Uluslarasası Berlin Turizm Borsası'nda yaptığı
basın toplantısanda Sabancı, Pegasus olarak yurtdışı çıkartmasına devam ettilerini
aktardı. Sabancı, " Mart sonu itibari ile Almanya'nın 10 şehrine tarifeli
uçuş başlatıyoruz. 4 yıl sonra falan başlamayacağız. Mart sonu itibariyle bu
uçuşlar başlayacak. Bunların dışında Avusturya, İngiltere, İsviçre, Danimarka
başta olmak üzere Avrupa'nın 14 şehrine uçacağız. Antalya'dan Düsseldorf,
Münih, Hamburg, Hannover, Nürnberg ve Stuttgart uçuşlarımız devam ediyor.
Leipzig, Berlin, Münster ve Frankfurt uçuşlarımız ise Mart sonundan itibaren
başlıyor" dedi. Sabancı, " İç hat tarifeli seferlerine başlarken,
önemli bir misafir kitlesinin olumlu reaksiyonunu alacağını biliyorduk ve de bu
reaksiyonu aldık. Avrupa'ya açılırken biraz teredüdümüz vardı. İki iki buçuk
aydır görüyoruz ki önemli bir talep geliyor. Pegasus Havayolları'nın
diğerlerinden farkı güven ve doğru fiyat politikasıdır. Türkiye'ye 44 Euro'dan
uçuyorsunuz. Bu Batıda düşük maliyetli hava yollarının yaklaşık 8-10senedir
uyguladığı bir model. Misafirler güvenli ve güvenli olduğu kadar da en düşük
fiyatla uçmak istiyor ve heyacan da burada yatıyor" şeklinde konuştu.

" Güvenlik Pegasus için vazgeçilmezdir" diyen Ali Sabancı, 2005
yılında dünyanın en büyük uçak şirketlerinden The Boeing Company'den 12 adet
yeni nesil 737 tipi uçak almak üzere imza attıklarını belirtti. Boeing
737'lerden oluşan filo sayılarının 16 olduğunu kaydeden Sabancı, " Sektör
ortalamasına göre yaşımız oldukça genç" dedi. Türkiye'de yıllık 180 ile 200
bin arasında seyahat yapıldığına dikkat çeken Sabancı, güvenlik unsurunun
Pegasus için büyük önem ifade ettiğini vurguladı. Sabancı, " Mesela
İzmir'den Ankara'ya araba ile gidersen de bir seyahat sayılıyor. Ankara'dan
İstanbul'a gidersen de bir seyahat sayılıyor. Bunların sadece yüzde 50'si
uçakla yapılıyor. Hem coğrafya hem de ekonomi olarak bize benzeyen ülkelerde bu
oran yüzde 58 ve yüzde 30'larda. Türkiye son 30 senedir kişisel bazda henüz
insanlar refaha kavuşuyor. Böyle baktığın zaman önemli bir faktör oluyor.
Trabzon'dan İstanbul'a otobüsle 20-25 saatte gidiyorsun. Uçakla ise bu süre 1.5
saatte iniyor. İnsanlar zenginleştikçe, zaman kıymete biniyor. Türkiye'de böyle
bir boşluk var. Şu an Türkiye'de Pegasus Havayolları ilk başladığında 4
numaraydı. Şimdi 2 numara. Ne kadar zamanda? 10-15 sene demiyorum 18 ayda.
Demek ki 18 ay sonra neler olacak acaba?" ifadelerini kullandı. Sabancı
Türkiye'nin bir turizm destinasyonu olduğunu kaydederek, " Bunu hepimiz
biliyoruz. Bazı geliştirmemiz gereken stratejiler var ama bu destinasyonlar
arasında yine düşük fiyat önemli. Yani uçak içi ne ikram edildiği çok önemli
değil. Ama güvenli olması ve düşük fiyatlı olması çok önemli. Bunu havayolu
şirketine girmekle hallettik. Akşam yattığımızda hepimizin rüyasına bile giren
bir iş bu. Sadece ayakta iken çalışmıyoruz, yatarken de çalışıyoruz. Başarmak
ne demek?; şu anda veriler çok açık değil ama Türkiye'deki pazar payımız yüzde
10-15 arasındadır. Bu 18 ayda başarılmış bir olay. Rekabetten de çok güzel
eleştiriler alıyoruz. Sen nasıl 25 YTL'den uçarsın gibi. Bizden son altı buçuk
ayda 144 bin kişi en düşük fiyattan bilet almış. Dolayısıyla biz bu hedefimize
yavaş yavaş ulaşıyoruz. Herkesin uçması gerekiyor. Çünkü insan bir uçağa bindi
mi, sonra otobüse ve trene binmiyor" açıklamalarıyla sektörün durumunu
değerlendirdi.

" Geleneksel yurtdışı pazarı 3 grup şirketin elinde olmuş. THY, Lufthansa
ve tur operatörleri. Bu tur operatörleri de eskiden Pegasus'un içinde varmış.
Şimdi daha az oluyor. Bu 3'ünün arasına 3 şey girmiş. Düşük maliyetli hava
yolları. Batılı havayolları olmuş. Hepimizin bildiği internet olayı. Şimdi
artık anneannem bile, teyzem bile kendisi kullanmıyorsa bile internet üzerinden
bilet aldırıyor. Tarifeli seferlerimize Avrupa'da başladık. Bu sektörde güvenin
birincil planda yer alması lazım. Devamlı kalacakasanız güven öncelikli
sırada" şeklinde konuşan Sabancı, Dış hatlardaki rekabetin çok daha
bilinçli bir rekabet olduğunun altını çizdi. Sabancı konuşmasına şöyle devam
etti;

" Türkiye için kıyaslarsanız çok daha uzun sürecek bir rekabet. Çünkü dış
hatlarda herkeste sermaye var. İç hatlarda değil. Herkesde planlama var. Dış
hatlarda bunu yedi sekiz senedir yapıyorlar. Biz de şimdi parmağımızı
kaldırıyoruz ve en iyi aday biz olalım diyoruz. Dolayısı ile kolay bir saha
değil. Deplasmanda nasıl zorsa, dış hatlarda maç bu kadar zor olacak."