Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) ve Avrupa Sivil Havacılık Konferansı'nın (ECAC) güvenlik kriterlerine uygun olan sistem, bagajların, check-in işleminden sonra X-Ray ve tomografi taramasından geçirilmesini sağlayarak terminal girişlerinde yapılan güvenlik arama ve taramalarında esneklik sağlıyor.
EDS sistemi, daha önce kullanılan ve yolcu bagajlarının sadece terminal girişlerinde X-Ray taramasından geçtiği sisteme yeni bir boyut getirerek terminallere girişte yolcuların daha az zaman harcamasını sağlıyor. Ocak ayında kullanımına başlanan sistem sayesinde bagajlar, check-in işleminde uçağa yüklenene kadar geçen süreçte 7 farklı seviyede kontrolden geçiyor.
EDS sisteminin avantajlarını anlatan TAV Bagaj Operasyon Müdürü Emin Çolpan, yüzde yüz bagaj taramaya yönelik son teknoloji ürünü olan Patlayıcı Madde Tespit Sistemi'nin (EDS), görevlini 7 aşamada gerçekleştirdiğini belirtti.
Çolpan, tehlikeli unsurlarını tarayan bir sistemin Avrupa'da çoğu ülkede kullanıldığını belirterek, " Sistemde X-Ray ve tomografi cihazları var. Bu makineler birinci ve ikinci aşamada otomatik olarak bagajın temiz veya kirli temiz olduğuna karar verdiği gibi, 3 ve 4 aşama olarak operatörlerin görüntüyü izlemesiyle ikinci kez kirli ve temiz bagaj ayrımı yapılmasına imkan veriyor. Dört aşamadan geçtikten sonra temiz olmadığı belirlenen bagaj, beşinci aşamada kirli bölgeye alınarak, iz dedektörleri vasıtasıyla mahiyeti tespit ediliyor. Altıncı aşamada kirli bagaj yolcusu ile eşleştiriliyor. Mümkün değilse son çare imha ediliyor. Eğer bagajda herhangi bir kirlilik yoksa 7 dakika, kirlilik söz konusu ise 11 dakikada uçağa yüklenmek üzere şut altında oluyor" dedi.