Türkiye'de doğan bebeklerden 40 bini, 1 yaşına gelmeden yaşamını yitiriyor
'Çok çocuk, çok sorun'
**Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı son " Anne Çocuk Sağlığı Raporu" na göre, doğum sayısının artmasıyla ölü doğum riski 2.36 kat, doğum sırasında ölüm riski ise 2.77 kat artıyor.
Uzmanlar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın " En az 3 çocuk yapın" ısrarlarının yanlış olduğunu belirterek doğum hızının artması ile anne-bebek ölümlerinin daha da artabileceği uyarısında bulundular.
TAPD Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu: Doğum sayısının artması ile anne-bebek ölümlerinin artması riski kaçınılmazdır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan' ın gündemde tutmaya devam ettiği " En az 3 çocuk yapın" istemini değerlendiren uzmanlar, doğum hızının artması ile anne ve bebek ölümlerinin de artacağına dikkatleri çekerken Sağlık Bakanlığı'nın " Anne Çocuk Sağlığı Raporu" da artan her doğumun gerek anne, gerek bebek için ölüm riskini yükselttiğini ortaya koyuyor. Türkiye'de her yıl dünyaya gelen 1.5 milyona yakın bebekten 40 bininin 1 yaşına gelmeden yaşamını yitirdiğini belirten uzmanlar, bu sayının diğer dünya ülkelerine göre yüksek olduğunu vurguluyorlar.
Halk sağlığı, çocuk sağlığı ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, çocuk sayısının artmasının birçok sorunu da beraberinde getireceğini belirtiyorlar. Ülke kaynaklarının tükenmesi, kaynakların yeterli olmaması, gelir dağılımındaki eşitsizlikler gibi faktörlerin sorun yaratacağı vurgulanıyor.
Türkiye Aile Planlaması Derneği (TAPD) Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, kadın vücudunun belli kurallarının olduğunu, bunun dikkate alınması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:
" Yapılan açıklama, insan hayatını riske atmaktadır. Bir doğumda bile yedi binde bir annenin ölüm riski vardır. Sağlık Bakanlığı verileri 4 çocuktan fazla doğumun, annenin ve bebeğin ölüm oranını arttırdığını ortaya koyuyor. Açıklamalar hem tıbba hem de insan haklarına aykırıdır. İnsanların yatak odasına karışmayın. Tarla bile nadasa bırakılır ki bir dahaki yıl daha verimli olsun. Bir elektronik eşya alındığı zaman kaç 100 voltla çalıştırın deniliyorsa ve siz onu 120 voltla çalıştırırsanız o zaman eşya yanabilir. İnsan vücudu da böyledir. Belli bir kapasitesi vardır, bunu biz söylemiyoruz, bilim söylüyor. Bu nedenle doğumlar arasında da en az 2 yıl zaman olmalıdır. Annenin sağlığı ve bebek sağlığı açısından bu süre önemlidir."
'Modern korunma yöntemi yüzde 68'e düştü'
Türkiye'de çiftlerin aile planlamasında yüzde 75'inin modern, yüzde 25'inin ise geleneksel yöntemleri kullandığını anımsatan Prof. Dr. Şatıroğlu, TAPD'nin geçen yıl 2 bin 80 kadın üzerinde yaptığı araştırmada, modern korunma yönteminin yüzde 68'lere düştüğünün ortaya çıktığını anlattı. Yapılan araştırmalarda, Türkiye'deki bebek ölüm hızının ortalama binde 29 olduğunu, buna karşın Yunanistan'da binde 5, Bulgaristan'da da binde 7 olduğunu kaydeden Şatıroğlu, özetle şunları söyledi:
" Canlı doğumda da anne ölüm hızı Türkiye'de yüz binde 28'lerdeyken gelişmiş ülkelerde bu rakam yüz binde 3'lerde. Bunun sebebi ise koruyucu hekimliğe yeteri kadar önem vermememiz ve ülkeyi yönetenlerin iyi ya da kötü niyetli yaptıkları açıklamalardır. Aile planlaması ile TBMM, üniversiteler ve TAPD olarak çeşitli projeler yürütülmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu'nun verdiği rakamlar 2050 yılında nüfusumuzun 100 milyonu aşacağını, bunların 66 milyona yakınının 49 yaş altı olacağını, yani gençlerin oluşturacağını ortaya koyuyor. Demek ki Başbakan nüfusun azaldığı yönünde yanlış şeyler biliyor. Kim ne derse desin şuna inanıyorum, Türkiye'nin yüzde 50'si bilinçli bir şekilde aile planlaması yöntemlerini kullanacaktır. Türk insanının ortalama 2 çocuk istediği bilinmektedir. Bir ülkenin başbakanı, insanların güvendiği ve sözlerine önem verdiği kişidir. Böyle bir kişinin çıkıp açıklamalar yapması da doğru değildir."
'Erdoğan yanlış mesaj veriyor'
Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, doğum sayısının artması ile anne-bebek ölümlerinin artması arasındaki ilişkinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak " Ülkenin kaynakları kısıtlıyken, bu kaynaklarda hızlı bir tükenme varken ve gelir dağılımı bu kadar bozukken çocuk yapmayı önermek doğru değil" dedi. Türk Pediatri Kurumu olarak insanların bakabildiği kadar çocuk yapması gerektiğini önerdiklerini belirten Prof. Çokuğraş, çocuk sayısının artması ile önemli sorunların ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Türkiye'de son 30 yılda doğurganlık ve bebek ölüm hızlarının azaldığını anımsatan Çokuğraş, " Bu rakamlar Türkiye'nin çok çocuk yapmasına gerekçe olamaz. Başbakan Erdoğan, insanları çok çocuk yapmaya teşvik ederek yanlış bir mesaj veriyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu'da yoksulluğun en önemli nedeni hızlı nüfus artışıdır" açıklamasını yaptı. Çokuğraş, doğumların artması ile birlikte insanlara verilen hizmet kalitesinin de yetersiz kalacağına dikkat çekti.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Kasapçopur , Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) geçen sene aralık ayında yayımladığı raporda, dünyada her yıl 11 milyon çocuğun yaşamını yitirdiğini anımsatarak bu ölümlerin 7 milyonunun önlenebilir nedenlerden dolayı gerçekleştiğini söyledi. Kasapçopur, Başbakan'ın açıklamalarının sağlıklı olmadığını ve gelişmiş ülkelerde dahi çocuk ölümlerinin büyük bir sorun olduğunu vurgulayarak aile planlamasının önemine değindi.
" Aile içinde ne kadar az çocuk olursa çocuk sağlığı ve gelişimi açısından o kadar sağlıklı olur" diyen İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkan Ertuğrul, " Bir kadın ne kadar çocuk doğurursa doğum riski ve bebek ölümleri de o kadar artar" dedi. Halk sağlığı uzmanı Dr. Enis Balkan da Başbakan Erdoğan'ın aksine Türkiye nüfusunun azalma eğiliminde olmadığını kaydetti.







