Antalya'da düzenlenen Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri'ne katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, sektördeki gelişmeleri değerlendirerek, hedefleri anlattı. Belek Xanadu Resort Hotel'de düzenlenen seminerin açılış bölümünde konuşan Bakan Yıldırım, bilgi işlem sektörünün her şeyi istila etmeye başladığını ifade ederek, " Ya bilişim sektörüyle yaşamayı öğreneceksiniz ya da dışarıda kalacaksınız. Sektör bütün işleri kuşatmış durumda. Her ne işi yaparsanız yapın bunu dikkate almak durumundasınız. Hayat tarzınızı kökten değiştirecek bir çağa giriyoruz. Bunun adı bilişim çağı. Klasik toplumdan bilgi toplumuna geçiş süreci hızla devam ediyor. Bunun görmek için başka ülkelere gitmenize gerek yok. Ülkemizde 2003 yılında sabit telefon abone sayısı 19 milyon, mobil telefon abone sayısı ise 23 milyon iken bugün sabit telefon sayısında pek fazla artış görünmese de mobil abone sayısı 53 milyona ulaşmıştır. Sektörde yıl sonuna kadar bu sayıya 7 milyon yeni abonenin eklenmesi beklenmektedir" diye konuştu.
Türkiye'de internet abonesi anlamında da son 4 yılda ciddi bir artış kaydedildiğini dile getiren Bakan Yıldırım, 4-5 milyon olan internet abone sayısının bugün 19 milyonu aştığını kaydetti. Kendisinin Türkiye'de uçak seferleri başlatan, herkesi uçağa bindiren, denizcilik sektöründe sağladığı teşviklerle sektörü canlandıran, karayolu ve demiryolunda çalışmalar yapan biri olarak anıldığını belirterek, iletişimde yaptıklarının ise görülmediğinden yakınan Yıldırım, " İnsanlar uçakları, yolları fiziki olarak görebiliyorlar ama bunları gören değil yaşayan bilir. Bakanlığın adı ulaştırma olunca iletişimde yaptıklarımızı kimse görmedi.Türkiye'nin iletişim sektöründe yaşadığı durumu politika ve stabilize yollardan otoyollara geçiş dönemi olarak değerlendirebiliriz" dedi.
Bakan Yıldırım, " Burada siyasetçi gibi kabataslak rakamlarla ahkam kesemeyiz. Bu salonda her şeyi yakından takip eden çok bilmiş insanlar var. Onun için konuşmamıza çok dikkat etmeliyiz. Konuşurken ölçülü konuşacağız. Eski siyasiler gibi bir eline ayı bir eline güneşi verip gönderemezsin. Çünkü şimdi gerçekler cebinizde. Adam doğru mu, yanlış mı söylüyor anında önünüze koyuyor. İnternet çıktı mertlik de siyaset de bozuldu" şeklinde konuştu.
Sektörün 20 milyar doların üzerinde bir ciroya sahip olduğunu anlatan Yıldırım, " Türkiye'nin büyüme oranı hızı ortalama yüzde 7.3 ama bu sektörde yüzde 20'nin altına hiç düşmüyor. Geleceğin sektörü insanların geleceği. 24 saat yaşamın bir parçası. Her şeyde bu sektöre ihtiyacımız var" dedi.
Türkiye'de geçmişte okuma yazma için başlatılan seferberliğin bilgisayar okur yazarlığı için de acilen başlatılması gerektiğini söyleyen Bakan Yıldırım, " Türkiye'nin böyle bir seferberliğe ihtiyacı var. Bu bir kültürel, zihniyet dönüşüm projesidir. Bu dönüşümün en kısa zamanda gerçekleştirilmesi için kamu, sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri, üniversitelerimiz, ilk ve orta dereceli okullarımız, öğretmenlerimiz ve bütün gençlerimiz bu seferberliği bir an önce başlatmalıyız" diye konuştu.
Sektörde yaşanan teknolojik gelişmeleri takip ederken ülke olarak bu gelişimin bir parçası olmak durumunda olduğumuzu ifade eden Yıldırım, bunun için AR-GE çalışmalarına önem verdiklerini, Maliye Bakanlığı ile yapacakları ortak çalışmalarla bu işi destekleyeceklerini belirtti. Bakan Yıldırım, kamuoyunda tartışılan internet yoluyla işlenen suçlarla ilgili olarak da şunları söyledi:
" Tedavi eden ilacın yan tesiri gibi internetin de faydalarının ve sağladığı kolaylıkların yanı sıra bir takım olumsuzlukları var. Bu suçlar insanlık için bir tehdittir. Mücadele için de kamuoyuna yoğun bir talep var. İdarenin görevi toplumu korumaktır. Koruyucu tedbirlerle ilgili olarak bakanlık olarak neler yapabiliriz araştırdık, ancak dünyada bunun bir standartı yok. Türkiye içinde internet yoluyla suç işlenmişse mevcut yasalar ve geliştirilen yasalarla gereken yapılıyor. Ancak yurt dışında işlenen ve oluşmuş suçlara karşı hiçbir şey yapamıyoruz. Zaten internette zararlı olan bilgilerin yüzde 99'u da yurt dışı kaynaklı. Yani içeride bir bozulma yok. Kirli bilgileri kendimiz ayıklamalıyız. Bunun için de toplumu bilinçlendirmekten başka bir çaremiz yok. İnterneti mahkum etme fikrini algılayamıyorum. Bu yaklaşımın doğru bir değerlendirme olduğunu da düşünmüyorum. Sorumluluğumuz var. Her şey para değil. Toplumumuzu dimdik ayakta tutmalıyız. Hem sektörde daha ileriye gideceğiz hem de toplumumuzu koruyacağız. Ancak yurt dışından internet yoluyla işlenen suçları iç hukuk kurallarıyla engellemek ve mücadele etmek mümkün değil."
Seminere katılan Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Tufan Menteş ise, seminerin en önemli konularından birisinin internet yoluyla işlenen suçlar olacağını belirterek, sektörün sosyal bir sorumluluk anlayışı içerisinde konuyu burada analiz edeceğini söyledi. Menteş, Türkiye'deki bilgisayarlaşma oranının yüzde 20 seviyelerinde olduğunu da vurgulayarak, bu oranın arttırılması için ortak çaba gösterilmesini ve 2007 yılının bu konuyla ilgili atılım yılı olması gerektiğini vurguladı.
Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer da, internet ortamında yaşanan fuhuş, çocuk pornosu ve sanal kumar gibi suçlarla mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, bu konuda hazırlanan yasanın önümüzdeki günlerde Meclis'te görüşüleceğini belirtti. Acarer, Türkiye'nin 18-19 milyon internet kullanıcısı ile dünya ülkeleri arasında 16. sırada olduğunu ve sektördeki gelişimin hızlı bir şekilde arttığını ifade etti.
2 gün sürecek toplantıya Bilgi İşlem Merkezi yöneticileri ile sektördeki firma yetkilileri katılıyor.
İnternet çıktı mertlik bozuldu.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'nin bilişim sektöründe son yıllarda büyük bir atılım gerçekleştirdiğini belirterek, "İletişimde patika, stabilize yollardan otoyollar dönemine geçiş yaptık" dedi.







