Ramazan'ın sizin için anlamı nedir, anlatır mısınız?

Ramazan ayı, bence bize Allah'ın bir lütfu. Bu özel ayda ona daha da yaklaşma fırsatı elde ediyoruz. Ayrıca bu aya özgü şenlikler, yemekler, adetler de ayrı bir renk katıyor. Ancak tabii en önemlisi; Ramazan'da iradeli olmayı, yardım etmeyi, savurgan olmamayı içimize daha çok sindiriyoruz.

Ramazan ayını nasıl geçirirsiniz, çalışmalarınızı sürdürür müsünüz? İşlerinize ara mı verirsiniz? Ya da özel olarak yaptığınız bir şey var mı?

Hayır, işlerime ara vermem. Tam tersine kendimi işe veririm ki böylece açlığı düşünmem. Orucumu çalışsam da tutarım. Çocukken top oynayıp koşuştururken de tutardım, şimdi de tutuyorum.

ORUÇ BANA HUZUR VERİYOR

Her yıl düzenli olarak oruç tutar mısınız?

Evet düzenli olarak oruç tutarım. Şimdi 40 yaşındayım. Allah nasip ederse bundan sonra da tutmaya devam edeceğim. Çünkü bu bana büyük bir huzur veriyor.

Sahura kalkıyor musunuz?

Bazen kalkıyorum, bazen de yiyerek yatıyorum. Sahurda ağır yememeye dikkat ediyorum. İftarda da öyle. Amaç midemizi, sağlımızı korumak. Yoksa, iftarda ne bulursak yiyerek sağlımızı bozmak hiç doğru değil.

Ramazan için özel bir alışveriş yaptınız mı?

Hayır alışveriş yapmadım, yapmam da. Ramazan alışverişi bana biraz saçma geliyor. Savurganlığı sevmem. Evimde olanlarla idare ederim.

Ramazan ile birlikte çarşı pazarda fiyatların yükselmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Ramazan fırsatçıları bulunduğuna inanıyor musunuz?

İşte bu gerçekten çok tuhaf bir durum. Ramazan'da hoşgörüden, yardımlaşmadan söz ediliyor. Bunlar anlatılıyor ama bir bakıyorsunuz maalesef esnafın bir kısmı bunun tam tersini yapmış. Bir anda bütün malların fiyatı fırlamış, ikiye üçe katlanmış. Aslında tam tersinin yapılması lazım. İnsanlar zaten alışveriş yapacakken neden zam yapıyorsunuz? İndirime gidip karınızdan biraz olsun azaltıp, insanlara hiç olmazsa bu ayda insaflı davransanız olmuyor mu?. Ben bile sırf bu yüzden öyle özel alışverişe çıkmıyorum.

Ramazan ayının simgelerinden davulcularla aranız nasıl, mahallenizde Ramazan davulcusu var mı? Onlara bahşiş veriyor musunuz?

Bence Ramazan davulcuları bu ayın olmazsa olmazlarıdır. Bazılarının dediği gibi 'büyük şehirlerde buna gerek yok' sözüne katılmıyorum. Böylesine güzel adetler yaşatılmalı ve korunmalıdır. Ben sahura kendim de kalksam davulcunun gelişini beklerim. Onun sesini duymazsam sahurda bir eksiklik duyarım. O davulun sesini duyduğumda Ramazan'ın güzel bir günü daha başlamış olur.

Biliyorsunuz bir de iftar saatlerinde top atılır. Siz de buna şahit oldunuz mu?

Tabi ki. Özellikle çocukken çok şahit oldum. O da bizi çok heyecanlandırırdı. Hala bazı yerlerde top atışıyla iftarlar açılır. Ramazan ayının en güzel özellikleridir bunlar. Bunun yanında camilerdeki ışıl ışıl mahyalar da insana mutluluk verir.

Babamla sahura kalkmayı çok severdim

Çocukluğumdan beri dine ve vecibelerine karşı ilgim olmuştur. Bu benim içimden gelen bir şeydi. Kendi kendime Allah'a dualar ederdim. Çocukluğumun Ramazanları'nı çok arıyorum. İftarı annem ve babam çalıştıkları için anneannemle yapardık. Futbolcu olmama yani top koşturmama rağmen, zorlandığım anlarda dahi orucu bırakmadım. Okula giderken bile oruç tutardım. Tabii ailemin anlayışı da böyleydi. Babamla sahura kalkmayı çok seviyordum. Çünkü iftarda genelde birlikte olamıyorduk ama sahurda mutlaka kalkar, birlikte yerdik. Bazen babamla, bazen de arkadaşlarımla Teravih namazlarına giderdim. Hatırlıyorum; çocukken yine top oynamış ve susamıştım. Eve geldim ve buz gibi suyu oruçlu olduğumu unutarak düşünmeden içtim. Sonra aklıma geldi ve 'Eyvah orucum bozuldu' dedim ve çok üzüldüm. Anneanneme anlattım. O da bir şey olmayacağını, istemeyerek orucu bozduğumu söyledi. Anneannem böyle benzer bir durumda 'Oğlum madem dayanamıyorsun, iç o zaman. Allah günahını bana yazsın" demişti. Ben de bunun üzerine orucumu bozmadım; tam tersine zor da olsa dayandım. O günlerin çok güzel ve özel olduğunu şimdi daha da iyi anlıyorum.

Engin AYTAŞ