Akşam otelde animasyon gösterisi izliyorduk. Eşim ve kız arkadaşı ile otururken beni bir erkekle tanıştırdılar.

Ben bu erkeği eşimin kız arkadaşının evleneceği adam sanıyordum. Sonra üçü birlikte diskoya gitmek istediler. 'Ben de geleyim' diye ısrar ettim. Ama izin vermediler. 'Bugün ilk gecemiz, niye diskoya gidiyorsun' dedim. Bir şey demedi. Beni apar topar odama çıkarıp bıraktılar. Tek başıma hareket edemediğim içinmecbur odada kaldım. Eşim sabaha karşı 4 gibi odaya geldi. Sarhoş gibiydi. Hem beraber olamamıştık hem de bana bakacağı için hayatım onun elindeydi." İlerleyen yaşı nedeniyle çok rahatsız olan Sungur, otelde kaldıkları yaklaşık bir hafta boyunca odasında tek başına bırakıldığını, hatta eşinin ilaçlarını dahi vermediğini anlatıyor.

'Pis pis yemekler verdi'
Ankara'ya dönme kararı üzerine eşinin de kendisiyle geldiğini anlatan Sungur'un dertleri dönüşte de bitmemiş. " Akşam yemeğe gittik. Burada aramızda kavga çıktı. Beni İskitler'e kadar götürdü. İlaçlarımı vermedi. Pis pis yemekler yedirerek, tansiyonumu çıkardı" diyen Sungur, soluğu karakolda almış. Yemekten apar topar kalkarak Anafartalar Polis Karakolu'na eşini şikayet eden Hüseyin Sungur, polislerin ise " eve gidin şimdi barışırsınız" diyerek, kendisiyle ilgilenilmediğinden dert yanıyor. Tartışmaların sonu gelmeyince Sungur, 14 Ağustos'ta " can güvenliğinin olmadığı" gerekçesiyle mahkemeye başvurma kararı almış, Ankara 11'inci Aile Mahkemesi ise ilginç kararına imza atmıştı: " Genç gelin, 3 ay eve giremez." Kadınları koca dayağından korumak için çıkarılan yasadan ceza alan ilk kadın olan Sultan Sungur ise, 11 Eylül'den bu yana kocasının evine giremiyor ve mecburen babasının yanında kalıyor.