Kaplan, dün "İngilizlerin Erdoğan'ı devre dışı bırakma operasyonu (mu?)" başlıklı köşe yazısında, hedeflenen şeyin Başbakan Erdoğan'ı kışkırtarak köşeye sıkıştırmak ve böylelikle Erdoğan'ı devre dışı bıraktıracak süreci işletmek olduğunu ileri sürdü. Bu iddialar, Fethullah Gülen baskısı sonucunda 22 Temmuz seçimlerinde AKP'de listede dışı kaldığını düşünen eski AKP'li vekiller tarafından da doğrulandı. İsmini vermek istemeyen eski AKP'li vekiller, Fethullah Gülen'in AKP içerisindeki ağırlığını doğrularken, parti içerisindeki Gül-Erdoğan çekişmesine dikkat çektiler.
Kaplan'ın iddiası
Dillendirilen bir başka iddia da, 120 ülkede 700'den fazla okulu bulunan Fethullah Gülen cemaatinin, okullarının ve ticari ilişkilerinin bulunduğu bu ülkeleri Başbakan Erdoğan'a ve Anayasa Mahkemesi'ne baskı yapmak için yönlendirdiği yönünde. Eski AKP'liler ve Yusuf Kaplan da bu iddiaları güçlendiren tezler ortaya koyuyorlar. Kaplan, iddialarını şöyle dillendiriyor:
"Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın son derece doğru ve haklı ama zamanlaması bakımından da o ölçüde yanlış açıklamasına Türkiye'deki İngiliz muhibbi çeşitli televizyon ve gazetelerin 'mal bulmuş mağribi gibi' yapışmaları, Diyanet'in üzerine ilkel bir şekilde saldırmaları, Şerif Mardin'in laik Cumhuriyet'in 'iyi, güzel ve doğru fikrinin olmayışı' gibi laikleri kışkırtıcı açıklaması üst üste konunca hedeflenen şeyin ne olduğunu görmekte zorlanmayız. Özetle, ilginç Bizans oyunları oynanıyor ve İngilizler perde arkasından bu oyunları idare ediyorlar."
AKP çok parçalı
Türkiye siyaseti üzerinde Fethullah Gülen cemaatinin etkili olduğu yönündeki bir başka iddiayı ise HYP Genel Başkan Vekili Yaşar Okuyan dile getirdi. AKP içerisinde söylendiği gibi 2 değil çok parçalı bir yapının olduğunu ileri süren Okuyan, "Türkiye'de AKP'nin iktidarda olduğu son 6 yıldır çok ciddi huzursuzluk var. Özellikle son bu dinleme olaylarının ayyuka çıkması herkesi tedirgin etti. Tüm bu yaşananlarda bir tarikat bağlantısı olduğu yönünde iddialar var. Bu çok ciddi bir durumdur" diye konuştu.







