TBMM Genel Kurulunda, Türk Ceza Kanunun 301. maddesinde değişiklik yapan
kanun teklifin yürürlük maddesi olan 2. maddesi kabul edildi.

Şahin, madde üzerinde soruları yanıtlarken, Türkiye'nin 1999'da AB'ye
aday ülke statüsü kazanarak, Ulusal Programı ilan ettiğini anımsattı.

AB'ye girmek isteyenin Türkiye olduğunu belirten Şahin, " Siz
başvurdunuz, Ulusal Programı ilan eden sizsiniz, sizden sonra gelen
hükümetler bu program gereğince üzerine düşeni yapmaktadır" dedi.

Hükümete " AB'den talimat, emir alıyorsunuz" eleştirileri
yöneltildiğini anımsatan Şahin, " Bunları yerine getireceğiz diyerek,
Ulusal Programı ilan eden, altına imza atan siz değil misiniz? Geçmişte
altına imza koyduklarınızı inkar edercesine bir politika takip
ederseniz, tutarsızlığınızı ortaya koyarsınız" diye konuştu.

-" POPÜLİST POLİTİKALAR" -

" Türklüğü ortadan kaldırınca Türklük korumasız kalacak" söylemlerine
işaret eden Şahin, bunların, popülist politikalar olduğunu savundu.

Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
" Bunlar, acaba buradan bir siyasi menfaat elde edebilir miyiz, diye
ortaya konan görüşlerdir. 'Bulgaristan, Azerbaycan'daki Türklere hakaret
edilince ne olacak?' diyorlar. Bulgaristan'da, Azerbaycan'da Türk
vatandaşına hakaret edilirse, bunun cezasını siz mi vereceksiniz,
oraların hakimi yok mu?
Burada yapılan konuşmalarda o kadar ağır hakaretlerde bulunuyor ki.

'Vatana ihanet ediyorsunuz' dercesine öyle ifadeler kullanıyorlar ki.

Biz bu lafları ciddiye almıyoruz ama sizin tabanınızdan bazı gençler
bunları ciddiye alabilir, sonra gelir bir eylemde bulunurlarsa, bunun
sorumlusu kim olacak, o zaman Türklüğü, vatanı korumuş olacak mısınız?
Adapazarı'ndaki olaylardan bahsedildi. Bir yasal toplantıyı basmaya
çalışan gençler. Bu tür konuşmalardan etkilenerek, bu tür eylemleri
yapan gençlerin acaba bu eylemlerinde 'sorumluluğumuz var mı' diye bazı
politikacıların düşünmeye ihtiyacı var. Türklük ve Türklüğü korumak,
Cumhuriyeti korumak kimsenin tekelinde değildir. Türklüğü de cumhuriyeti
de bu Meclis, bu millet korur."

-" TOP ÇEVİRMEK" -

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, AK Parti'nin, top çevirmekten
başka bir şey yapmadığını, AB'nin haksız dayatmalarla 301. maddeyi
gündeme getirdiğini, maddenin tekrar Meclis gündemine geleceğini savundu.

Öztürk, teklifin, Türk ulusu ve milletine hiçbir yararının
bulunmadığını, ifade özgürlüğünü genişleten bir yanının olmadığını
söyledi.

DTP Grubu adına konuşan Batman Milletvekili Bengi Yıldız, 301'in bir
zihniyet olduğunu, bir zihniyetin, Cumhuriyet Türkiyesine 80 yıldır
damgasını vurduğunu bildirdi.

Yıldız, teklifin TBMM AB Uyum Komisyonundaki görüşmelerinde dağıtılan
materyale göre, 2003-2007 yılları arasında 1894 dava açıldığını, 744
mahkumiyet kararının çıktığını belirtti.

Türkiye'de bir uygulama, zihniyet sorunu bulunduğunu savunan Yıldız,
öncelikle bunun düzeltilmesi gerektiğini dile getirdi.

Kürtlere hakaret edenlere 301. maddeden dava açılmadığını iddia eden
Yıldız, " Türklüğün bir üst kimlik haline gelebilmesi için Türkiye
Cumhuriyeti'nde yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına hakaretten
dolayı insanlar ceza alsaydı, Türklük gerçek anlamda üst kimlik
olabilirdi. Kim hangi ırka, mensubiyete hakaret ediyorsa, esas o
haindir. Birileri kınanıyor, eleştiriliyor, hakarete uğruyorsa, o
ülkenin bütünlüğüne, birliğine bir dinamit konuluyor" diye konuştu.

-" CİNAYETTEN MAHKUM..." -

MHP Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın, Türklüğe hakareti suç olmaktan
çıkaran bu teklifin, " Ecdadın kemiklerini sızlatacağını" söyledi.

Bu teklifin, hükümetin, AB'den aferin almasını sağladığını belirten
Yalçın, " Eğer bu madde ifade özgürlüğüne engel oluyorsa, neden bütün AB
ülkelerinde var?" diye sordu.

" Hakkınızda eleştiri yazan, karikatür çizenlere dava açıyorsunuz,
millete hakaretin önünü açıyorsunuz" diyen Yalçın, maddeye yönelik
" Katil 301" eleştirileri yapıldığını anımsattı. Yalçın, " Bu
değişiklikle Türklüğe hakaret edenleri aklarken, Meclisin çıkardığı bir
yasayı cinayetten mahkum ettiğinizin farkında mısınız? Madde, 1926'dan
bu yana 8 kez değişti, ilk kez siz Türklüğü madde metninden
çıkarıyorsunuz" ifadesini kullandı.

-" HAKSIZ VE RENCİDE EDİCİ ELEŞTİRİLER" -

AK Parti Grubu adına konuşan Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, 301.

maddedeki değişikliğin, ne Türklüğe ne cumhuriyete hakareti serbest
bırakacağını söyledi.

Yanlış ve kasıtlı bilgilerin tersine, maddenin daha da somutlaştığını
dile getiren Tunç, eleştirilerin haksız ve rencide edici olduğunu
belirtti. Tunç, hiçbir milletvekili ve partinin, cumhuriyete ve millete
hakareti serbest bırakma düşüncesinin, aklının ucundan bile
geçirmeyeceğini bildirdi.

AK Parti'ye eleştiri yöneltilirken, AB uyum paketleri kapsamında
geçmişte 301. maddede bugünkünden çok daha köklü değişiklikler
yapıldığını kaydeden Tunç, teklifin " AB talimatıyla yapıldığı"
eleştirilerinin haksız olduğunu dile getirdi.

-" GENEL BAŞKANINIZIN SAYGINLIĞINDAN DAHA MI AZ ÖNEMLİ" -

MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da kişisel görüşlerini ifade
ederken, bu değişikliğin demokrasiye nasıl bir katkı sağlayacağını sordu.

AK Parti'li milletvekillerinin, Genel Başkanlarına " Sayın" diye hitap
etmediği için bağımsız bir milletvekilinin üzerine yürüdüğünü ifade eden
Korkmaz, " Bu teklifle, Türklüğe hakaretin önünü açarken fikir özgürlüğü
diyorsunuz, bu nasıl tutarsızlık? Genel Başkanı'na nezaket isterken,
Türklükle ilgili nezaket beklentisini neden dikkate almıyorsunuz?
Milletin onuru, haysiyeti, Genel Başkanınızın saygınlığından daha mı az
önemli? Bunun için Meclisi birbirine katan sizler, neden şimdi kılınızı
kıpırdatmıyorsunuz? AB dayatıyor, siz de birkaç gün daha fazla hükümette
kalabilmek için kabul ediyor, yalvarıyorsunuz" diye konuştu.

DTP: Sakaryada rehin kalan Kürtleri hangi maddeler koruyacak?

TBMM Genel Kurulunda, Türk Ceza Kanununun
(TCK) 301. maddesinde değişiklik öngören kanun teklifinin 1. maddesi
kabul edildi. Madde üzerinde verilen 5 değişiklik önergesi kabul
edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülmesine devam edilen TCK'nın 301. maddesinde
değişiklik içeren kanun teklifinin 1. maddesi üzerinde, muhalefet ve
iktidar milletvekillerince 7 önerge verildi.

Önergelerin görüşülmesinde söz alan DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık,
Sakarya'daki gerginliğe ilişkin olarak, " Hükümete, Parlamentoya önemli
görevler düşüyor. Burada 301. maddeyi görüşüyoruz. Sakarya'da 7 saat
rehin kalan Kürtleri hangi maddeler koruyacak? Eğer bu ülkenin
vatandaşlarıysak hepimizi koruyacak maddelere ihtiyacımız var. Nasıl bir
arada yaşayacağız? Bu ülkede sadece Türkler yaşamıyor ki, farklı halklar
da yaşıyor; Lazlara, Çerkezlere, Rumlara, Ermenilere hakaret etme
hakkını kendimizde bulabilir miyiz? Bunları nasıl koruyacağız?" diye
konuştu.

Sakık, bu yasanın tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini
savunduklarını söyledi.

ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, düzenlemenin
sorunu çözmeyeceğini belirterek, " Göz boyamak için getirilen bir
düzenlemedir. Eğer gerçekten sorun çözülmek isteniyorsa 301. madde
tamamen kaldırılmalıdır" dedi.

-" TÜRKLÜK KAVRAMI ONLAR İÇİN BİR ENGEL" -

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türklük kelimesinden, Türkiye
Cumhuriyeti Devletini oluşturan Lozan Anlaşmasında, Müslüman
olmayanların azınlık şeklinde tanımlanmasından rahatsız olanların
bulunduğunu ifade ederek, Türklük kavramının onlar için bir engel
olduğunu söyledi. Vural, şöyle devam etti:
" Türkiyelilik üst kimliğini getirmek isteyenler oldu. Buradaki
değişiklik, 'Türkiye'de 36 etnik grup vardır' diyenlerin siyasi zemin
arayışıdır. Hangi düşünce ve ifadelere özgürlük getiriyorsanız, bunu
ortaya koymak gerekir. Bu kadar Türklüğü örselemeye ne hakkımız var.

1926'dan beri olan Türklük tanımını kanundan çıkarmayı buradaki
milletvekilleri nasıl isteyebilir, oy kullanabilir. Türklüğün içerisinde
Balkan Türklüğü, Kıbrıs Türklüğü, Kafkasya yoktur. Azerbaycan'a
gittiğiniz zaman 'bir millet iki devlet deniyor', ne olacak şimdi?
Türklüğün dışlanması doğru bir yaklaşım değildir."
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, önergelerinde soruşturmaların
bizzat Cumhuriyet başsavcıları tarafından yapılmasını önerdiklerini
belirtti.

Okay, " 301. madde üzerindeki düzenleme, Türk hukukuna bir katkıda
bulunmayacak ama AB'ye mahcup olacaksınız. Siyasal iktidarın yandaşları
için izin verilmeyebilir, karşıtları için soruşturma izni verilebilir"
dedi.

Teklifin 1. maddesi üzerinde önce 7 önerge verildi. 5 önerge kabul
edilmezken, diğer 2 önerge geri çekildi. Önergelerin görüşülmesinin
ardından teklifin 1. maddesi kabul edildi.

Bu maddeye göre, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini veya
Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ve
Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, 6 aydan 2 yıla kadar
hapis cezasına çarptırılacak. Devletin askeri veya emniyet teşkilatını
alenen aşağılayan kişilere de aynı ceza uygulanacak.

Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmayacak.

Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlı
olacak.

TBMM Genel Kurulunda, TCK'nın 301. maddesinin yürütme maddesi olan 2.

maddenin görüşülmesine geçildi.