Mustafa Bursalı
Mustafa Bursalı

Dünya lideri olmak kolay değil

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 2000'li yıllara damga vuran bir siyasetçi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 1994'te İstanbul Belediye Başkan adaylığı ile kamuoyuna mal olan Erdoğan portresi, 2003'te başlayan Başbakanlığı boyunca hemen her gün gazete manşetlerine yerleşti.


Türk siyasetine dinamizim getiren ve büyük projelerin altında imzası bulunan bir icraatçı siyasetçi olması yanında, girdiği her seçimi kazanan ve sonunda halkoyu ile Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan'ı tanımak, son dönem Türk siyasetini de tanımak anlamına da geliyor.


Geçtiğimiz yıllarda İngiltere'nin önde gelen dergilerinden Monocle Dergisi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı dünya liderlerini değerlendirdiği sıralamada 5'inci sırada göstermişti. Bu dergi şimdi yine böyle bir araştırma yapmış olsa, Erdoğan, sanırım ilk 3'e girmeyi başarır rahatlıkla.


Son yıllarda hiç fark ettiniz mi? Dünya politikasına Türkiye ve Başkan Erdoğan yön verir hale geldi. Rus Devlet Başkanı Putin, deyim yerindeyse Türkiye'yi komşu kapısı yaptı. Erdoğan ve Putin neredeyse ayda bir görüşür vaziyette.


ABD Başkanı Trump'un, katıldığı her zirvede en değer verdiği ve yanına aldığı ve en çok görüştüğü lider olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır diyebilirim. Keza, Almanya Başbakanı Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Marcon'un, ekonomik ve siyasi içerikli toplantılarda en çok görüş alış verişinde bulunduğu lider hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır.


Şöyle ki, aha geçtiğimiz günlerde İSEDAK toplantısına başkanlık yaptık. Orada da yine Cumhurbaşkanımız yine yön veren ön saflarda yerini aldı ve tüm dünyaya mesajlarını sundu. Şimdi önümüzde 30 Kasım -1 Aralık tarihlerinde Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te 13'üncüsü yapılacak olan G-20 Zirvesi var.


Bildiğiniz gibi, G20 ülkelerinin bir kısmı gelişmiş ülke, diğer kısmı da gelişmekte olan ülkeler. Bu ülkeler, ABD, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, Güney Kore, İtalya, Japonya, Avustralya, AB Komisyonu, Türkiye , Meksika, Suudi Arabistan, Endonezya, Hindistan, Arjantin, Brezilya, Çin, Rusya ve Güney Afrika'dan oluşuyor.


Arjantin'de yapılacak bu toplantıların en popüler isminin yine Cumhurbaşkanı olacağını kestirmek hiç de zor değil artık. ABD Başkanı Trump, bu zirve sırasında Erdoğan ile görüşeceğinin duyurusunu yaptı bile.


Bir de şu var; Suudi Arabistanlı gazeteci Kaşıkçı'nın katledilmesiyle ilgili yürütülen başarılı politikamız sayesinde Erdoğan'ın etkisini artıran en önemli süreçlerden biri oldu. Başkan Erdoğan, bir yandan içeriden ve dışarıdan Türkiye'nin önünü kesmeye çalışanlara karşı mücadele ederken, diğer yandan dünya devletlerine diplomasi ve siyaset dersi veriyor adeta...


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sıklıkla dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" parolası da aslında bu sürecin çoktan başladığını gösteriyor.


Diyeceğim o ki, durup dururken kimse kimseye dünya lideri demiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu tanımı hakkıyla elde eden bir lider olarak, dünya siyasetine damgasını vurmayı başarıyor.

Türkiye Haberci'yi Twitter'da takip edin Türkiye Haberci'yi instagram'da takip edin Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete