AK Parti'nin yüzde 46.7 oy alarak seçimlerden galip çıkması, sadece Türkiye'de değil, yurtdışında da gözleri bu partiye çevirdi. Seçimi kazanma yöntemleri her yönüyle tartışılan AK Parti, öteki partilerden farklı olarak siyasette bilimsel yöntemlere ağırlık veriyor ve Ar - Ge'den de yararlanıyor. Vatandaşı hizmet edeceği kurum müşterisi gibi gören parti, misyon edindiği "muhafazakar demokrasi" gereği, halkın ihtiyaçlarını ve sonsuz memnuniyetini uyguladığı politikaların merkezine yerleştiriyor. En küçük teşkilat biriminden lideri Tayyip Erdoğan'a uzanan ve sıkı disiplinle yürütülen ilişkiler ağında, aksamalara izin verilmiyor. AK Parti'nin "Seçimi kazanma sırları" ve bilimsel politika mekanizmalarını anlamak için AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ar - Ge Başkanı Reha Denemeç'le görüştük. Ankara'da Parti Genel Merkezi'ndeki Ar - Ge Ofisi'nde yaptığımız bu söyleşide Denemeç, rakip partilerin de ilginç bulacakları ve isterlerse uygulayacakları "Seçim kazanma yöntemleri"ni gayet açıklıkla anlattı.
10 BİN DOLAR HEDEFİ
Öncelikle Denemeç, yeni dönemdeki hedefleri sıralarken muhafazakar demokrasinin gereğiyle "Türk ailesi" ni politikalarının merkezine koyduklarını belirtti ve şöyle konuştu: "Güçlü ve mutlu aileyi hedefliyoruz. Kişi başına geliri 10 bin dolara çıkaracağız. Serbest piyasa ekonomisi uygularken, iyi olan geleneksel değerlerini, örf, adet, yardımlaşma ve kültürünü koruyan, iyi bireyler yetiştiren aile düşlüyoruz. Toplumun büyük kesimi de bu değerlerin korunmasından yanadır. Haftada bir iki kez dışarıda yemek yiyebilen, sinema, tiyatro ve konsere gidebilen, iyi konutlarda oturan, varsa bahçesine çim ekebilen güçlü ve mutlu aileler oluşacak. Böylece, Avrupa ile farkı kapatmak istiyoruz."
AR-GE TÜZÜKTE
Görüşmemizde Denemeç, çok ayrıntılı bilgiler verdiği için söyleşiyi özetlemek zorunda kaldık. Denemeç'in sorularımıza yanıtları şöyle oldu: nParti'nin Ar - Ge bölümü ne zaman kuruldu? - Kuruluşundan bu yana var olan birimdir Ar - Ge . Benden önce Enerji Bakanı Hilmi Güler başındaydı. 2002 seçimlerine kadar o götürdü. n Bu birim, siyasetin oluşturulmasında hangi yöntemlerle çalışıyor? - İkiye ayırmak lazım çalışmaları. İlki, eğitimi kapsar. Çok yoğundur. Çok büyük bir teşkilatı vardır AK Parti'nin, öteki partilere göre. Teorik olarak böyle olması lazım ama çok kuvvetli değildir öteki partilerin teşkilatları. Bizim 81 ildeki 900 küsur ilçedeki ve beldelere kadar partinin ana kademesi temsil ediliyor. İl ve ilçe başkanlıkları ve yardımcıları kanalıyla oluyor bu temsiller. Kadın kollarında aynen vardır.
KAĞIT ÜZERİNDE VAR
nBütün partilerde bu düzen yok mudur? - Kağıt üzerinde vardır ama pratikte yoktur. Kağıt üzerinde olan yapıyı pratikte ve uygulamada göremezsiniz. n Sizin farkınız nedir? - Bizde kağıt üzerinde olan, uygulama pratiğiyle örtüşüyor. Hem bilgi ağıne vardır hem genel başkan yardımcılarının her ilde, ilçede, belde de kadın kollarında aynen temsili söz konusudur. Direkt olarak başkan yardımcılıklarıyla ilintilidir görev alanlar. Bu bakımdan Ar-Ge'nin en önemli görevi, parti teşkilatında görevli olanların eğitimlerini vermektir.
40 BİN KİŞİYE EĞİTİM
nEğitimlerin amacı neydi? - Partinin ekonomik politikaları, dış politikaları, sosyal politikaları, parti siyasi kimliğini veriyorduk. Hafta sonları, cumartesi veya pazar 4-4.5 saat süren eğitimlerdi. Genelde boş oldukları zamanları tercih ettik. Teşkilatlarda 40 bin insanımıza ulaştık. nEğitim dışında hangi faaliyetleriniz var? - Partide bir think- thank oluşturma çalışmalarımız var. Hükümet belirli işlerle uğraşırken o rutin işler dışında çıkıp bazı şeyleri görme fırsatı olmuyor. İş körlüğü oluşuyor. Çok vaktinizi alan rutin işler var. Bu anlamda bu önümüzdeki dönemde çalışmalar biraz daha renkli olacak. Yol gösterici çalışmalar olacak. nOrta ve uzun vadede hedefler nasıl belirleniyor? - Seçimlerin ardından kısa ve orta hedef, 2012'nin sonuna kadar geçecek dönem, yani 2013 yılı. Uzun dönem, yani Cumhuriyetimizin 100'üncü yılına isabet eden 2023. Başbakanımız da bunları böyle izah ediyor.
EKİP ÇALIŞMASI
n"Gerçek siyaset, Ar-Ge ile pişer " mi diyorsunuz? - Böyle demek doğru, bir yere atfetmek doğru değil. Bu bir ekip çalışmasıdır, genel anlamıyla, parti konjonktürü, ülkenin siyaseti anlamında söylüyorum. Birçok değişken söz konusudur. Bu değişkenlerin neler getireceği bilinmiyor. Mesela biz cumhurbaşkanlığı seçiminde böyle şeyler yaşanacağını öngörmüyorduk. Böyle olması, bizi sıkıntıya soktu, ilk başlarda ama sonrasında artılar olmuş olabilir. Böyle düşünüyorum.
YAPAMAYACAĞIMIZ ŞEYiN SÖZÜNÜ VERMEDiK
Siz, bir partide değil de bir şirkette çalışıyor gibisiniz. Politika yapmaktan çok 'şirkete nasıl hizmet edebilirim' diye mi düşünüyorsunuz? - Sonuçta profesyonellik ne gerektiriyorsa onu yapıyoruz. Şirket, biraz daha basit olsa da ana mantalite aynıdır. Değişkenler biraz daha artar. n Derler ki, bir şirketin en iyi müşterisi önce çalışanlarıdır. Partiler için de doğru mudur bu söz? - Doğrudur. Eğer yaptığınız işe inanmıyorsanız, karşınızdakini ikna etmeniz mümkün değildir. n AK Parti siyasetinin kriterleri nelerdir? - Birincisi yapamayacağımız şeyin sözünü vermemek. Ve söz verdiğimiz şeyi de mutlaka yapmak. Biz enflasyonu şu noktaya düşüreceğiz dedik, düşürüldü.
ORTAK AKIL VAR
n Kim buluyor argümanları? - Ortak akılla yapılıyor. Bizim birimde de yapılıyor, bakanlıkların icraat alanlarında da bu tür işler var. n Erdoğan'ın arkasındaki beyin takımına bakılınca önceliği genel başkan yardımcıları mı alıyor? - Üç sacayağı vardır partide. Erdoğan bunun tepesindedir. İlki Meclis'tir. Grup başkanvekilleri vardır. Milletvekilleriyle olan irtibatı sağlarlar. İkincisi, hükümetin başıdır. İcrai fonksiyon olarak Bakanlar Kurulu'na başkanlık yapar. Üçüncüsü de, teşkilattır. Genel başkan yardımcılarına başkanlık yapar.
E - BİLDİRİ SEÇİMDE OYUMUZU 7 PUAN ARTIRDI
n Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 'e- bildiri'nin, seçimlerde size puan kazandırdığını düşünmediğini söyledi. Bu doğru mu? - Öyle söyledi ama 'bizim araştırma şirketimizde yok' dedi. Oysa, biz bunu ölçmüştük, vardı. Bizim ölçümlerimize göre nisan ayından önce yaptığımız anketlerle daha sonraki anketler arasında rahat 6- 7 puan fark vardı.
KARARI KOLAYLAŞTIRDI
n Sizce, oylar neden yükseldi? - Belki insanlar, AK Parti'ye oy vermeyi yine düşünüyordu ama meyyaldi, temayülü vardı. Böyle bir müdahale, insanlara çok hızlı bir şekilde karar verme inisiyatifi sağladı. Ama, ondan sonra oylar yine, tekrar düştü, bakın onu da söylemeliyim. n Peki, oyların önce yükselip, sonra yeniden düşüşe geçmesini nasıl yorumladınız? - Seçim sürecine girdik, yavaş yavaş yükselmeye başladı. Biz aslında seçim sonucunda daha önce yükselen o rakamı yani yüzde 47'yi yakaladık. 22 Temmuz'da yakaladığımız rakam, müdahaleden bir hafta sonra yakaladığımız rakamla hemen hemen aynıydı.
GÜL FAKTÖRÜ
n Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olması, oyları etkiledi mi? - Aday olması ve ardından başlayan tartışmaları da o işin bir parçası olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini bir bütün olarak almak lazım, ikincisi de Türkiye'nin AK Parti iktidarındaki 5 yıllık icraatlerini, ekonomik, sosyal hepsini bir bütün olarak almak lazım. Üçüncüsü de, AK Parti'nin lideri konumundaki Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlik konumunu almak lazım. n Peki, yüzde 47'lik oy oranında Erdoğan'ın kimliğine verilen oylar, kaç puan etkili? - Eminim, yüzde 50'nin üzerindedir. Daha önce de yaptığımız araştırmalarda 5 puan üzerinde çıkıyordu. Erdoğan'ın, liderlik becerisi ve kapasitesi AK Parti'yi bu noktaya taşıyan en önemli unsurdur.
ARTIK MERKEZDE TECRÜBELi PARTiYiZ
n Gelecek dönemde işiniz daha mı kolay, daha mı zor? - Türkiye'de işler kolay olmaz. Gelecek 5 yılda daha verimli olacağımıza inanıyorum. Birincisi, artık ülke AK Parti'yi tanıdı. İkincisi de geçmiş 5 yıldan edindiği çok önemli tecrübesi var. İşin başına geldiğimizde o tecrübemiz yoktu. Dünyanın neresine giderseniz gidin yüzde 47 oy almış bir parti merkezde kabul edilir. AK Parti, merkezde değil diyenler kendi konumlarına bakarak partilerini yeniden konumlandırmalılar. Bu çok önemli. Yüzde 15-20 almışsın, kendini merkezde görüyorsan, bir duruma bakman lazım.
MALiYET MAKUL DÜZEYDE
Fındıkçılara, gelecek yıllara ait olası afet zararlarını karşılama sözü verdiniz mi? Onları nasıl ikna ettiniz? - Biz, sadece 2007 fiyatlarını açıkladık. Gelecek yıllara ait hiçbir söz vermedik. Olmayan şeyleri nasıl verirsiniz. n Seçimin maliyeti toplam olarak ne oldu? 15 milyar dolar iddiaları bile var!.. - Makul düzeyde. 15 milyar dolar diyenler biraz uçmuş. n AK Parti, seçim bütçesini nasıl ayarladı? - Hazine yardımı dışında her adayın kendi bütçesi vardır. Kendi bulunduğu bölgenin yardımı vardır. Bağlı olduğu il bütçesinin bağış sistemi vardır. n Peki, cami cemaatlerinden yardım gelir mi? - Yok öyle şey, olur mu hiç. Türkiye'de 70 bin cami var deniliyor ama o Kocatepe Camii dışındaki camileri vatandaş kendisi yaptırmıştır.
TAYYiP ERDOGAN ŞAKACI VE ESPRiLiDiR
n Şirketin patronu olarak diyelim, siz Erdoğan'ın hangi yüzünü görüyorsunuz? - Çok şakacı ve esprilidir. İlk başta, parti kurulduğu zaman onun için demokrat olmadığı görüşü vardı. Fakat hiç öyle değil. Tayyip Erdoğan, bütün saydığım toplantılarda her zaman herkesin fikrini alır ve konuşmalara da bir sınır koymaz. Bazen bu yüzden uzar ama insanlar her zaman içlerini dökerler, anlatırlar. Erdoğan, onları toparlayıp rafine eder, bir karar alınırken o Tayyip Erdoğan'ın kararı değildir, ortak alınan karardır. Sonuçta, "Bu karar böyle çıkacak" diye dayattığını hiç görmedim. Mutlaka, ortak çoğunluk ne karar verirse o yönde alınır ve istişareye çok önem verir. n Erdoğan'la yemek yer misiniz? Mesela tavla gibi oyunlar oynar mısınız? - Akşamları yemek yeriz ama oyun filan oynanmaz. İstişare toplantıları olur. Kızılcahamam'da milletvekilleri bazında görüşmeler yapılıyor, düşünceleri alınıyor. İkili ilişkiler çok önemli. Büyük bir grubu olan parti AK Parti. Her zaman başbakana ulaşmak mümkün olmuyor.
KÖMÜRÜ ZORA GiRENLERE VERDiK
Sizin seçimleri, biraz da kömür, mercimek, nohut hatta altın dağıtarak kazandığını söylendi... Bakın, altın olayı kesinlikle yalandır. Belki bir iki sünnet düğününde altın hediye edilmiş olabilir. Ayrıca bunlara bütün olarak bakılmalı. Eğer seçimlerden 3 - 5 ay önce başlatılmış olsaydı bir rüşvet olayı söz konusu olabilirdi. Ama, bunlar iktidara gelir gelmez yapılmaya başlandı. Çünkü bu ülkenin makro dengelerini kurmaya çalışırken, altta kalanlar bazı sıkıntılar yaşayacaklar. 2001 krizinde en çok sıkıntı yaşayanlar bu kesim oldu. n Bu yardımlar, teşkilattan mı veya hangi bütçelerden yapıldı? - Teşkilatın hiç ilgisi yok. Kitaplar, Milli Eğitim'den. Sağlık Bakanlığı, fakirlere hastanelerden eşit hizmet alınmasını sağlamıştır. Enerji Bakanlığı'nın bütçesinden kömür çıkarılmış, atıl olan birçok maden aktif hale getirilmiştir. n Ancak kömür alanlar, paketlerin üzerinde Başbakanlık yazınca, Erdoğan'ın gönderdiğini düşünmezler mi? - Sonuçta doğru ama Başbakanlık yazması yanlış değildi. Daha önceki hükümetler, böyle
ORTANIN SOLU iLE BOŞLUGU DOLDURABiLiR
AK Parti merkezde ise soldaki boşluğu hangi parti doldurabilir? Gerçek anlamda, sosyal demokrat bir parti yok Türkiye'de. Evet bir boşluk var ama doldurulacak gibi görünmüyor. Umarım CHP, 1960'lı yıllarda rahmetli İsmet İnönü'nün "Biz ortanın solundayız" diye nitelediği noktaya gelerek o boşluğa sahip çıkar. CHP'de bu dönüşümü yapabilecek düşüncede olan arkadaşlar var, biliyorum. Gerçek sosyal demokrat bir partiye dönüşürse çok daha fazla katkısı olur bu ülkeye. Şu anki olay çok korumacı. Devlet zaten güçlü bir mekanizmadır, devleti değil vatandaşı korumak lazım. nSiz, CHP'nin Ar - Ge Bölüm Başkanı olsaydınız, neler yapardınız? - Bunun pratikte de, teoride de olması mümkün değil. Bizim gibi arkadaşlar hatta daha iyileri CHP'de de var. Demokrasiyi iyi bilen içselleştirmiş insanlar var. Şu gerçek ki, AK Parti'nin sosyal demokrat politikaları CHP'den daha önde. Ama, bunu daha önde, bizden ileride temsil eden bir partinin daha olması lazım. CHP'nin kendi işidir, karışılmaz ama değişime ihtiyaçları var.







