









İşte dayak yemeyenler

Durmuş Yılmaz Merkez Bankası Başkanı: Faiz dışı fazla hedefini yüzde 6.5'ten yüzde 5.5'e veya yüzde 5.5'ten yüzde 4.5'e indirmek maliye politikasında gevşeme anlamına gelir. Matematik bize bunu söyler. Kamu maliyesinden yeterli destek gelmezse faiz farklı yerde olabilir.

TÜSİAD: Enflasyon tehdidi büyüyor. Piyasa faizleri MB faizlerinden 2.5 puan yukarıda. Bir istikrarsızlık unsuru seziliyor. MB'nin bunu tedrici olarak düzeltmesi gerekecek. Zaten bir sıkıntı var, zaten güvensizlik var. Zaten dünya ekonomisinde kritik gelişmeler var. AB ile sorunlar var. Şimdi de FDF'nin düşürülmesi gündeme geldi. Bu gelişme bir mali gevşemeye işaret ediyor. Zamanlama erken.

ATO Başkanı Sinan Aygün: 5 yıldır yüzde 6.5 faiz dışı fazla verdik de ne oldu, borç miktarımız azalmadı, arttı. Yüzde 3.5 Türkiye'nin çok daha fazla borçlanması anlamına geliyor. Şimdi yerel seçimler yaklaşıyor, buraya kaynak aktarılacak; peynirdi, pirinçti, kömürdü... Ben buna 'kömür demokrasisi' diyorum.

ASO Başkanı Nurettin Özdebir: Faiz dışı fazlayı 3.5'e çekeceklerini söylediler ama içi dolu bir program açıklamadılar. FDF'nin 3.5'e çekilmesi pratik olarak maliyenin daha fazla para harcayacağının, para musluklarını açarak mali disiplinden taviz vereceklerinin bir işareti olarak algılıyoruz.

İSO Başkanı Tanıl Küçük: Türkiye için bu uygulama henüz erken. Enflasyondaki hareketlenme bütçede faiz dışı harcamaları artıracağından, faiz dışı fazlada revize edilen yüzde 3.5'lik oranın biraz daha küçük kalacağı olasıdır.

Ercan Kumcu: Dünya ekonomileri hakkında belirsizlik çok fazla. Böyle bir ortamda hükümet kamu finansman dengesinde gevşemeye gideceğini açıkladı. Bu yıl için hedef, kamu finansman dengesinde yeni milli gelirin yüzde 4.2'si kadar faiz dışı fazla vermekti. Anlaşılan hükümete bu hedef sıkı geldi.

Hurşit Güneş: Kimilerine göre bu hükümetin tek tutar tarafı mali disiplindi. Bunun göstergesi de IMF'nin koyduğu faiz dışı fazlayı tutturmasıydı. Merkez Bankası iki yıldır enflasyonla mücadelede tek başına kaldığından hayli zorlanıyor. O da rahatsız. Hükümet ise mali disiplinde çok başarılı da bir ölçüde gevşeme yapınca pek mahzuru olmayacak edasında!