Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan bu doğrultuda 2004'de Çevre Sağlığı Daire Başkanlığının çalışmalara başladığını belirterek, ilgili bakanlıkların, üniversitelerin, kurum ve kuruluşların katılımıyla ''Ulusal Çocuk Çevre Sağlığı Eylem Planı''nın hazırlandığını bildirdi. Eylem planında, su ve besinlerle bulaşan hastalıkların özellikle yaz aylarında salgın boyutuna ulaşabildiği belirtildi. Su kaynaklarının kirliliğinin bir sonucu olan ve suyla bulaşan enfeksiyon hastalıklarının varlığını sürdürdüğüne işaret edilen planda, buna kimyasal kirliliğin eklendiğini gösteren verilerin de bulunduğu bildirildi. Azotlu gübre kullanımı, vektör kontrolünde kimyasal yöntemlerin tercih edilmesi, atık ve artıkların toplanıp uzaklaştırılması, su kaynaklarındaki kirliliğin boyutu, parazit hastalıkları, hava kirliliği, spor ve oyun alanlarının yetersizliği, var olan konutların yenilenmesi ve konut standardı, çevre faktörlerinin ruh sağlığına etkileri gibi hususlara da yer verilen planda, çocukların biyolojik, fizikojeokimyasal ve sosyal çevre etmenlerine bağlı olumsuz etkilerden korunması için hedefler de öngörüldü.

EN İYİ OYUNCAK HAZ VERENDİR

Ege Üniversitesi (Eİ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Egemen, ''Çocuk için en iyi oyuncak tekrar tekrar oynamak istediği ve her defasında daha fazla haz aldığı oyuncaktır'' dedi. Çocuğa yeni oyuncak almak yerine, önemli olanın mevcut oyuncaklarının her seferinde çocuğun dikkatini çekmesini sağlamak olduğunu kaydeden Egemen, şöyle devam etti: ''Oyuncak çocukta merak uyandırmalı, kasları çalıştırmalı, girişimciliği ve düş gücünü artırmalı. Daha da önemlisi çocuğu problem çözmeye yönlendirmelidir. Evde bulunan kaplar, makaralar, hamurların tümü çocuğa istediği gibi şekillendireceği bir oyun ortamı sağlar. Oyun çocuğa yaşam deneyimi sağlayarak, kendini farklı durumlara uyarlamasına da yardımcı olur.''