Dündar, dün yine kendisine eleştiriler yönelten Babahan'a "Zır cahil, kıskanç" dedi Basında yeni bir tartışma başladı. Tartışmanın tarafları usta gazeteci-televizyoncu Uğur Dündar ile Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan... Her şey, Dündar'ın manken Tuğba Özay'la cezaevinde röportaj yapmasıyla başladı. Babahan, Dündar'ı " Tuğba'yı akladın, ısmarlama haber yaptın" diye eleştirdi. Dündar bir televizyon programında bu eleştiriye cevap erdi. Ancak Babahan dünkü köşe yazısında eleştirilerini sürdürünce Dündar da hemen karşılık verdi. Uzun meslek yaşamı boyunca sadece habercilik yaptığını, kişiler ve kurumlar arasında ayrım yapmadan her türlü haksızlığın üstüne gittiğini hatırlatan Uğur Dündar, " Zır cahil" dediği Babahan'a şöyle cevap verdi:

'BABASININ MALI MI?'

" Hazırlık soruşturması süren ve henüz iddianamesi tamamlanmamış bir dava konusunda yargıyı etkileyecek yayın yapmanın hapis cezası gerektiren suç olduğunu bilmiyor. Ama kıskançlık krizlerinin dürtüsüyle saçmalamadan edemiyor; 'Tuğba Özay'a tutuklanmasını gerektiren olayla ilgili bir soru sormayıp onu akladın. Ismarlama haber yaptın' diyor. Koskoca gazetenin büyük Genel Yayın Yönetmeni yasalara gösterdiğim saygı nedeniyle beni eleştiriyor. Atladığı haberin acısını, bu şekilde çıkarmaya çalışıyor. Üstelik bunları TMSF'nin yani kamunun malı olan, tüyü bitmemiş yetimin hakkı bulunan gazetedeki yetkisini ve köşesini babasının malı gibi kullanarak yapıyor."

"KOMEDİ METNİ GİBİ"

Ergun Babahan'a ulaşıp yanıt hakkını kullanamadığını belirten Uğur Dündar şöyle devam etti: " Köşem yok, genel yayın yönetmeni de değilim. Cevabını vermek için arıyorum telefonlarıma çıkmıyor, canlı yayına davet ediyorum kaçıyor. Paraşütle o koltuğa oturmuş, sırtını Ankara'nın yüksek rakımlı tepelerine dayamış, yazıları giderek komedi metni etkisi yapan büyük genel yönetmen, sorularıma hiç cevap vermeden aklı sıra yaptıklarımı küçümseyip saldırıyor." Babahan'ın yazısında iftiralar yağdırdığını da öne süren Uğur Dündar, şöyle devam etti:

"TACİZCİ MÜDÜRE BAK"

" Örneğin, 'üniversiteli kızların özel fotoğraflarını niçin afişe ettin' diye soruyor. Özel fotoğraf dediği, üniversite amfisinde esrar alemi yapanların duman içindeki görüntüsü. Arkadaş, 'sana ne, bırak yapsınlar, bırak gençler esrarlarını rahat rahat içsinler' demeye getiriyor. Diğer yazdıklarında da bunun gibi palavralar sıkıyor, komiklikte sınır tanımıyor. Ben de kendisine şunu öneriyorum: Madem ki genç kızların özel hayatlarını korumaya bu kadar özen gösteriyorsun. O halde neden medyada genç stajyer ya da muhabir kızları taciz eden, onlara ahlaksız tekliflerde bulunan gazete yöneticileri ve genel yayın yönetmenleri olduğu iddiasının peşine düşmüyorsun?"

BABAHAN NE YAZMIŞTI?

İşte Ergun Babahan'ın bardağı taşıran dünkü yazısı: " Uğur Dündar küçücük bir eleştiri karşısında paniğe kapılmış. Sabahın köründen itibaren Dobra Dobra'lar kadın programları demeden dolaşmış. Kendimi savunayım derken de, Sabah'a dil uzatmış. Uğur Bey, anlaşıldı ki senin muhatabın kadın programı yapımcıları, gazeteciler değil. Sen peynircileri, lahmacuncuları bas ve 'cesur gazeteci' diye dolaş. Ya da üniversite anfisinde çekilmiş özel fotoğrafların haberini yapıp gençleri deşifre et. Ama ısmarlama havası veren röportajlar yaptığında bu durum eleştirilince de bozulma. Eğer illa cevap vermek istiyorsan, yıllar önce senin yüzünden kendini yakanlara, tesettürlü diye erkek hastaya bakmadığını iddia ettiğin kadın doktorlara cevap ver."