"Resmi olarak 16 Mart 2007 tarihinde başlayan, arabulucu aşaması da dahil olmak üzere aradan geçen yaklaşık beş aylık sürede uzlaşmaya varılamayan ve Sendika Yönetimi'nin grev kararı almasına kadar uzanan 21. Dönem Toplu İş Sözleşmesi sürecinde, grev oylaması tamamlandı.
Oylama sonucunu hem çalışanlarımızın hem Sendika Yönetimi'nin iyi okuması gerekir. Her ne kadar sandıktan yeterince " Greve Hayır" oyu çıkmamış olsa da yaklaşık yarıya yakın çalışanımızın kararlı bir şekilde " Greve Hayır" demiş olması, aslında çalışanlarımızın büyük bir bölümünün kesinlikle grev istemediğinin göstergesidir. Ne yazık ki, çalışanlarımızın bir bölümünün " Greve Evet" oyu vermenin grev yapmak anlamına gelmeyeceği yönündeki düşünceleri ve hala pazarlık yapılabileceği yönündeki beklentileri bu sonuca yol açmıştır.
Ancak, son olarak 3 Ağustos 2007 tarihinde THY Yönetim Kurulu olarak yaptığımız açıklamada da açık ve net bir şekilde belirttiğimiz üzere, ortaklığımız yönetiminin halen masada olan teklifi, ortaklığımızın tüm imkanları zorlanarak verilen bir tekliftir. " Ne bugün ne yarın; ne greve evet denildiğinde, ne grev uygulamasına geçildiğinde ve ne de muhtemel bir grev sonrasında bu tekliften bir adım ileri gidilemeyeceği" , tüm kuşkuları ve aksi yöndeki beklentileri ortadan kaldırma yönünde yazılı ve sözlü olarak ifade edilmiştir. Muhtemel bir grev durumunda ise teklifimizin artık masada olmayacağı özellikle vurgulanmıştır.
Ortaklığımız yönetimi olarak teklifimizin imzalanmak üzere masada olduğunu tekrar hatırlatırız. Ekonomik ve sosyal açıdan önemli iyileştirmeler içeren bir teklif masada dururken, çalışanlarımıza, kurumumuza, ülkemize ve on binlerce ailenin ekmek yediği turizm sektörümüze ağır darbe indirecek bir grevi çalışanlarımızın istemediğini iyi biliyoruz. THY çalışanı, kendisine, kurumuna ve ülkesine böyle bir zarar vermek istemeyecektir. Grevle yeni bir şeyler alınabileceği yönündeki telkinlere kimse kulak asmamalıdır. Çalışanlarımız, muhtemel bir grevin ağır sonuçlarını mutlaka hesaba katmalıdır. Çalışanlarımızın bir grev uygulamasına asla izin vermeyeceğine inanıyoruz."