Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği'nin (ASCAME) 18. Genel Kurulu İstanbul Tha Marmara Oteli'nde başladı. Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler arasındaki ekonomik ve sosyal işbirliğini geliştirmek amacıyla 1982 yılında kurulan ASCAME'in İstanbul'daki genel kurulunun açılışına Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İTO Başkanı Murat Yalçıntaş ile iş dünyasından çok sayıda yerli ve yabancı konuk katıldı.


Bakan Coşkun; "Akdeniz Havzasında işbirliği şart..."


Birliğin genel kurulunun açılışında konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, AR-GE, teknoloji ve inovasyon konularında Akdeniz Havzasında işbirliğine gidilmesi gerektiğini belirterek, Coşkun, sanayi sektörünün önemine işaret etti. Türkiye'nin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer almasında sanayi sektörünün büyük yeri bulunduğunu ifade eden Bakan Ali Coşkun, Hükümet olarak sanayi yatırımlarının artırılması için çalıştıklarını söyledi. Katılımcılara bu kapsamda yapılan çalışmaları aktaran Ali Coşkun, liberalleşme ve sermaye hareketlerinin yaygınlaşması sonucu uluslararası ticaret dengelerinin yeniden şekillendiğini kaydetti.


Uluslararası rekabet ortamında yer edinebilmek için bölgesel ekonomik sistemlere önem vermek gerektiğinin altını çizen Ali Coşkun, "ASCAME, bu anlamda gerçekleştirilecek ekonomik işbirliği çerçevesinde, bölgede barış ve refahı sağlayacak bir birlik olarak karşımıza çıkmaktadır. ASCAME'ye üye ülkeler arasında ticareti engelleyen sorunların tespit edilmesi, bir an önce ortadan kaldırılması, serbest ticaret anlaşmaları ve fuarcılık gibi konulara önem verilmesi gerekiyor. AR-GE, teknoloji ve inovasyon konularında Akdeniz Havzasında işbirliğine atılmamız gerekmektedir" diye konuştu.


Bakan Coşkun, küreselleşme sürecinin getirdiği ekonomik ve sosyal değişimler çerçevesinde ülkeler arasında dengeli ekonomik işbirliğinin oluşması ve kazan-kazan anlayışının hakim olması yönünde odalar arası işbirliğinin geçmişe göre daha da önem kazandığını vurgulayarak, rekabet ortamında siyasal ve ekonomik istikrarı sağlayan, bunu koruyabilen, sahip olduğu kaynakları akıllı ve verimli bir şekilde değerlendirebilen, genç nüfusunu teknolojik gelişmelerle girişimciliğe yönlendirebilen ülkelerin kazanacağını söyledi. Coşkun, Türkiye'nin ekonomik alanda sağladığı başarılarıyla enerji kaynaklarına ve yeni pazarlara yakınlığıyla, kıtalar arasında kesişme noktası olan jeopolitik konumuyla ve sağladığı teşvik avantajlarıyla gelecek vaat eden, uluslararası sermayeye fırsatlar sunan bir ülke konumunda olduğunu da vurguladı.


Başkan Topbaş; "İstanbul'un ekonomisi 127 ülkeden daha büyük..."


Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Akdeniz'e komşu ülkelerden kurulu ASCAME'nin 18.kurulunun İstanbul'da düzenleniyor olmasından duyduğu memnuniyeti belirterek, bunun son derece isabetli bir seçim olduğunu ve bu vesileyle tüm konukların İstanbul'u daha yakından tanıyarak lider Türkiye'nin lider şehrinin sunduğu fırsatları daha yakından değerlendirme fırsatı yakalayacaklarını söyledi.


Sahip olduğu değerlerle 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen ve tarih boyunca Roma, Bizans ve Osmanlı gibi üç imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul'un Akdeniz dünyasında ayrıcalıklı bir yeri bulunduğunu vurgulayan Kadir Topbaş, "Bu kentte her üç imparatorluğun da eserleri hâlâ ayaktadır. Bu kentte semavi dinlerin ibadethaneleri yan yana yükselmektedir. Bütün bunlar bu kentteki çok kültürlülüğün göstergesidir. Bu özelliklerinden dolayı bu kent; barış ve hoşgörü ile birlikte anılmaktadır" dedi.


"Yatırım için doğru adrestesiniz..."


PricewaterhouseCoopers İngiltere Ofisi'nin "Economic Outlook 2007" çalışmasına göre İstanbul'un GSYİH'sı 133 milyar dolar olduğunu hatırlatan Kadir Topbaş, bu rakamın dünyada 127 ülkenin ekonomisinden daha büyük bir değere karşılık geldiğine dikkat çeken Başkan Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; "Yine aynı rapora göre 2020 yılında İstanbul'un GSYİH'sı 287 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Ayrıca Türkiye nüfusunun yüzde 20'si İstanbul'da yaşıyor. Bu nüfus, genç, üretken ve yeniliklere açık. Bundan dolayı da İstanbul'un ülke ekonomisine katkısı yüzde 43. Bütün bu veriler, İstanbul'un dünya üzerindeki ekonomik yerini gösteriyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak kentin bu avantajlarını değerlendiriyoruz. Bu amaçla altyapıdan ulaşıma sorunları çözülmüş çok merkezli bir İstanbul inşa ediyoruz. Ulaşım, erişim ve iletişim sorunları çözülmüş bir İstanbul için çalışıyoruz. Bu anlamda 10 milyar doları aşkın bütçemizin yüzde 60'nı yatırımlara ayırdık. Kentin giriş kapılarını ve alternatif merkezlerini arttırıyoruz. Küçükçekmece, Kartal ve İkitelli'deki kentsel dönüşüm projeleri bu vizyonun eseri. Bu projelerle birlikte çok merkezli İstanbul, dünyanın geri kalanı ile ticarî ve iktisadî anlamda iletişimini arttıracaktır. Yaptığımız yatırımlar neticesinde İstanbul'un dünya üzerindeki yıldızı parlıyor. Öyle ki; İstanbul'da arazi fiyatları Londra ve Paris ile rekabet ediyor. Biz de bu kentin dünya üzerindeki yerini yükseltmek için çalışıyoruz. Diğer dünya kentleri ile her alanda işbirliği halindeyiz. Öte yandan hız kesmenden İstanbul'u imar etmeye devam ediyoruz. Çevreden ulaşıma, altyapıdan hizmet sektörüne kadar her alanda dev yatırımlar sürüyor. 15 milyonluk nüfusu ve artan yatırımlarıyla kent girişimcilere pek çok fırsat sunuyor. Büyükşehir Belediyesi olarak yerli, yabancı yatırımcıları ortaklarımız olarak görüyoruz. Bu manada hükümetimizin, yerel idarelerin ve özel girişimcilerimizin yabancı şirketlerle, uluslararası sermaye ile işbirliği yapmakta fayda gördüğünü belirtmek istiyorum. İstanbul'a yatırım yapan hiç kimse kaybetmedi. Doğru adrestesiniz. Gelin, en iyi şatlarda, tüm tarafların kazanacağı yatırım hamlelerini hayata geçirelim."


TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu; "Akdeniz havzası dünya ekonomisinin gözbebeği..."


Açılışta konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da Akdeniz coğrafyasının dünyanın kişi başına milli geliri en yüksek bölgesi olduğunu belirterek, "Bu nedenle büyük bir ekonomik potansiyele sahip olan Akdeniz Havzası, coğrafi avantajı da kullanabildiği takdirde her zaman dünya ekonomisinin göz bebeği kalacaktır" dedi.


ASCAME'nin öneminin günümüzde gittikçe arttığını ve Akdeniz'e komşu 23 ülkenin iş gücü, kalite, teknoloji ile marka gücünü birleştirerek potansiyellerini doğru değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Rifat Hisarcıklıoğlu, küreselleşmeden ve bloklaşmalardan zarar görmemek için Akdeniz ülkeleri arasında işbirliğinin şart olduğunu söyledi. Bu işbirliğinin ülkeler arasındaki gelir farklılıklarının azaltılmasında da önemli rol oynayacağını dile getiren Hisarcıklıoğlu, Akdeniz coğrafyasının dünyanın kişi başına milli geliri en yüksek bölgesi olduğunun altını çizdi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü;


"Birlik ve uyum içinde olmayan bir Akdeniz havzasının AB'nin güvenliği ve geleceği için de tehlikeli olacaktır. Son yıllarda Avrupa kamuoyunu meşgul eden yasa dışı göçün önlenebilmesi için Avrupa ülkeleriyle Kuzey Afrika ülkeleri arasında yakın işbirliği yapılması, aynı zamanda göçe yol açan nedenlerin de ortadan kaldırılması gerekiyor. Adalet, özgürlük ve göç alanlarındaki işbirliği ancak iktisadi kalkınma alanındaki işbirliği ile desteklendiğinde başarılı olabilir. Polisiye önlemlerle insan hareketlerini önlemenin mümkün değildir. Asırlardır komşu olan Akdeniz'in iki yakasındaki ülkelerin halkları arasındaki kültürel dışlanma sorununun aşılması 11 Eylül sonrasında daha da önem kazandı. ASCAME ile gelişecek işbirliği bu anlamda önemli rol oynayacaktır. Öte yandan, Türkiye, 70 milyonu aşan genç ve dinamik nüfusuyla hem kendi iç pazarı açısından hem de dış ticaret açısından önemli bir potansiyele sahiptir. 250 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle dünyadaki ekonomik önemini giderek artırmaktadır. Türkiye yabancı yatırımlar açısından gün geçtikçe daha cazip hale geliyor. Bu Türkiye'nin refahı için umut verici bir gelişmedir. Coğrafi konumu, ekonomik potansiyeli ve AB yolundaki çizgisiyle Türkiye Akdeniz işbirliğinin sağlanmasına büyük katkı sunabilir. AB'nin güneye genişlemesinden sonra komşu olunan Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkeleriyle birçok alanda işbirliği yapma gereksiniminin daha belirgin hale gelmiştir."


İTO Başkanı Yalçıntaş; "Ticari ilişkiler toplumları birbirine yakırlaştırıyor..."


"Tüm bölgesel işbirliği örgütlerinin temel amacı barış, aracı ise ticarettir" diyen İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ise, ekonomik ve ticari ilişkilerin toplumların birbirlerini daha iyi tanıması açısından önem taşıdığını kaydetti. Türkiye'nin AB üyeliğinin, Avrupa-Akdeniz işbirliği perspektifinden bakıldığında daha da önem kazandığını, Barcelona süreci ile yardımdan işbirliğine yükselen Avrupa ve Akdeniz ilişkisinin Türkiye'nin tam üyeliği sonucunda daha da güçleneceğini dile getiren Yalçıntaş, ASCAME içinde yer alan Avrupalıların Türkiye'nin AB üyeliğine destek vermelerini istedi. Yalçıntaş, Akdeniz Havzasını oluşturan ülkeler arasında üç önemli işbirliği imkanı bulunduğunu, bunların doğrudan ticaret, turizm, su ve enerjiden oluştuğunu da sözlerine ekledi.


Türkiye, Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler arasındaki ekonomik ve sosyal işbirliğini geliştirmek amacıyla 1982 yılında kurulan ASCAME'ye 1990 yılında üye oldu. Birliğe diğer üye ülkeler; Arnavutluk, Cezayir, Bulgaristan, Hırvatistan, Mısır, İspanya, Fransa, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Lübnan, Libya, Malta, Fas, Sırbistan, Suriye, Filistin ve Tunus.