BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Aydın Doğan medyasının kendisi ve AK Parti hakkındaki gerçek olmadığı belgeler ve ifadelerle kanıtlanan haberlere cevap vermeye dün de devam etti. Erdoğan, partisinin Şişli İlçe Teşkilatı'nın 3'üncü Olağan Kongresi'nde CHP, Doğan medyası ve Aydın Doğan'a sert eleştirilerde bulundu. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Hürriyet, Milliyet, Vatan, Radikal, Posta gibi gazeteler ile Kanal D, Star TV, CNNTürk gibi televizyon kanallarının sahibi Aydın Doğan'a sert çıktı.

AYNAYA BAKSIN

BAŞBAKAN
Erdoğan CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Başbakan Kanal 7 için SPK'ya baskı yapıyor' iddiasına 'Benim SPK Başkanına verilmiş talimatım yoktur. Bunu ispat edemeyen alçaktır, şerefsizdir. Bu kadar açık söylüyorum. Tayyip Erdoğan'ı bu tezgahların içinde göremezsiniz. Sayın Deniz Baykal önce aynaya baksın öyle konuşsun' cevabını verdi. Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan'ın 'Televizyonda tartışma' teklifini de eleştirerek şunları söyledi:

AR DAMARI ÇATLAMIŞ

'BİR
de kalkmış, her taraf pejmürde halde benimle televizyon programına çıkmayı teklif ediyor. Ne o, gazetelerine tiraj mı istiyorsun yoksa? Ne o, televizyonuna yoksa reyting mi sağlamak istiyorsun?

İnsan hiç mi yerini, sınırını bilmez? Bugün Aydın Doğan'ın bazı yazarları da dün söylediklerimi az bulmuş. 'Bu kadar mıydı?' diye yazıyorlar. İnsaf. Dün anlattıklarım bana göre utanması, sıkılması olanlar için yeter de artar bile. Ama ne yapayım ar damarınız bu kadar çatladıysa ben size ne yapayım? Köşe yazarı kalkıp da Başbakana utanmaktan bahsediyorsa bu laflarım onlara az bile. Ne söylesem fayda etmez biliyorum. Ne derler; 'Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az'.

KİM KİMİ TAKİBE ALDI

TABİ
arada gidip gelenler de var. onların aracısı olarak bize bir şeyler anlatıyorlar. Yerin kulağı var söylediklerinizi duyuyoruz. Bizi takibe mi aldınız diyorlar. Kimin kimi takibe aldığı belli. Bunu artık çok iyi anlamanız lazım.'

Şerefimize iftira atanlara da mı bir şey söylemeyeceğiz? Hakarete varmayan, şerefe uzanmayan her eleştirinin başımızda yeri var. İnsan şerefi için yaşar, iftiraya eyvallah diyemeyiz

Gazete kağıdı kaçakçılığı iddiasını ortaklara anlatın

'Kaçak kağıt meselesine gelince. Yapılan açıklamalar ortadayken siz neyi, nasıl yayınlıyorsunuz? SPK, vergi cenneti ülkelerde kurulan tabela şirketleri üzerinden kağıt alımı yaparak borsada küçük ortaklarınızı zarara uğrattığınız iddiasını inceliyor mu, incelemiyor mu? SPK 'İnceliyoruz' diyor. Siz ne diyorsunuz? Eğip bükmeden söyleyin de bilelim bunu ya... Siz buna, ucuza ya da pahalıya gazete kağıdı alımı olarak bakıyor olabilirsiniz, başkaları da küçük ortaktan kaçırılan kağıt alımı olduğunu söylüyor. Bana cevap vermeyi bırakın da SPK'ya ve küçük ortaklarınıza bunun doğru olup olmadığını anlatın önce.'

Gazeteciliğiniz Baykal'a kadar mı?

'AydIn Doğan medyasına sesleniyorum. Çıkın iftiranızdan vazgeçin, ya da ne istiyorsanız millete açıklayın. Aydın Doğan'ın paralı silahşörleri var. Akşam üzeri bir yazı kaleme aldılar. Siz Baykal'ın mal varlığının üzerine gitmediniz. Sorarlarsa biz de yazmıştık demek için, kerhen küçük bir haber yaptılar. Baykal'ın yarım açıkladığı mal varlığını tam açıklamış gibi benimkiyle kıyasladınız. Araştırmacı gazeteciliğiniz Baykal'a kadar mıydı? Baykal'ın imar rantı sağladığı araziyi Doğan Grubu gazeteleri yok saydı. Baykal'ın gizlenen mal varlığını Milliyet'te yayınlanan iki yazı ile örnek gösteriyorsunuz.'

Doğan grubuna gazetecilik dersi

'Asım bey (Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey) Aydın beyin aracıları tarafından arandı. Daha sonra Asım Güzelbey, Aydın Doğan'ı aradı. Yarım saat konuştular. Doğan, 'Ben bu kadarını bilmiyordum' diyor. Bunlar yayınlandı mı?. Hani gazetelerinde cevap hakkı. İnternette yayınladık diyorsunuz. İftiralarınızı da internette mi yayınladınız? Şaka yapıyorsunuz. Seni kimse uyarmadı mı? Yayınladığın gazetenin mürekkebi kurumadı. Çarpıtarak eğip bükerek yayınlamak cevap hakkı değildir. Bunu da mı ben öğreteyim sana. Aynı büyüklükte yayınlayacaksın. Radikal'deki haberle geçiştirilerek olmaz.'

İSPAT EDEMEYEN ALÇAK VE ŞEREFSİZDİR!'

Başbakan, Kanal 7 için SPK'ya baskı yaptığı iddiasında bulunan CHP'ye 'Erdoğan'ı bu tezgahların içerisinde göremezsiniz' dedi

'Özellikle buradan CHP'ye de sesleniyorum. Bak Sermaye Piyasası Kurulu başkanına benim bu konularla ilgili verilmiş hiçbir talimatım yoktur. Bunu ispat edemeyen alçaktır, şerefsizdir. Tayyip Erdoğan'ı bu tezgahların içerisinde göremezsiniz, sokamazsınız ve Baykal aynaya baksın ondan sonra konuşsun. Biz bunları soruyoruz ya şimdi tekrar şıracı bozacı tezgahını çalıştırmaya başladılar. Kalkıyor benim genel başkan yardımcıma laf atıyor. Yok eroin, esrar kaçakçılığına bulaştırıyor. Bak o da dündü. O da dün açıklamasını yaptı. Bizim bu işlerle yakından uzaktan alakamız olmadığını kendisiyle alakalı söyledi. 'Bunu ispat edemeyen alçaktır' dedi, 'şerefsizdir' dedi, 'müfteridir' dedi. Çıkın açıklayın. CHP'liler bizim başka bir TV ile ilgili SPK uzmanlarının suç duyurusu raporunu işleme koydurmadığımızı söylüyor. Tabii onlar da yazıyor. Allah aşkına 'gazeteleriniz kaçak kağıtla mı basılıyor' sorusunun cevabı bu olur mu? Yoksa bir gazetenin SPK başkanına şantaj yaptığınızı söylediği iddianız bu muydu? o zaman boşuna heveslenmeyin, buradan iş çıkmaz.

KİM KİMİ TAKİBE ALDI

SPK
özerk bir kurumdur. Ne biz işlerine karışırız, inanıyorum ne de onlar başkalarının şantaj ve tehditlerine boyun eğerler. Sayın Aydın Doğan bana geldi. Benden gelmeden önce aleyhimizde çıkan haberlerin olduğu bir dosyayı kendisine gösterdim. Bana 'napayim ki ben bu adamlarla baş edemiyorum' dedi.'

Önce açılış sonra iftar Tuzla Sedef Tersanesi'nde 'İbrahim Dede' adlı geminin denize indirilmesi törenine katılan Başbakan Erdoğan Tuzla'da 2002'de 5 bin olan işçi sayısının 35 bine çıktığını söyledi, büyümenin iş kazalarını beraberinde getirdiğini anlattı. Erdoğan gündeme ilişkin tartışmalara da yer verdiği konuşmasında, 'Türkiye'de kafası yarım yüzyıl ileride olan siyasi kadroların, aydınların, iş adamlarının sivil toplum önderlerinin ön plana çıkması gerekiyor' diye konuştu.