Yargıtay'da düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Başkanı Toptan, Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Baykal, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Mustafa Birden, Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Yargıtay Başkanı Gerçeker, konuşmasına, Ramazan ayının bütün insanlığa barış, sevgi ve kardeşlik getirmesini dileyerek başladı.
TOPLUM ZARAR GÖRÜYOR
Konuşmasında isim vermeden Ergenekon terör örgütü ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Gerçeker, bu tür oluşumların topluma çok büyük zarar verdiğini vurguladı. Gerçeker, şunları söyledi: "Yaşanan son olaylar, hukuk devleti ilkesinden uzaklaşmanın yarattığı boşluğun mafya türü çeteleşmelerle nasıl doldurulduğunu açık bir biçimde göstermiştir. Devleti kurtarma düşüncesi ile olsa bile yanlışı yanlışla düzeltme olgusunun topluma ne denli zarar verdiği de bu olaylarla açıkça ortaya çıkmıştır. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu tespit etmek ve suçlu görülenlere yasaların öngördüğü yaptırımları uygulamak yargıya ait bir görevdir. Herkesin hukuk devleti olmanın doğal sonucu olan bu kurala saygılı olması gerekir. Dilerim ki, mümkün olan en kısa sürede, hukuki süreç içinde, karıştırılmadan, hukuk siyasallaştırılmadan, yargılama tamamlanarak, gerçek ve doğru bir çözüme ulaşılır." Gerçeker, laik bir devlette dinin kişilerin özel yaşamı kapsamında vicdanı bir inanç konusu olduğunu belirterek, dinsel kuralların devlet ve kamusal kurumların çalışmalarına dayanak oluşturamayacağını vurguladı. "Devlet tüm dini inançlar karşısında tarafsızdır' diyen Gerçeker, laiklik ile din ve vicdan hürriyeti kavramlarının bu noktada kesiştiğini kaydetti. Gerçeker, yeni bir anayasa hazırlanırken, daha şeffaf davranılması, daha geniş kesimlerin katılımının sağlanması gerektiğini kaydetti.
'Deniz Feneri davası ile ilgili bakanlığımız gerekeni yapar'
TBMM'de verilen adli yıl açılış resepsiyonuna katılan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Alman makamlarının Deniz Feneri Derneği davasıyla ilgili yardım talebinde bulunması halinde, bakanlığının üzerine düşeni yerine getireceğini söyledi. Bir gazetecinin Bakanlığın bu konuyla ilgili soruşturma başlatıp başlatmayacağı sorusuna ise Şahin, 'Başka bir ülkede, örneğin Almanya'da açılmış bir davayla ilgili, Türkiye'den Alman makamları bir adli yardım talebinde bulunmadan, bizim Adalet Bakanlığı olarak re'sen hareket etmemiz mümkün değil' diye cevap verdi. Türkiye ile Almanya'nın, adli yardım konusunda Avrupa Sözleşmesi'ni uyguladığını anımsatan Şahin, 'Alman makamları, bakanlığımdan bu konuyla ilgili bir yardım talebinde bulundukları takdirde, kuşkusuz bu sözleşme bağlamında Adalet Bakanlığı üzerine düşeni yerine getirecektir. Şu ana kadar, bakanlığıma Alman makamlarından ulaşmış herhangi bir talep yoktur' diye konuştu. Savcıların re'sen hareket ettiğini belirten Şahin, 'Eğer bir soruşturma başlatacaksa, bunu Cumhuriyet Savcıları başlatır, bakanlığımın böyle bir yetkisi yok. Savcıların, izin almaları da gerekmiyor' dedi.
Başsavcı Yalçınkaya yoktu
Yeni adli yıl açılışı için Yargıtay'da düzenlenen törende, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın koltuğu boş kaldı. AK Parti hakkında açtığı kapatma davası ile ismi gündemden düşmeyen Başsavcı Yalçınkaya'nın da vada sanık olarak gösterdiği Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın elini sıkmamak için törene gitmediği yorumları yapıldı. Devletin zirvesinin hazır bulunduğu törende Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya'nın olmaması garip karşılandı.
Gerekçeli karar Ekim ayında
Adli yılın açılışı dolayısıyla TBMM'de düzenlenen törende gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, yüksek mahkemenin türban ve AK Parti hakkındaki davalarla ilgili verdiği kararlarının gerekçelerinin raportörler tarafından yazıldığını belirterek, her iki gerekçenin de Ekim ayının ilk haftalarında birlikte açıklanacağını söyledi. Kılıç, iki kararın aynı anda açıklanmasının 'özel' bir anlamının bulunmadığını belirtti.







